• BIST 97.533
  • Altın 145,761
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 12 °C

"İstifa Etmeyi Düşünüyor musunuz Sorusunun Karşılığı Gülümsemek miydi!"

"İstifa Etmeyi Düşünüyor musunuz Sorusunun Karşılığı Gülümsemek miydi!"
TBB 8. Avukatlar Kurultayı için Antalya'ya gelen Sakarya Barosu Başkanı Av. Zafer Kazan, BAROTÜRK'ün sorularını yanıtladı.

Başkanım dün Ankara’da çok acı bir olay yaşandı, Türk Cumhuriyet tarihinin en büyük terör olayı. 96 vatandaşımız hayatını kaybetti birçok yaralı var. 7 Haziran’dan sonra başlayan bir terör süreci var maalesef. Nasıl okuyorsunuz bu süreci nereye gidiyor Türkiye?

Valla her defasında ifade ediyorum bu ülkede hukuk en birinci hedef.  Bütün ülke üzerinde karanlık emelleri olanlar için en büyük engel hukuk. Bu hukuku nasıl ortadan kaldırırlarsa, hangi araçla ortadan kaldırırlarsa amaçlarına ulaşacaklarını düşünüyorlar. Bu yine milleti birbirine düşürüp, kaos var zaten güvenlik açığı var. Hukukun şu alanındaki güvencelerinden yok edelim, şu alanındaki işte getirdiği prensiplerden vazgeçelim deyip ülkeyi daha da bir demir perde ülkesi haline getirmek. Bunu 7 Haziran’dan sonra nasıl okuyoruz. Daha da çok bu işin içerisinde birçok elin ortak bir şekilde hareket ettiğini düşünüyorum ama çok ciddi spekülasyonlar var. Doğrusu bunların ihtimal dâhilinde bile düşünülmesi endişe verici. Bir siyasi menfaat için bunların oluştuğunu, yapıldığını düşünmek bile istemiyorum çünkü bu vatana ihanet olur. Bu vatana ihanet suçu olur. Türkiye ‘de hiçbir şey gizli kalmaz. Bunun yarın hangi odaklar tarafından desteklendiğini en azından göz yumulduğunu en azından harekete geçirildiğini gibi bütün ayrıntıları biz bu ülke insanı olarak öğreneceğiz. Bunu öğrendiğimiz gün de elimizden kurtulamayacaklar. Bunu da açık bir şekilde söyleyeyim.

Peki, başkanım geçenlerde takip etmişsinizdir bir tane yanlış penaltı kararından sonra özür dileyip istifa etti ama dün İç İşleri Bakanı’na bir soru yöneltildi istifayı düşünüyor musunuz diye. Dedi ki güvenlik zafiyeti yok, düşünmüyorum.

Şimdi şunu söyleyeyim o hakemin yaptığı onurlu bir davranıştı bizleri de ümitlendiren bir davranıştı. Gerçekten bu ülkede sorumluluk ahlakına sahip onurlu insanlar olduğunu gösterdi, bir ümit verdi. Şimdi Suudi Arabistan’da bir vinç kazası ardından işte bir arbede de yaşanan bir kargaşada binlerce insan öldü. Suudi Arabistan bunu yine belli bir kolaycılıkla kaderdir vs. dese de nihayetinde o bakanı efendim oradaki emniyet müdürünü, valisini vs. bir dünya adamı orada görevden aldı. Burada bir fatura çıkardı. Peki, yerden yere vurduğumuz bir yönetim dahi böyle bir bedel ortaya bu bedeli bir şekilde istifalarla ortaya bir karne ortaya koyarken bizim bedelimiz, bizim hakkımız istifa etmeyi düşünüyor musunuz sorusuna karşılık gülümsemek miydi? Şimdi bu gerçekten bu kadar acı bir tablo üzerine Türkiye Cumhuriyeti’nin en büyük terör saldırısı ile karşı karşıya kaldığımız bir günde istifa ediyor musunuz sorusuna muhatap olan bir kişinin yüzü allak bullak olmalı ve verecek cevabı olmamalıydı ama alay edercesine böyle de soru mu olurmuş canım olur mu öyle şey deyip sanki çok ti ye alan bir ifade ile gülümsemek ve ardından İç İşleri Bakanı’nın hiçbir güvenlik zafiyeti yok demesi büyük bir skandal. Şimdi Başbakan şöyle bir sorumlulukla karşı karşıya. Bu bakan ile ilgili ne yapacak, görevden alacak mı? 2) Bu bakan en azından daha sonrasından vicdanı bir utanç duyup da ben böyle dememeliydim, söylememeliydim bu kadar acı üzerine çok açık ki güvenlik ihmali var. Bakın Emniyetin ve MİT’in binasının veya her neyse en azından en güvenli olması gereken yerin burnunun dibinde patladı bomba. Yani Allah’tan ki Emniyetin içinde, MİT’in binasında patlamadı. Bu kadar diplerine girebilmişlerse ve bundan bir haberlerse burada güvenlik zafiyeti yok demek o zaman yani çok acayip. Binlerce, yüzlerce insan ölüyor güvenlik zafiyeti yok. Bakın nasıl oluyor şükredelim o zaman demek ki sevinmemiz gerekiyor. Güvenlik zafiyeti yok ölüm bizim kaderimizde var. Böyle mi söylememizi bekliyorlar.

Ya da bu doğal afet mi? Deprem mi? Bu insanlar nasıl öldü o zaman?

Yani bu konuda çok açık bir durum var istifa etmesiyle yetmez ama bu atancı bir nebze olsun böyle bu durumda bu koltuğu işgal edeme deyip gereğini yapması lazım. Yapmazsa da eğer en ufak bir siyasi etikten bahsedenler, en ufak bir siyasi etik olarak böyle bir siyasi etik kalıntısı kalmışsa görevden alınmaları lazım. Milletimizin başı sağ olsun. Çok acı bir durum. Bu daha ne kadar çekilebilir. Bu millet bu acıyı daha ne kadar tolare edebilir, daha ne kadar acı potansiyelimiz var bilemiyorum ama bu işin sonu böyle gidecek olursa eğer önlemler hukuk içerisinde hukukun evrensel prensipleri içerisinde ihlal edilmeden alınacak olmazsa ve bu millet eğer ki bu millet yeniden hiçbir ayrılık gayrılık yapılmadan yeniden kucaklanmayacak olursa, düşmanlık körüklenecek olursa bu işin gidişatı kimse için iyi değil. Dün akşam bir televizyon programında daha öncesinde işte deniyor ki her türlü farklılıkları bir tarafa bırakalım efendim işte kucaklaşalım, kardeşliğimizi kimse bozamasın. Bir AKP milletvekili tweet atıyor ve diyor ki “Bir vampir gibi bu olaya sevinenler CHP’liler, MHP’liler bilmem filancaların Doğan Medya’sı, bilmem ne medyası falan” deyip bir düşman alanı yaratıyor hala kahpece, utanmazca. Peki, hani kardeşlik? Böyle mi kardeş olacağız? Seni asalım kardeş olalım böyle mi? Seni idam edelim kardeş olalım böyle mi? Senin ölünle mi kardeş olacağım ben? Senin yaşayan beyninle, ruhunla, yaşantınla, hayatınla ben kardeş olacağım. Kimse kimsenin cesediyle kardeş olamaz. Bu kadar söyleyeyim.

Çok teşekkürler başkanım.

Ben teşekkür ederim.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim