• BIST 97.533
  • Altın 145,745
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 10 °C

İstihbari Dinleme Kararı Tek Elden Verilecek

İstihbari Dinleme Kararı Tek Elden Verilecek
Önleme dinlemesi, polis ve jandarmanın önemli suçlardan toplumu korumak için suç oluşmadan suçun önünü alma amacıyla getirilen bir tedbirdir.

Bu dinlemeler kesinlikle adli nitelikte değildir ve yargılamalarda delil olarak kullanılamazlar. Delil olarak kullanılabilen dinleme kayıtları CMK (Ceza Muhakemesi Kanunu) 135.madde uyarınca yapılan dinleme kayıtlarıdır. İç güvenlik paketiyle polis ve jandarmanın kullandığı bu tedbirde bir takım genişletmeler yapılmıştır.
 
Polisin yaptığı istihbarı amaçlı önleme dinlemesinin düzenlendiği PVSK (Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu) ek madde 7’de dinlemenin hangi suçlarla bağlantılı olarak yapılacağı belirtilmiştir. Bu maddede özel yetkili mahkemelerin alanına giren suçların önleme dinlemesinin kapsamında olduğu belirtilmiştir. Ancak özel yetkili mahkemelerin kaldırılması ile birlikte bu hükümde boşluk doğmuştur[1]. İç güvenlik paketi ile bu maddede değişiklikler yapılırken boşluk oluşturan bu kısmın yeniden düzenlenmemesi yasa yapım sürecindeki özensizliği göstermektedir.  
 
İç güvenlik paketi, polisin dinleme yapması için izin alması gereken mercii “Ankara Ağır Ceza Mahkemesi Hakimi” olarak belirlemiştir. Tasarının gerekçesinde ise bu düzenlemenin istihbarat faaliyetlerinin gizliliğinin ve denetimde etkinliğin sağlanması amacıyla getirildiği belirtilerek düzenleme savunulmuştur. Bu düzenleme ile Türkiye’de yapılan tüm istihbari dinlemeler için Ankara ağır ceza mahkemesi üyesi hakimden izin alınması gerekecektir. Ancak bu düzenlemenin yargının yer itibariyle yetkisi bakımından sorunlu olduğu açıktır[2]. Nitekim, İstanbul’da, Kars’ta veya Türkiye’nin herhangi bir yerinde dinleme yapılması için Ankara hakiminden izin alınması yer itibariyle yetki ilkesiyle çelişmektedir. Bu düzenlemenin amacı tüm dinlemeleri tek bir kaynakta toplayıp kontrol altına almaktır.
 
Ek 7.maddede yapılan diğer bir değişiklik ise gecikmesinde sakınca bulunan hallerde Emniyet Genel Müdürü veya istihbarat daire başkanı tarafından verilen dinleme kararlarının hakim onayına sunulma süresinin 48 saate çıkmasıdır. Mevcut düzenlemede hakimin onay verme süresi en geç 24 saat iken, hafta sonlarında hakime ulaşmanın zorluğu gerekçesi ile bu süre 48 saate çıkarılmaktadır. Hakime ulaşılamaması anlaşılır ve kabul edilebilir bir gerekçe değildir. Telekomünikasyonun son derece geliştiği bir toplumda bu gerekçe inandırıcı olmamaktadır. SEGBİS ve UYAP gibi sistemleri olan bir ülkede hakime ulaşamama gerekçesi ile özgürlüklere müdahale alanını genişleten dinleme kararlarının 48 saatte onaya sunulması kabul edilemez bir düzenlemedir.
 
Dinlemeleri denetleyecek kurumlar arasına mülki amirler ve Başbakanlık Teftiş Kurulu da eklenmiştir. Bu denetim raporlarının TBMM Güvenlik ve İstihbarat Komisyonu’na açılması ise şeffaflık ve hesap verilebilirlik bakımından takdir edilesi bir düzenlemedir.

 
Arif GÖZEL / Ankara Strateji Enstitüsü    
 

[1] 3713 sayılı TMK Geçici madde 14/6 olsa dahi bu maddenin tekrar düzenlenmesi gerektiğini düşünmekteyim.

[2] Prof. Dr. Ersan Şen de bu düzenlemeyi eleştirmektedir. Bkz. http://www.hukukihaber.net/6526-sayili-kanun-sonrasi-telefon-dinleme-makale,3419.html

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim