• BIST 81.712
  • Altın 147,398
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara 1 °C

İşçinin, İşverenin Müşterisine İtibarını Zedeleyecek Sözler Sarf Etmesi

İşçinin, İşverenin Müşterisine İtibarını Zedeleyecek Sözler Sarf Etmesi
İşçinin İşverenin Müşterisine İşverenin İtibarını Zedeleyecek Sözler Sarf Etmesi -İşçinin Haklı Nedenle Tazminatsız İş Akti Feshi ile ilgili Yargıtay kararı:

T.C.
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2013/12509
KARAR NO:2014/34186 
KARAR TARİHİ:17/11/2014 

>İŞÇİ, İŞVERENİN MÜŞTERİSİNE İŞVERENİN İTİBARINI ZEDELEYECEK SÖZLER SARF ETMESİ--İŞÇİNİN HAKLI NEDENLE TAZMİNATSIZ İŞ AKTİ FESHİ.

ÖZET:Feshe konu olay, bir müşterinin iş yerini telefon ile aradığı ve doğum günü kutlaması ile bilgi aldığı, ayrıca iş yerinde sürpriz yapılıp yapılmadığını sorduğu, çalışan diğer işçinin müşteriye müzik çaldıklarını söylediği ve görüşmeyi bitirdiği, ardından diğer bir işçi ve davacının müşteriyi telefon ile arayıp " az önce arkadaş doğum günü konusunda size yardımcı olamamış isterseniz ben pastadan çıkabilirim" dediği anlaşılmakta olup, bu durum işçi davacının da kabulündedir. Davalı işveren, işçi olan davacının şirket itibarını zedeleyeci davranması nedeni ile iş akdinin haklı nedenle fesh edildiğini, ihbar ve kıdem tazminatı alacağına hak kazanmadığını, fazla mesai yapılmadığını, yıllık izinlerini eksiksiz kullandığını, hiçbir alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

DAVA:Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Davacı, davalıya ait işyerin servis elamanı olarak çalışırken iş sözleşmesinin işverence haksız şekilde fesh edildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatı ile ücret, yıllık izin, fazla çalışma alacaklarının tahsilini, istemiştir.

Davalı, davacının şirket itibarını zedeleyici davranması nedeni ile iş akdinin haklı nedenle fesh edildiğini, ihbar ve kıdem tazminatı alacağına hak kazanmadığını, fazla mesai yapılmadığını, yıllık izinlerini eksiksiz kullandığını, hiçbir alacağının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının davalıya ait iş yerinde 07/04/2007 - 24/03/2009 tarihleri arasında çalıştığı, davacının bir müşteriyi telefonla arayarak "az önce arkadaş doğum günü konusunda size yardımcı olamamış isterseniz ben pastadan çıkabilirim" şeklinde ifadede bulunduğu, feshin bu nedenle yapıldığı, dinlenen tanık beyanları ve dosya kapsamına göre böyle bir olayın gerçekleştiği ancak olay ile fesih arasında orantısızlık bulunduğu, en fazla geçerli nedenle fesih şartlarının bulunduğundan bahsedilebileceği, bu nedenle davacıya kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmesi gerektiği, ayrıca davacının fazla mesai ücreti, yıllık izin ve bakiye ücret alacağı bulunduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, karar verilmiştir.

Kararı davalı taraf vekili temyiz etmiştir. 

GEREKÇE;

1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2- İş sözleşmesinin, işçinin özen borcuna, doğruluk ve bağlılığa aykırı söz veya davranışları sebebiyle işverence haklı olarak feshedilip feshedilmediği noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur. 

4857 sayılı İş Kanununun 25 inci maddesinin (II) numaralı bendinde, ahlâk ve iyi niyet kurallarına uymayan haller sıralanmış ve belirtilen durumlar ile benzerlerinin varlığı halinde, işverenin iş sözleşmesini haklı fesih imkânının olduğu açıklanmıştır. Yine değinilen bendin (e) alt bendinde, işverenin güvenini kötüye kullanmak, hırsızlık yapmak, işverenin meslek sırlarını ortaya atmak gibi doğruluk ve bağlılığa uymayan işçi davranışlarının da işverene haklı fesih imkânı verdiği ifade edilmiştir. Görüldüğü üzere yasadaki haller sınırlı sayıda olmayıp, genel olarak işçinin sadakat borcuna aykırılık oluşturan söz ve davranışları işverene fesih imkânı tanımaktadır. 

Somut olayda, davacının davalıya ait Cafe- Restaurant alanında faaliyet gösteren işyerinde servis elemanı olarak çalıştığı tartışmasızdır. 

Feshe konu olayla ilgili, bir müşterenin işyerini telefon ile aradığı ve doğum günü kutlaması ile bilgi aldığı, ayrıca işyerinde sürpriz yapılıp yapılmadığını sorduğu, çalışan diğer işçinin müşteriye müzik çaldıklarını söylediği ve görüşmeyi bitirdiği, ardından davacının müşkteriyi telefon ile arayıp " az önce arkadaş doğum günü konusunda size yardımcı olamamış isterseniz ben pastadan çıkabilirim" dediği anlaşılmakta olup, bu durum davacının da kabulündedir.

İşçi çalışırken özen borcuna uyup, çalıştığı işyerinin ticari itibarını korumakla yükümlüdür. Her ne kadar davacı savunmasında bunun planlı olmayan bir espri olduğunu, art niyeti olmadığını belirtmiş ise de, bu davranış espri ötesinde işverenin itibarını sarsıcı niteliktedir. Bu olay nedeniyle işverence gerkçekleştirilen feshin 4857 sayılı Yasanın 25.maddesi kapsamında haklı fesih olduğu kabul edilerek davacının kıdem ve ihbar tazminatı istemleri red edilmesi gerekirken yerinde olmayan yazılı gerekçe ile kabulü hatalıdır. 

3- Davacının ücret ve izin istemleri kısmen kabul edildiği halde oluşan bu kısmi red nedeniyle kendini vekille temsil ettiren davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi de ayrı bir bozma nedenidir.

SONUÇ:Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 17/11/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim