• BIST 83.067
  • Altın 147,029
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 4 °C
  • Ankara 1 °C

İnternet Ortamında Kişilik Haklarının İhlali

İnternet Ortamında Kişilik Haklarının İhlali
İcadından itibaren 50 milyon kişiye ulaşabilmek için radyoda 38 yıl, televizyonda 13 yıl beklemek gerekmişken; bu süre internette 3 yıl kadar kısa sürede olmuştur.

Bu denli hızla yayılmış olan internet, Türkiye’de ilk  defa 1994 yılında kullanılmaya başlanmış ve bugün teknolojik bir gelişme olmaktan da öte; birçok bilimin incelediği sosyal bir olgu haline gelmiştir.

İnternet uzmanlarının, Web 2.0 olarak adlandırdığı internetin ikinci nesil dönemi yaşanmaktadır. Web 2.0, içeriği site yayıncılarının değil, bizzat sitelerin kendi kullanıcılarının oluşturduğu web dönemi olarak tanımlanmaktadır.[2] Bu da aslında internet kullanan her bireyi birer içerik sağlayıcısı haline getirmektedir. Hepimizin dahil olduğu bu ağ ile saniyede milyarlarca bilgi akışı olmaktadır. Bu durum tartışılmaz faydalarının yanı sıra bir takım hak ihlallerini de beraberinde getirmektedir. Kişilik haklarının ihlali ise bu ihlallerin ön sıralarında yer almaktadır. Nitekim dünyada ve ülkemizde gelişen koşullar neticesinde, internet ortamında yapılan paylaşımlara ilişkin yasal düzenlemeler kaçınılmaz olmuştur.

Yasal Düzenlemeler

Ülkemizde erişim engellemesinin, mevzuatta açıkça düzenlenmesi ve bu terimden bahsedilmesi ilk kez 2007 yılında çıkarılan 5651 sayılı “internet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun”  ile olmuştur. Ancak web siteleri hakkında erişim yasağı uygulaması, bu kanundan önce de çeşitli gerekçelerle yapılmaktaydı. İnternete özel bir düzenlemenin bulunmadığı dönemde yapılan erişim engelleme kararlarının gerekçelerine baktığımızda; ceza muhakemesi usulüne ilişkin  engellemeler, Atatürk’ü ve diğer kutsal değerleri aşağılama ve şiddet içeren ifadeler şeklinde 3 başlıkta toplandığını görüyoruz. [3] 5651 sayılı yasa ise, esasen internet yayıncılığına ilişkin hükümler ve önemli tanımlamalar getiren bir yasa olmakla birlikte, daha çok sitelerin erişime engellenmesi konusunda öne çıkmaktadır. 

Kişilik Haklarının İhlali

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun’un 9. Maddesi ile internet ortamında yapılan yayın içeriği nedeniyle ‘kişilik haklarının ihlal edildiğini’ iddia eden gerçek veya tüzel kişiler ile kurum ve kuruluşlara içeriğin yayından çıkarılmasını talep edebilme yolu açılmıştır. Hak ihlaline uğrayan bu kişiler içerik sağlayıcısına, buna ulaşamaması hâlinde yer sağlayıcısına başvurarak uyarı yöntemi ile içeriğin yayından çıkarılmasını isteyebileceği gibi doğrudan sulh ceza hâkimine başvurarak içeriğe erişimin engellenmesini de isteyebilmektedir. 

Uygulamaya İlişkin Eleştiriler

5651 sayılı düzenleme öncesinde, içerik engellemelerine ilişkin uygulamalarda, ilgili başvurunun öncelikli olarak basın kuruluşlarına (site sahiplerine) ihtar edilmesi yönünde bir uygulama olduğu ancak yeni düzenleme ile bu zorunluluğun kaldırılmış olması eleştirilmektedir. Ayrıca talepte bulunanlara doğrudan mahkemeye başvurma hakkı tanınmış olmasının, web sitesi sahiplerinin itiraz ve cevap haklarının engellenmesi açısından sıkıntılı bir hal aldığı dile getirilmektedir.[4]

Nitekim önceden içeriğin kaldırılması kararı veriliyor, mahkemeye içeriğin kaldırılmasına ilişkin talep gidiyor sonra karar çıkıyor ve uygulanana kadar en az 48 saat geçiyordu. Artık içeriğin kaldırılmasını isteyen kimse hem eski usulü izleyebilmekte hem de  doğrudan sulh ceza hâkimine başvurarak erişimin engellenmesini isteyebilmektedir.

İlgili İçeriğin Engellenmesi

İhlali değerlendiren hâkim, esas olarak, yalnızca kişilik hakkının ihlalinin gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak içeriğe erişimin engellenmesine karar vermektedir. Hakim, internet sitesinde yapılan yayının tümüne yönelik erişimin engellenmesine ancak ‘ihlalin engellenemeyeceğine kanaat getirmesi’ halinde ve ‘gerekçesini de belirtmek kaydıyla’, internet sitesindeki tüm yayına yönelik olarak erişimin engellenmesine karar verebilmektedir.

Yukarıda belirttiğimiz gibi kişilik haklarının ihlaline ilişkin (9. Madde) kural olarak yalnızca ilgili içeriğin yayından kaldırılmasını ve ancak gerekçenin yeterli ve gerekli görülmesi durumunda erişimin tamamının yayından kaldırılmasını düzenliyordu. Burada bir ayrıma dikkat çekmek gerekirse;  özel hayatın gizliliğine ilişkin 9/A maddesinde buna benzer herhangi bir istisna sayılmadığı için ’özel hayatın gizliliği’ gerekçesine dayanılarak erişimin tamamının engellenmesi mümkün değildir. Aksi takdirde kanunilik ilkesi aşılmış olacaktır.
 
Hilal Yıldız / Ankara Strateji Enstitüsü

[1] http://www.internettrafficreport.com/ 
[2] http://edirnebarosu.org.tr/incelemeler/5651-sayili-yasaya-gore-erisim-engellemeleri/  
[3] Y. Akdeniz- K. Altıparmak, İnternet: Girilmesi Tehlikeli ve Yasaktır Türkiye’de İnternet İçerik Düzenlemesi ve Sansüre İlişkin Eleştirel Bir Değerlendirme.
[4] http://www.radikal.com.tr/turkiye/haberiniz_dahi_olmadan_yaziniz_kaldirilabilir_donemi-1216541

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim