• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 31 °C

İstanbul Barosu'nun Açtığı Davada Yürütmeyi Durdurma Kararı Verildi

İstanbul Barosu'nun Açtığı Davada Yürütmeyi Durdurma Kararı Verildi
Basın mensuplarının Emniyet bina ve eklentilerine girişlerine izin verilmemesi, merkez ve taşra birimlerinde basın mensuplarına tahsis edilen odaların iptal edilmesine dair Emniyet Genel Müdürlüğü’nün İl Valiliklerine gönderdiği işlemin yürütmesinin durdu

Basın mensuplarının Emniyet bina ve eklentilerine girişlerine izin verilmemesi, merkez ve taşra birimlerinde basın mensuplarına tahsis edilen odaların iptal edilmesine dair Emniyet Genel Müdürlüğü’nün İl Valiliklerine gönderdiği 22.12.2013 tarihli işlemin iptali ile yürütmesinin durdurulması istemli olarak İstanbul Barosu Başkanlığınca açılan davada, Ankara 12. İdare Mahkemesi Emniyet Genel Müdürlüğünden savunma alarak 06.02.2014 gün ve 2013/1784 E. sayılı kararı ile işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verdi.
 
Açıkça hukuka aykırı olan ve basın mensuplarının tüm toplumu ilgilendiren emniyet hizmetleri hakkında bilgi ve habere ulaşmalarının zorlaşacağı ve kamunun, emniyet hizmetleri hakkında bilgi ve görüşleri alma hakkının engelleneceğinden, bu durumun basının bilgi verme ve halkın bilgi alma hakkı yönünden uygulanması halinde telafisi güç veya imkansız zararlar doğurabileceği sonucuna varıldığı belirtilen kararda, oybirliği ile işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.
 
Basının hür olduğu ve sansür edilemeyeceği, devletin basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alacağı, yargılama görevinin amacına uygun olarak yerine getirilmesi için kanunla belirtilecek sınırlar içinde hakim tarafından verilen kararlar saklı kalmak üzere olaylar hakkında yayım yasağı konamayacağına ilişkin Anayasanın 28. maddesi, bu hürriyetin kullanımının hangi koşullarda sınırlanabileceğine dair Anayasanın 26. ve 27. maddeleri, Basın Kanunu’nun basın özgürlüğü ve bu özgürlüğün sınırlanması şartlarına ilişkin 3. maddesi, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin ifade hürriyetine ilişkin 10. maddesi, bu maddenin uygulanmasına ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Cumhuriyet Vakfı ve Diğerleri/Türkiye kararının birlikte değerlendirildiği kararda:
 
“Basın özgürlüğünün kısıtlanmasını gerektiren istisnaların dar kapsamda yorumlanması ve demokratik toplumda yapılacak herhangi bir kısıtlamanın “gerekliliği” ikna edici yollarla ortaya koyması gerektiği, belli bir olgudan hareketle ve toptancı yaklaşımla basının bir kurum ve kuruluştan veya bir hizmete ilişkin haber alma hakkının tümden elinden alınması mümkün değildir.
 
Bu durumda; toplumdaki asayiş ve güveni sağlamakla görevli emniyet birimlerinin faaliyetlerinin kamu yararını ilgilendirdiği, bu faaliyetler hakkında haber yapılmasının basın özgürlüğü kapsamında yer aldığı, kamunun bu faaliyetler hakkında bilgi ve görüş alma hakkı bulunduğu ve bu özgürlüklerin idarelerce tesis edilecek işlemlerle kısıtlanamayacağı dikkate alındığında, Emniyet birimlerindeki basın odalarının kapatılması ve basın mensuplarının emniyet bina ve eklentilerine girişlerinin yasaklanmasının, basın mensuplarının emniyet hizmetlerine ilişkin bilgi ve haberlere ulaşmasını ve bu bilgi ve haberlerin kamuoyuna duyurulmasını zorlaştıracağı gibi basın mensuplarının bilgi ve habere ulaşmasını ve kamunun da bu bilgi ve görüşleri alma hakkını engelleyici nitelikte olduğu, Anayasada, 5187 sayılı Basın Kanunu'nda ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinde düzenlenen ve yukarıda yer verilen basın özgürlüğünün kısıtlanmasını gerektiren koşulların hiç birinin gerçekleştiği hususu da ortaya konulmaksızın, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün merkez ve taşra teşkilatındaki basın mensuplarına tahsis edilen bütün odaların iptal edilerek, basın mensuplarının Emniyete ait bina ve eklentilerine girişinin yasaklanmasına ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
 
Öte yandan; davalı idare tarafından Cumhuriyet Savcıları tarafından kolluk kuvvetleri
aracılığıyla yerine getirilen ceza soruşturmasına ilişkin işlemlerin gizli olması nedeniyle, bu konularda haber yapılmak suretiyle masumiyetin korunması ilkesinin ihlal edilmemesi amacıyla dava konusu işlemin tesis edildiği iddia edilmekte ise de, Emniyet birimlerinin tek faaliyetinin adli kolluk faaliyetleri olmadığı, diğer faaliyetleri hakkında da toplumun bilgi ve haber alma hakkı bulunduğu, ayrıca adli kolluk faaliyetleriyle ilgili olarak da, soruşturmanın gizliliği ilkesi ile basın özgürlüğü ve toplumun bilgi ve habere ulaşma hakkı birlikte gözönünde bulundurulduğunda, basın mensupları açısından soruşturmanın gizliliğinin; soruşturma sırasında gerçekleştirilen işlemleri ve bunlara ilişkin faaliyetleri kapsamayıp, işlemlerin ve belgelerin içeriklerinin açıklanmasını kapsadığı, dolayısıyla, bir belgenin düzenlendiği ya da bir soruşturma işleminin yapıldığının yayınlanmasının yasak kapsamında olmadığı, diğer bir ifadeyle soruşturma devam ettiği sürece, şüphelinin veya tanığın ifadesinin ya da bilirkişi raporunun içeriğinin yayınlanması yasak iken, şüphelinin ifadesinin alındığı, dosyanın bilirkişiye gönderildiği veya bilirkişinin raporunun geldiği, bir kimsenin tanık olarak dinlendiği şeklindeki yayınların yasak kapsamına girmediği, bu hususun basın mensuplarına tahsis edilen Emniyetin Merkez ve Taşra Teşkilatındaki bütün odaların iptal edilerek, basın mensuplarının emniyet bina ve eklentilerine girmesinin yasaklanmasına dayanak oluşturamayacağından, davalı idarenin anılan iddiası yerinde görülmemiştir.” denilmiştir.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim