• BIST 106.663
  • Altın 143,662
  • Dolar 3,5540
  • Euro 4,1354
  • İstanbul 33 °C
  • Ankara 29 °C

"Kaçak Saray'ın Sakini Anayasa'yı Hedef Alıyor"

"Kaçak Saray'ın Sakini Anayasa'yı Hedef Alıyor"
Adana Barosu Başkanı Av. Mengücek gazi Çıtırık, gündemdeki gelişmelere dair yazılı bir açıklama yaptı. Av. Çıtırık, '' Ülkemiz, ilan edilmemiş bir olağanüstü hal durumundan geçmektedir'' dedi.

MİLLİ İRADEYE SAYGI GÖSTERİLMEDİ

7 Haziran 2015 tarihinde yapılan 25. Dönem TBMM seçim sonuçlarını, gerek siyasi iktidarın gerekse Kaçak Saray’ın sakini olan kişinin kabullenmediğini vurgulayan Av. Çıtırık, "dillerinden düşürmedikleri ''milli iradeye'' saygıyı sergileyemediler. 13 yıldır devam eden tek başına iktidar sürecinin sonuçlanmasından rahatsızlık duyup, aradan geçen iki aylık zaman dilimi içinde ne kadar iktidara bağımlı oldukları söylem ve eylemleriyle net bir şekilde görülmektedir." dedi.
 
Seçim sürecinin; tansiyonu son derece yüksek, gerilimli ve çatışmacı bir dil üzerinden devam etttiğine dikkat eden Adana Barosu Başkanı, sözlerini şöyle sürdürdü; "Cumhuriyet tarihinde ilk kez bir Cumhurbaşkanı, ettiği yemine sadık kalmayıp, tarafsızlığını yitirerek, ilişiğinin kesildiği siyasi parti için özel mitingler düzenlemekten, kamu yatırımları açılışı yapmaktan geri durmamıştır. Ayrıca, ötekileştiren ve ayrımcı bir dil kullanarak kafasından geçen Türk usulü başkancı sisteme geçilebilmesi için yeterli milletvekilini çıkarması için yoğun bir çaba harcamıştır."

'' ÜLKEMİZ, İLAN EDİLMEMİŞ BİR OLAĞANÜSTÜ HAL DURUMUNDAN GEÇMEKTEDİR.''
 
"Seçimler sonrasında 4 siyasi partiden oluşan bir Meclis tablosu ortaya çıkmış ve siyasi iktidar, 13 yıllık tek başına iktidar dönemini kapatmıştır. Daha sonra Suruç Katliamıyla genç fidanların alçakça saldırıya uğramaları sonrasında yeni bir süreç başlamış, çok sayıda yurttaşımız, polis ve askerlerimiz şehit edilmiştir. Terör olayları sıradanlaşmış, kanıksatılmış ve toplum güvenlik mi özgürlük mü ikilemiyle karşı karşıya bırakılmıştır. Toplumsal huzur ve barışa atılan bombalar sonrasında, ülkemizde kaos, kargaşa ortamı hakim olmuştur. Bu süreçte kanın akmasının durdurulması, ülke genelinde huzur ve barış ortamının tesis edilmesi yerine, daha da ağırlaşan koşulların içinden geçilmektedir. Siyasi iktidarın, gizlilik içerisinde yürüttüğü, TBMM'den kaçırdığı, muhalefet partileriyle ve kamuoyuyla paylaşmadığı, içeriğinin ve siyasi muhatabının kim olduğunun bilinmediği, nerde başlayıp nerde biteceğinin bilinmediği,taleplerin ne olduğunun bilinmediği bir çözüm süreci kavramını, sihirli değnek gibi kullanmaya başlamış, ancak bu kavramın içi doldurulamadığından, kamuoyunu yeterince tatmin edecek açıklamalar yapılmadığından ve siyasi iktidarın gereken, kararlı irade sergilememesi sonrasında terör olayları daha da artmış, silahlarını susturması ve teslim etmesi gerekenler, akan kan karşısında tepkilerini daha net ortaya koymaları gerekenlerin sessizliğiyle üzüntü veren, ülkemizi yasa boğan,acıları katmerleştiren tablo sürmektedir.
 
Ülkemiz, ilan edilmemiş bir olağanüstü hal sürecinden geçmektedir. Lice, Silvan, Varto, Şemdinli ilçelerinde getirilen sokağa çıkma yasakları, seçilmiş belediye başkanları hakkında başlatılan gözaltılar, bir siyasi partinin doğrudan hedef haline getirilmesi gibi durumlar düşünüldüğünde ülke demokrasisini güzel günlerin beklemediği görülmektedir."

KAÇAK SARAY'IN SAKİNİ ANAYASA'YI HEDEF ALIYOR
 
"Kaçak Saray'ın sakini olan kişinin kafasından geçirdiği modeli yaşama geçirebilmek için, ülke kurumlarının içi boşaltılmış, görevini yapmakta olan kişiler görevden alınarak, uzaklaştırılarak, görev yapamaz hale getirilmiş, bunların sorumlusu olarak parlamenter demokratik rejimin işlemediği algısı yaratılarak, kişiye özgü sistem değişikliğinin alt yapısı oluşturulmaktadır.

Anayasal sınırlar içerisinde kalmayan, Anayasa'nın uygulanmasını, devlet organlarının düzenli ve uyumlu çalışmasını gözetmeyen, birleştiren, kaynaştıran, birarada yaşayabilme dili yerine, ayrımcılık ve nefret söylemini kullanan Kaçak Saray'ın sakini olan kişi, halk tarafından seçilmesini bir üstünlük ve meşruiyet kaynağı göstererek sembolik değil, filli gücü olan cumhurbaşkanı olduğundan bahsedebilmektedir. Anayasa dışı söylem ve eylemleriyle parlamenter demokratik rejimi doğrudan hedef alan Kaçak Saray'ın sakininin anayasal sınırlar içerisine dönmesi gerekmektedir. Hiç kimse veya organ, kaynağını anayasadan almayan bir devlet yetkisi kullanmayacaktır. Ettiği yemine sadık kalarak, anayasal sınırlar içinde kalmasını Kaçak Saray'ın sakininden beklemekteyiz."

BAROTÜRK

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim