• BIST 89.975
  • Altın 145,916
  • Dolar 3,6186
  • Euro 3,9294
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 8 °C

İtirafla Cesedi Bulunmuştu, 6 Yıl Sonra 'Delil Yok' Diye Dosya Kapatıldı

İtirafla Cesedi Bulunmuştu, 6 Yıl Sonra 'Delil Yok' Diye Dosya Kapatıldı
PKK itirafçısı Abdulkadir Aygan'ın itirafları üzerine, 1995'te Hasan Ergül'ün cesedi 2009'da Elazığ Kimsesizler Mezarlığı'nda bulununca açılan soruşturma, 'delil yok' denilerek kapatıldı.

Diyarbakır Barosu Başkanı Tahir Elçi’nin hayattayken takip ettiği bir faili meçhul cinayeti soruşturması, ölümünden sonra kapatıldı. PKK itirafçısı Abdulkadir Aygan’ın itirafları üzerine, 1995 yılında Şırnak’ta kaçırılan Hasan Ergül’ün cesedi, 2009 yılında Elazığ Kimsesizler Mezarlığı’nda bulununca Elazığ Başsavcılığı’nda soruşturma açıldı. Aygan ve tanıklar, Ergül’ün faili olarak, korucu ağası Koçero Saluci ile dönemin Cizre İlçe Jandarma Komutanı Albay Cemal Temizöz’ü işaret etti. Altı yıllık soruşturma sonunda savcılık, kaçırıldığı sırada babasının yanında bulunan ve o tarihte beş yaşında olan oğlu Valat’ın ifadelerini “yaşı nazara alındığında tanığın en ince detaylara varıncaya kadar olayı hatırlaması ve ifade etmesinin mümkün değil” diyerek, kanıt olarak saymadı. Elde, Aygan’ın iddiaları dışında başka kanıt bulunmadığını savunan savcılık, iki şüpheli hakkında kovuşturmaya yer olmadığına hükmetti.

Şırnak’ın Silopi ilçesinde yaşayan ve o tarihte 43 yaşında olan Hasan Ergül, Mayıs 1995 yılında birden bire ortadan kaybolmuştu. Ergül’ün unutulan öyküsü, PKK itirafçısı Abdulkadir Aygan’ın 2009’daki anlatımlarıyla gün yüzüne çıkmıştı. Aygan’ın anlatımına göre Ergül öldürüldükten sonra Elazığ’ın Sivrice ilçesinde bulunan Hazar Gölü’ne atıldı. Ergül’ün cesedi 8 Temmuz 1995’te bir çavul içerisinde gölden çıkarıldı ve Elazığ Kimsesizler Mezarlığı’na gömüldü. Bu anlatımlar sonrası Ergül Ailesi savcılığa başvurdu. Mezarlık açılarak ceset çıkarıldı. Fırat Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı’nın 25 Mayıs 2009’daki raporuyla, cesedin Ergül’e ait olduğu kesinlik kazandı. Ergül’ün cesedi daha sonra Silopi’de defnedildi.
Oğlunun yanından ‘Beyaz Toros’ ile kaçırdılar

Hasan Ergül’ün oğlu Valat, babası öldürüldüğünde beş yaşında olduğunu, o gün birlikte kendilerine ait traktörle Silopi’ye buğday götürdüklerini, mezraya dönerken yolda petrol istasyonu yakınlarında beyaz renkli bir “Toros” marka otomobil ile siyah renkli bir “Şahin” marka otomobil tarafından sıkıştırıldıklarını anlattı. Traktör durdurulunca babasının istasyonu doğru koştuğunu belirten Ergül, “Ancak araçlardan inen dört-beş kişi babamı yakaladı. Bir süre boğuştular. Sonra Toros’a bindirerek götürdüler. Araçtan inenlerin siyah gözlükleri, bellerinde silah, ellerinde telsizler vardı” dedi.

Hasan Ergül’ün ağabeyi Ato da “O tarihte korktuğumuz için savcılığa başvuramadık. ‘Koçero’ lakaplı bir kişi tarafından öldürüldüğünü, cesedinin çuval içinde Hazar’a atıldığını öğrenmiştim” dedi. 

Şüpheli Saluci ise 1990’dan beri koruculuk yaptıklarını, Ergül ile aynı aşiretten olduklarını, Ergül’ün kaybolmasını etraftan duyduğunu ve kendisinin korucu olduğu için asılsız şekilde suçlandığını savundu. Temizöz ise Ergül’ün kaçırıldığı noktadan kendi sorumluluk alanının dışında kaldığını ifade ederek, iddiaları yalanladı.

Yaşı, hatırlamaya yetmezmiş

Elazığ Cumhuriyet Başsavcılığı, geçen 15 Ocak’ta kovuşturmaya yer olmadığına karar verdi. Kararda, Temizöz ve Saluci’nin Ergül’ü öldürdükleri hususunda Aygan’ın iddialarının dışında kanıt bulunmadığı savunuldu. Oğul Valat da “gerçek dışı bilgi vermekle” suçlanarak, ifadelerinin, “başkalarının aktardığı ve öğrettiği ifadelerin aktarılması niteliğinde olduğu, olay tarihindeki yaşı nazara alındığında tanığın en ince detaylara varıncaya kadar olayı hatırlaması ve ifade etmesinin mümkün olmadığı” savunuldu. 

İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesi’nden Avukat Rehşan Bataray Saman karara itiraz etti. Dilekçede, Aygan’ın beyanları sayesinde Ergül’ün cesedine ulaşıldığını vurgulandı. Oğul Valat’ın babasının kaçırılmasına ayrıntılarıyla hatırlamasının anlaşılır olduğu kaydedilerek, “Aslında böyle bir olayı unutmuş olması beklenemez. Keza beyanları, Aygan’ın olay örgüsü ile örtüşmektedir” denildi. Saluci’nin o dönem koruculuk yaptığı, Temizöz’ün de yetkileri düşünüldüğünde, delillerin şüpheli kolluk güçleri tarafından toplandığına dikkat çekildi. Dolayısıyla kararın bozulması istendi.

İSMAİL SAYMAZ / Radikal

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim