• BIST 107.371
  • Altın 142,824
  • Dolar 3,5412
  • Euro 4,1229
  • İstanbul 30 °C
  • Ankara 25 °C

İşsizler Ordusuna Kayıtlar Sürüyor

İşsizler Ordusuna Kayıtlar Sürüyor
Türkiye’de, 3 milyon 226 bin işsiz arasındaki üniversiteli işsiz sayısı artarken yaklaşık 1 milyon öğrenci üniversitelere kayıt yaptırıyor.

Üniversitelerin eğitim kalitesini eleştiren MEF Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erhan Erkut, mevcut üniversiteleri “yüksek lise” şeklinde tanımladı.

Üniversite kayıtları bugün sona eriyor. Üniversitelere kayıt yaptıran öğrenciler şimdiden işsiz kalacağım korkusuna kapılmış durumda. TÜİK verilerine göre, Türkiye’de 657 bin üniversite mezunu işsiz var. Öğrenciler tercihlerini ‘umut’ vaat eden reklamlar eşliğinde yaptı. Ancak gerçekler reklamlardaki kadar pembe değil. Türkiye’de birçok üniversitenin eğitim kalitesi tartışma konusu.

Al Jazeera Türk’ten Umay Aktaş Salman’ın haberine göre, Üniversite sayısının 200’ü bulduğu Türkiye’de son 10 yılda öğrenci sayısı üç, öğretim üyesi sayısı ise iki kat arttı.  Eğitimdeki niteliğe dair ipucu veren veriler de pek parlak değil. YÖK’ün, “Türkiye Yükseköğretimi İçin Bir Yol Haritası” başlıklı raporuna göre, Türkiye’de 5,5 milyon üniversite öğrencisi, 141 bin de öğretim elemanı var. 

Öğretim üyesi başına 51 öğrenci 

Öğretim elemanı başına düşen öğrenci sayısı arttıkça nitelik azalıyor. Devlet üniversitelerinde öğretim elemanı başına 22 öğrenci, profesör, doçent ve yardımcı doçent gibi bir üniversitenin bel kemiğini oluşturan öğretim üyesi başına ise 51 öğrenci düşüyor. Kimi üniversitelerde bu rakamlar iki kat artıyor. Yeni üniversiteler kuruluyor, bölümler açılıyor ama bazılarında profesör ya da doçent yok. Bu yıl ilk kez ÖSYM Kılavuzu’nda bölümlerin profesör, doçent, yardımcı doçent sayılarına da yer verildi. Kılavuz incelendiğinde tablo daha net ortaya çıkıyor. Türkiye’de pek çok üniversitede hiç profesörün ve doçentin olmadığı bölümler var. Mühendislik ve doğa bilimleri fakültesindeki dokuz bölümünün hiçbirinde profesör, sadece birinde doçent olan yükseköğretim kurumlarına rastlamak mümkün. En fazla mezun veren İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde profesörü olmayan üniversiteler de az değil.

Tatil köyü satar gibi üniversite pazarlanıyor

Akademisyenlere göre de üniversitelerin işsiz mezun etmesinin birçok sebebi var. Üniversitelerin nitelikli, iş piyasasının istediği yetkinliklerde eğitim vermemesi, iş gücü piyasasının üstünde mezun vermesi sebeplerden ikisi. MEF Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Erhan Erkut, üniversite reklamlarında çizilen “pembe” tablonun gerçekte “acı” olduğunu söylüyor. Erkut, üniversitelerin iş dünyasının aradığı bölümleri açmadığına dikkat çekerek, şunları kaydetti: “Etrafa bakıyorsunuz reklâmlarda mutlu kızlar, erkekler, çimenlerin üzerine yatmışlar kitap okuyorlar… ‘Hollywood gelmiş film çekiyor’ diyeceğim neredeyse. Tatil köyü satar gibi üniversite pazarlayan bir ortamda buluyoruz kendimizi. Sağlam güvenilir ve objektif bilgilerin olmadığı yerde insanlar reklama bakarak tercih yapıyor. Sorumluluk doğrudan YÖK’te. Bütün üniversiteler hakkında tüm bilgiler halka açılmalı.

ÖSYM kılavuzuna bu yıl üniversitedeki hocaların sayısının eklenmesi doğru bir hareket. Ama YÖK elindeki verilerin çok küçük bir kısmını bu şekilde paylaşmış oldu. Üniversitelerin yayın sayısı, kütüphanedeki kitap sayısı, üniversitede öğrenci başına düşen eğitim alanı metrekaresi, mezunların yüzde kaçının iş bulduğunu, kaçının KPSS’ye girdiğini, yüzde kaçının yüksek lisans programlarına girdiği gibi pek çok bilginin paylaşılması gerekiyor.”

“Üniversite değil yüksek lise”

Erkut, hem devlet hem de vakıf üniversitelerindeki eğitim kalitesini de eleştirdi. Vakıf üniversiteleri arasında uçurum olduğunu belirten Erkut, “Devletin sağladığı kaynakları bile sağlamayan ticarî, sözde vakıf üniversiteleri var. Kâr eden, öğrenciden aldığı ücretin tamamını öğrenciye vermeyen üniversiteler var. Bunların hepsinin birbirinden ayrılması üniversitelere dair rakamların açıklanması ile olur. Yüksek dershane ya da yüksek lise gibi üniversiteler var. Araştırma yapmıyorsanız, kendi öğretim üyesi beklenen altındaysa size üniversite diyemem. Adına üniversite diyemeyeceğimiz devlet üniversite sayısı da çok. ta yarısı” ifadelerini kullandı.

“İstihdamı olmayan bölümlere öğrenci alıyoruz”

Profesör Erkut, yıllardır mezunları istihdam edilmeyen bölümlerin varlıklarını sürdürdüğünü de dikkat çekti. Bu bölümlerin kapatılması gerektiği halde kapatılmadığını dile getiren Erkut, öğretim elemanlarının da kadro korkusu yaşadığını belirtiyor. “İstihdamı sorunlu bölümlere yüzlerce, binlerce öğrenci alınıp umut ticareti yapıyoruz” diyen Erkut, “Toplam kontenjanlara baktığınızda gerek iktisat, uluslar arası ilişkiler olsun gerek başka bilim alanları olsun iş piyasasının emebileceğinden fazla mezun üretiyoruz” ifadeleriyle acı bir gerçeğe daha parmak basıyor. 

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim