• BIST 89.764
  • Altın 145,200
  • Dolar 3,6300
  • Euro 3,9131
  • İstanbul 11 °C
  • Ankara 16 °C

"İstanbul Barosu'na Sorularımdır"

"İstanbul Barosu'na Sorularımdır"
İstanbul Barosu'nun Demokratik Toplum Kongresi'nin kararlarıyla ilgili yaptığı açıklamaya tepkiler devam ediyor. Av. Hürrem Sönmez, "İstanbul Barosu'na Sorularımdır" başlığıyla eleştirilerini sıraladı.

İşte o yazı;

"1) Son altı ayda yedi ilin 21 ilçesinde toplam (en az) 196 gün sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Diyarbakır, Mardin, Şırnak, Hakkari, Elazığ, Muş, Batman... İstanbul Barosu olarak siyasi iktidarın hukuki dayanağı tartışmalı şekilde fiili durum yaratmak suretiyle uyguladığı bu sokağa çıkma yasakları hakkında Türkiye'nin en büyük barosu sıfatıyla ne gibi incelemeler yaptınız?
Sözkonusu sokağa çıkma yasakları sebebiyle ;
Yaşam Hakkı
Mülkiyet Hakkı
Yerleşme ve seyahat Özgürlüğü
İletişim ve haberleşme hakları
Eğitim hakları, sağlık yardımı alma hakları, ibadet özgürlükleri 
Kişi güvenliği ve özgürlüğü hakları 
Gibi temel hak ve hürriyetleri ellerinden alınan vatandaşları temsilen bu ihlallere dair Baronuz tarafından ne tür çalışmalar yapılmıştır? Hak ihlallerine ilişkin yaptığınız idari ve hukuki başvurular nelerdir?

2) Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV), sokağa çıkma yasaklarının uygulandığı yerleşimlerde, 16 Ağustos'tan bu yana resmi yasağın uygulandığı süreler içerisinde 124 sivilin hayatını kaybettiğini açıkladı. İstanbul Barosu tarafından ölen sivillerin nasıl ve kimler tarafından öldürüldüğünün aydınlatılması için ne gibi çalışmalar yapılmıştır? Ölenlerden 55'inin çocuk olduğu belirtiliyor. İstanbul Barosu olarak ölen çocukların nasıl öldüğü, sorumluların kimler olduğu konusunda yaptığınız araştırmaların neticesi nedir? Yaşanan sivil ölümlerine ilişkin baronuzca ne tepki verilmiştir, cezai soruşturmalarda baronuz tarafından nasıl bir katkı sunulmuştur?

3) Diyarbakır kentinin baro başkanı meslektaşımız Tahir Elçi'nin ölümünden bu yana 1 ay geçmiştir İstanbul Barosu olarak cinayetin aydınlatılması ve soruşturmanın layığı ile yapılması konusunda ne gibi çalışmalarınız olmuştur?

4) Ankara Katliamında 102 vatandaş hayatını kaybetmiştir, Ankara Katliamı ile ilgili yürütülmekte olan soruşturmaya baronuz tarafından ne şekilde müdahale edilmektedir, Ankara Katliamında ölenlerin yakınlarına ve yaralananlara yargı yollarına başvurmaları konusunda ne gibi hukuki yardımlarda bulunulmuştur? Konu ile ilgili çalışma raporunuzun kamuoyu ile paylaşılması mümkün müdür?

5) 20 Temmuz 2015'de Suruç'ta yaşanan patlamada pek çoğu İstanbul kentinde ikamet eden 32 genç ölmüş 100 den fazla insan yaralanmıştır, Suruç Katliamı ile ilgili yürütülmekte olan soruşturmaya baronuz tarafından ne şekilde müdahale edilmektedir, Suruç Katliamında ölenlerin yakınlarına ve yaralananlara yargı yollarına başvurmaları konusunda ne gibi hukuki yardımlarda bulunulmuştur? Konu ile ilgili çalışma raporunuzun kamuoyu ile paylaşılması mümkün müdür?

6) Bugün itibarıyla 32 Gazeteci hapistedir, son 1 yıl içinde 104 gazeteci gözaltına alınmıştır, 797 yayın yasağı kararı verilmiştir, Cumhurbaşkanına hakaret iddiasıyla yüzlerce kişi yargılanmaktadır. Basın özgürlüğüne, düşünce ve ifade hürriyetine dair son derece karanlık görünen bu tablo karşısında Baro olarak nasıl bir eylem planı izlenmektesiniz? İç hukuk yolları çerçevesinde ve Anayasa Mahkemesi, Uluslararası yargı yolları nezdinde hangi hukuki yollara başvurulmuştur?

7) Son 6 aydır ülkemizde yaşanan çatışmalı ortam sonucu ölenlerin bedenlerine kamu görevlileri tarafından insan onuruna aykırı muamelelerde bulunulduğu, zaman zaman devlet politikası sebebiyle zaman zaman ise diğer yurttaşların can güvenliği olmadığı için ölülerin defnedilmesinde güçlükler yaşandığı, yakınlarının cenazelerini alamadığı ve defnedemediği, cenazeleri evlerinde muhafaza etmek zorunda kaldığı haberleri medyaya yansımıştır. Baronuz tarafından bu insan onuruna aykırı hallere ilişkin ne gibi hukuki girişimlerde bulunulmuştur. 

Baroların bir meslek örgütü olmalarının yanısıra bir hukuk örgütü olmaları sebebiyle, topluma karşı sorumluluklarının olduğu, siyasi iktidarın hukuki sınırların dışına çıkması halinde buna karşı hukuki mücadele yürütmekle yükümlü olduğu, adaletin tesisi için üzerine düşen görevleri yerine getirmek zorunda olduğu herkesin malumudur. Demokratik bir anayasanın nasıl olması gerektiği konusunda çalışma yapmak gibi, demokrasi çerçevesinde yönetim modellerini tartışmak, özerklik, temsili demokrasi, doğrudan demokrasi gibi konularda toplumu aydınlatacak bilgilendirecek tartışmalar yürütmek, beyanatta bulunmak da  bir barodan beklenen görevler kapsamındadır. Türkiye'nin en büyük barosu olmakla övünen kurumunuzun ülkedeki çatışmalı ortamda barışın ve adaletin nasıl tesis edilebileceği yönünde öneriler sunmak yerine, antidemokratik ve ırkçı söylemlerde bulunması ve bunu da üyesi olduğumuz İstanbul Barosu imzası ile yapması kabul edilebilir bir durum değildir. Bu ülkede yaşayan ve etnik kimliğini "kürt" olarak ifade eden yurttaşların baronuz tarafından "Türk milletinin parçası olan Kürt kökenli yurttaşlar"olarak ifade edilmesindeki ısrar haddini aşan, faşizan bir anlayışın tezahürüdür. Kalıplaşmış resmi devlet söylemlerinin tekrarından başka hiçbir fikri, teorik tartışma içermeyen, kamuoyunu bilgilendirmeye toplumun içinde bulunduğu krizi çözmeye yönelik hiçbir öneri sunmayan, hamasi ve  niteliksiz açıklamalar yapmak yerine görevinizi yapmanızı, asli görevlerinize ilişkin olarak yukarıda bir kısmını sıraladığım sorulara cevap vermenizi talep ediyorum baronuz üyesi bir avukat ve bir yurttaş olarak. 

Kaynak: http://hurremsonmez.blogspot.com.tr/2015/12/istanbul-barosuna-sorularimdir.html?m=1

BAROTÜRK

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim