• BIST 108.352
  • Altın 143,327
  • Dolar 3,5324
  • Euro 4,1408
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 28 °C

İyi Hal İndirimi Hakkında Hukukçular Ne Düşünüyor?

İyi Hal İndirimi Hakkında Hukukçular Ne Düşünüyor?
Özgecan Aslan cinayetiyle yeniden gündeme gelen ve kamuoyunda çokça tartışılan 'iyi hal indirimi' hakkında hukukçular ne düşünüyor? Konuyu Bursa, Eskişehir ve Mersin Baro başkanlarına sorduk.

BAROTÜRK / Özel Haber

Bursa Barosu Başkanı Av. Ekrem Demiröz: İyi hal indirimi; suç işleyen kişi, sonraki davranışlarıyla kanıtlamadıkça, toplumun içine yeniden girmeye hazır olduğunu bize göstermedikçe, sırf mahkemenin huzurunda, takım elbiseli diye ya da sanıktan yana uygulanması gereken her şeyi uygulamaya çalışan bir hâkim zihniyeti ile otomatik ödül verir gibi verilemez.

İnfaz olayına da bakışım bu. Kafadan infaz veriyor size. Mesela diyor ki; işte bu kadarını yatacaksın, biraz uslu durursan… Hâlbuki infazda da aynı mantık var. Ben şuna inanıyorum; iyi hal kavramının rasyonel olması, ete kemiğe bürünmesi lazım. Yoksa herkese bir ayrıcalık, bir fırsat, bir ikramiye gibi kullanamayız. Ama öyle kullanılıyor gibi. Sadece bununla sınırlı tutmayalım bakın infazda da aynı şey oluyor. Eskiden çok daha fazla yatılmış kabul edilen zamanlar vardı, bir miktar bu ağırlaştırıldı tabi. Ben bunu da yanlış buluyorum. Suçlunun, verilen cezayı güne gün yatacağına inanmıyorsa  bu toplum, ve biz, eğer cezalardan bir sonuç bekliyorsak, müeyyidelerde bir ıslah amacı güdüyorsak böyle olmaz.

Suçlu on gün mü yedi, on gün yatacak. Ama 8 gün sonra, çıkacak adamın yaşamıyla bunu hak ettiğini, bu topluma ya da kurumlara, kuruluşlara kanıtlaması gerekir ki bundan yararlansın. Bu açıdan sistemin temelinde bir kolaycılık, herkese bir ayrıcalık olmaz. Hak etmek gerekir.

İyi hal ayrıcalıklı maddedir. İnfaz da bana göre ayrıcalıklı bir hüküm uygulamasıdır. Bunlar otomatikman herkese uygulanır diye bir şey olmaz. Ben bunu doğru bulmuyorum. 

Topluma gidin sorun “bugün yatar yarın çıkar” diyor. Bu algıyı bozamazsanız, değiştiremezseniz, cezaların caydırıcılığı da ortadan kalkar. Ben hepsini bir bütün, bir fotoğraf olarak görüyorum. İyi hal indirimini de, ceza infazını da ve diğer konuların hepsini, ben, bu mantıktan bakarak yanlış olduğunu düşünüyorum.

Ayrıcalık, hak edene uygulanmalıdır. Ki insanlar ödül olarak 10 gün yerine 8 gün yatıp çıkacaksa kendini kanıtlamaya çalışsın. Suçlu bizim aramıza dönmeye hazır olduğunu göstermelidir.

Ne kadar saçma… Biz bile diyoruz temiz ol, kravatını tak bilmem ne… Bunlar doğu toplumlarına özgü bir şey. Yani bu durum doğu toplumlarına özgü bir anlayışın yasalaşmış halidir.

Eskişehir Barosu Başkanı Av. Rıza Öztekin: Sulh ceza kanununda belli bir oranda, duruşmalardaki hal ve tavırları, geçmiş hali, olumlu kişiliği gibi gerekçelerle bu tip indirimler yapılıyor.

Ama son yaşanan olaylarla ilgili, kan dondurucu, insanın tüylerini ürperten, -bir tanesi daha biliyorsunuz 40 parçaya bölmüş eşini, çöp konteynırına koymuş- bu tip durumlarda böyle bir indirimin yapılma imkânı yok.

Hani hep konuşuluyor ya;  son celseye gelmiş, iyi giyinmiş falan, bundan bile indirim alındı diye… Böyle bir durumda iyi hal indiriminin oranı 1/6’dır. Ama böylesi bir durumda iyi hal indirimi uygulanmasının imkânı yok. Olmaz zaten, bir yargıcın takdir yetkisini kullanırken de, adalet konusunu iyi tartması lazım. Böyle bir durumda indirim yapılabilecek herhangi bir madde yok.

İyi hal indirimi bu tür davalarda uygulanmaz, iyi hal indirimi uygulanması imkânsız. Yargıcın böyle bir takdir yetkisini -evet yasa da verilmiş- ama böyle bir davada takdir yetkisini kullandığında, Yargıtay’ın bozacağını düşünüyorum.

Duruşmalardaki iyi halin de bir sınırı vardır. Suçun işleniş şekliyle birlikte cezayı ağırlatıcı o kadar çok sebep var ki iyi hal indiriminin burada uygulanma imkânı yok. Evet, hukuk öyle bir takdir yetkisini yargıca vermiş, ama ben uygulanacağını zannetmiyorum.

Mersin Barosu Başkanı Av. Alpay Antmen: İyi hal indirimi, teoride, aslında olması gereken bir husus... Çünkü ceza hukukunda cezalandırılan failin kötülüğüdür.

Aynı suçu işleyen iki zanlı arasındaki fark için, iyi hal indirimi uygulanabilir. Yani; iki zanlıya da aynı cezayı vermemiz gereken durumlarda; birinin, mahkemedeki agresif, saygısız tavırları, diğerinin ikrarı, olduğu zaman ardaki fark için kullanılabilir belki.

Ama toplumda infial uyandıran olaylarda, kasıtla işlenen; tecavüz, aile içi şiddet, adam öldürme, kasıtla adam öldürme gibi suçlarda iyi hal diye bir şey olmaz.

Özellikle Özgecan olayında; Ben, dosyadaki bütün ifadeleri, delilleri, bulguları inceledim, iyi hal diye bir şeyin söz konusu dahi olabileceğini düşünmüyorum. Tabi zanlıların adil yargılanma hakkı engellenmemeli, savunma hakları kısıtlanmamalı. Yargılama sonucunda hâsıl olacak sonuca göre verilebilecek en ağır ceza ile cezalandırılmaları gerektiğini düşünüyorum.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim