• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -1 °C

"İstihbari Bilgi Hukuki İşleme Dayanak Olamaz"

"İstihbari Bilgi Hukuki İşleme Dayanak Olamaz"
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından verilen, "İstihbari Bilgi Hukuki İşleme Dayanak Olamaz" kararı:

Danıştay

İdari Dava Daireleri Kurulu
Esas No : 2007/155
Karar No : 2011/290
Karar Tarihi : 28.04.2011
 
* Rütbe Terfii
* İstihbari Bilgi
 
Özet: Davacının emniyet amiri rütbesine terfi ettirilmemesine gerekçe olarak gösterilen bilgi notu ile dayanağı raporda yer alan davacı ile ilgili savların, hukuken geçerli bilgi ve belgelere dayanmadığı, bu nitelikteki bilgi ve belgelerin bir işleme dayanak alınabilmesi için somut, hukuken geçerli kanıtlarla desteklenmesi gerektiği, dayanağı olmayan istihbari nitelikteki bilgi ve belgelerin kişilerin hukuksal durumuna etki eden işlemlere esas alınamayacağının yargısal içtihatlarla kabul edildiği hakkında.
 
Temyiz İsteminde Bulunan (Davacı) : …
Vekilleri : Av. … 
 
Karşı Taraf (Davalı) : İçişleri Bakanlığı İstemin Özeti : Ankara 10. İdare Mahkemesinin 19.10.2006 günlü, E:2006/2405, K:2006/3226 sayılı ısrar kararının temyizen incelenerek bozulması davacı TARAFINDAN İSTENİLMEKTEDİR.
 
Savunmanın Özeti : Temyiz edilen kararın usul ve kanuna uygun olduğu, temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49 uncu maddesine uymadığı, bu nedenle temyiz isteminin reddiyle İdare Mahkemesi'nin ısrar kararının onanması GEREKTİĞİ SAVUNULMAKTADIR.
 
Danıştay Tetkik Hakimi Ayşe Çakırca'nın Düşüncesi : Temyiz isteminin kabulüyle ısrar kararının Danıştay Onikinci Daire kararı doğrultusunda bozulması GEREKTİĞİ DÜŞÜNÜLMEKTEDİR.
 
Danıştay Savcısı Esma Nur Necef'in Düşüncesi : İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin BULUNMASI GEREKMEKTEDİR.
 
Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddiyle temyiz edilen İdare Mahkemesince verilen ısrar kararının onanmasının uygun OLACAĞI DÜŞÜNÜLMEKTEDİR.
 
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca dosya incelendi, 
 
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
 
Dava; başkomiser olarak görev yapan davacının emniyet amirliği rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin iptali ile bu işlem nedeniyle yoksun kaldığı parasal haklarının yasal faiziyle birlikte tazmini İSTEMİYLE AÇILMIŞTIR.
 
Ankara 10. İdare Mahkemesinin 22.4.2003 günlü, E:2002/896, K:2003/501 sayılı kararıyla; dava konusu olayda, davacının, başkomiserlik rütbesinden, emniyet amirliğine terfi ettirilmemesine ilişkin işlemin dayanağı olan inceleme ve araştırmaya ait belgelerin ara kararıyla istenilmesi üzerine Mahkemeleri tarafından incelendikten sonra iade edilen belgelerin ve dava dosyasında bulunan diğer bilgi-belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, başkomiser olarak görev yapan davacının, hakkındaki istihbari bilgiler nedeniyle kıdemi yeterli olmasına karşı liyakatı yeterli görülmeyerek idareye bu konuda tanınan takdir hakkı kullanılmak suretiyle terfi ettirilmediğinin anlaşıldığı, incelenen belgelere göre davacının bir üst rütbeye terfi ettirilmemesi yolundaki dava konusu işlemde hukuka aykırılık görülmediği gerekçesiyle davanın reddine KARAR VERİLMİŞTİR.
 
Anılan karar, temyiz incelemesi sonucunda Danıştay Onikinci Dairesinin 8.5.2006 günlü, E:2003/4802, K:2006/1818 sayılı kararıyla; 2002 yılında emniyet amirliği rütbesine terfi edebilecekler listesinde yer alan ve bulunduğu rütbede idari ve adli yönden bir soruşturması bulunmayan davacının başkomiser olarak görev yaptığı süre içinde, liyakatı bakımından olumsuzluğu bulunduğu yönünde herhangi bir saptamaya yer verilmeksizin, sırf bilgi notuna dayanılarak emniyet amirliği rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık görülmediği gerekçesiyle bozulmuş ise de, İdare Mahkemesince, bozma kararına uyulmayarak davanın reddi yolundaki ilk kararında ISRAR EDİLMİŞTİR.
 
Davacı, Ankara 10. İdare Mahkemesinin 19.10.2006 günlü, E:2006/2405, K:2006/3226 sayılı ısrar kararını temyiz etmekte ve BOZULMASINI İSTEMEKTEDİR.
 
3201 sayılı Emniyet Teşkilatı Kanunu'nun 4638 sayılı Yasa'nın 1 inci maddesiyle değişik 55 inci maddesinde; polis amirlerinin rütbeleri ve bu rütbelerde bekleme süreleri belirtilip, terfide esas olanın kıdem ve liyakat olduğu, kıdem sırasının tesbitinde, bulunulan rütbeye terfi tarihinin esas alınacağı, aynı tarihte terfi edenlerden sicil notu yüksek, sicil notlarının eşitliği halinde ödül ve takdirnamesi fazla, ödül ve takdirnamelerin sayıca eşitliği halinde ise sicil numarası daha küçük olanların diğerlerine göre kıdemli sayılacakları, rütbelerde belirlenen zorunlu bekleme süreleri sonunda, bir üst rütbeye terfi edebilmek için üst rütbede boş kadro bulunması ve bekleme süresi içindeki yıl sayısı kadar olumlu sicil alınmış olmasının şart OLDUĞU BELİRTİLMİŞTİR. 10.8.2001 günlü, 24449 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Emniyet Hizmetleri Sınıfı Personeli Rütbe Terfileri Değerlendirme Kurullarının Çalışmalarına İlişkin Yönetmelik"in 21 inci maddesinde de, Merkez Değerlendirme Kurulunun üst rütbeye yükselmek için kıdem şartlarını yerine getirmiş komiser yardımcısı, komiser ve baş komiserlerin liyakat koşullarını belirlemek, üst rütbedeki boş kadro miktarına göre sıralayarak terfilerini önermekle görevli olduğu, 24 üncü maddesinde ise; Kurulun 21 inci maddede belirtilen terfi edecek personel hakkında, bulunduğu rütbede affa uğramış olsa bile adli mercilerce verilen kararlar ve konulara dayanak olan fiillerle disiplin kurullarınca verilen disiplin cezalarına veya soruşturmalara dayanak olan fiil ve hareketleri değerlendirerek edinecekleri kanaate göre karar vereceği KURALA BAĞLANMIŞTIR.
 
Buna göre, rütbe terfisi yapacak kişilerin değinilen maddede belirtilen koşullara sahip olması ve kıdem ve liyakat durumları birlikte değerlendirilmek suretiyle boş kadrolara atamalarının GERÇEKLEŞTİRİLMESİ GEREKMEKTEDİR.
 
Ankara Emniyet Müdürlüğü'nde başkomiser olarak görev yapan davacının, başkomiser rütbesinde bekleme süresini 2002 yılında doldurduğu ve 2002 yılı terfi döneminde emniyet amirliği rütbesine terfi edebilecek 448 kişi arasında yer aldığı, 20.4.2002 tarihinde yapılan "Orta Kademe Yöneticilik Tamamlama Sınavı"nda 95 puan alarak 365. sırada başarılı olduğu, 3.4.2002 tarihinde yapılan terfi sınavında da 44.75 puan alarak 302. sırada başarılı olduğu, sicil notları ortalaması 85 olan davacının emniyet amirliği rütbesine terfi için değerlendirmeye alınan 448 kişi içinde kıdem sıralamasına göre 406. sırada yer aldığı, Merkez Değerlendirme Kurulu'nca yapılan değerlendirme sonucunda başkomiser rütbesinde olan 448 kişiden 405'inin emniyet amirliği rütbesine terfi ettirilmesine, aralarında davacının da bulunduğu 45 kişinin ise bir üst rütbeye terfi ettirilmemesine karar verildiği, davalı idarenin savunmasında davacının terfi ettirilmemesinin nedeni olarak sicil bilgilerinde yer alan bilgi notunun gösterildiği, söz konusu bilgi notunun ise, 1999 yılında Mülkiye Başmüfettişleri tarafından düzenlenen ve emniyet teşkilatı içinde gizli örgütlenme içinde olan yasadışı oluşumlara dahil emniyet mensuplarının belirlendiği inceleme raporuna dayandığı, ancak, daha sonra Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen 22.7.2002 günlü raporda ise; 1999 tarihli ilk raporda ismi geçen emniyet mensupları hakkında yapılan ve 1999 yılından başlayarak devam eden inceleme, araştırma ve takip sonucu bu kişilerin yasadışı oluşum içinde olduklarına dair herhangi bir bulguya rastlanmadığı, bu nedenle anılan rapordaki iddiaların gerçeği yansıtmadığı, bu iddiaları gündeme getiren ve bu yönde istihbarat çalışması yapan Ankara Emniyet Müdürlüğü bünyesinde görevli bir kısım personel hakkında bu fiilleri nedeniyle adli ve idari soruşturmalar açıldığı ve bu soruşturmaların sonucunda bu kişilere çeşitli cezaların verildiği saptamalarının yer aldığı, ayrıca yasa dışı oluşum içinde yer aldığı iddia edilen emniyet mensuplarıyla ilgili olarak Ankara Devlet Güvenlik Mahkemesi Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan hazırlık soruşturması sonucunda iddia edilen suçlamaları doğrulayacak kanıt elde edilmediğinden aralarında davacının da bulunduğu emniyet mensupları hakkında takipsizlik kararı verildiği, davacının sözü edilen yasa dışı örgütlenmelerle ilişkisinin olduğuna dair anılan bilgi notunun dışında herhangi bir bilgi belgenin de idarece dosyaya SUNULAMADIĞI ANLAŞILMIŞTIR.
 
Davacının emniyet amiri rütbesine terfi ettirilmemesine gerekçe olarak gösterilen bilgi notuyla dayanağı raporda yer alan davacıyla ilgili savlar, hukuken geçerli bilgi ve BELGELERE DAYANMAMAKTADIR. Bu nitelikteki bilgi ve belgelerin bir işleme dayanak alınabilmesi için somut, hukuken geçerli kanıtlarla desteklenmesi gerektiği, dayanağı olmayan istihbari nitelikteki bilgi ve belgelerin kişilerin hukuksal durumuna etki eden işlemlere esas alınamayacağı yargısal içtihatlarla kabul edilmiş BİR İLKEDİR.
 
2002 yılı terfi döneminde emniyet amiri rütbesine terfi edebileceklere ait kıdem listesinde 406. sırada yer alan davacının emniyet amiri rütbesine terfi ettirilebilmesi için kıdeminin yeterli OLDUĞU TARTIŞMASIZDIR.
 
Davacının liyakatine gelince; Danıştay Onikinci Dairesinin bozma kararında da belirtildiği gibi, başkomiser rütbesinde görev yaptığı süre içinde adli veya idari yönden soruşturma ve cezası bulunmayan davacının, başkomiser olarak görev yaptığı süre içinde, liyakati bakımından olumsuzluğu bulunduğu yönünde herhangi bir saptamaya yer verilmemiş olması karşısında, sırf istihbari nitelikteki bilgi notuna dayanılarak emniyet amirliği rütbesine terfi ettirilmemesine ilişkin dava konusu işlemde hukuka UYARLIK BULUNMAMAKTADIR.
 
Bu itibarla, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi'nin ısrar kararında hukuki İSABET GÖRÜLMEMİŞTİR.
 
Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulüne, Ankara 10. İdare Mahkemesinin 19.10.2006 günlü, E:2006/2405, K:2006/3226 sayılı ısrar kararının bozulmasına, dosyanın adı geçen İdare Mahkemesine gönderilmesine, 28.04.2011 tarihinde OYBİRLİĞİYLE KARAR VERİLDİ.
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim