• BIST 108.827
  • Altın 154,122
  • Dolar 3,8359
  • Euro 4,5239
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 7 °C

Kadın Hakim: "Gezi'de Doktorlar İnsanlık Onurunu Gözettiler!"

Kadın Hakim: "Gezi'de Doktorlar İnsanlık Onurunu Gözettiler!"
Gezi olaylarında yaralılara sokakta verilen gönüllü hekim desteği nedeniyle Ankara Tabip Odası yönetiminin görevden alınması istemiyle açılan davayı reddeden kadın yargıç, gerekçeli kararında hükümete sağlık ve insan onuruyla ilgili ders verdi.

 

Taraf ‘tan Adnan Keskin'in haberine göre; Ret kararı "Gezi olaylarında sağlık bakanlığı hizmetleri yetersizdi. Gönüllü hekimler olmasaydı, çok ölüm-/sakatlık olurdu. İnsan onurunu gözetmek hekimin öncelikli görevidir. Onlar, hekimlik ve insanlık gereği olarak insan hayatını kurtarmayı amaçladılar. Suç işlemediler" gerekçelerine dayandırıldı.

GEZİ, SAĞLIK, ONUR DERSLERİ

Yargıç Zerrin Berke, redde ilişkin gerekçeli kararının yazımını da bitirdi. Taraflara da tebliğ edilen gerekçeli kararda, insanlık onuru, hekimlik ve sağlık konularında ders niteliği taşıyan şu değerlendirmeler yapıldı: Hekimlik meslek etiği kurallarının 5.maddesinde “Hekimin öncelikli görevi hastalıkları önlemeye ve bilimsel gerekleri yerine getirerek hastaları iyileştirmeye çalıştırarak insanın yaşamını ve sağlığını korumaktır. Meslek uygulaması sırasında insan onurunu gözetmesi de hekimin öncelikli ödevidir." 7.maddesinde “Hekimin görevleri her durumda hastaları arasındaki siyasal görüş, sosyal durum, dini inanç, milliyet, etnik köken, ırk, cinsiyet, yaş, toplumsal ve ekonomik durum ve benzeri farklılıkları gözetmeksizin yerine getirmekle yükümlüdür.”, denilmektedir.

Çok sayıda hekimin geniş çaplı bir olayda ilk yardım ve acil yardım yükümlülüğünü yerine getirmelerini gerektiren olaylarda bir sağlık kuruluşunda çalışsın veya çalışmasın olaya müdahale eden hekimlerin deontolojik/yasal yükümlülüklerini meslek kurallarına uygun biçimde yerine getirmelerinin sağlanması için meslek odasının gereken önlemleri alması, düzenlemeyi yapması bir sağlık işletmesi değil, tıp kurallarıyla ve tıbbın disipliniyle belirlenen geçici bir iş örgütlenmesidir. Burada amaç, sürekli sağlık kamu hizmeti üretmek değil, sağlık kamu hizmetinin üretimine anlık, arızi ve geçici olarak katılmak zorunda kalan hekimlerin meslek kurallarına uygun davranabilmelerini sağlamaktır. İncelenen tüm dosya içeriğinden, dinlenen tanık beyanlarından, bu tür büyük olaylarda sahada sağlık hizmetinin verilmesi gerekeceği, zamanında müdahale edilmediğinde kalıcı sakatlıklar ve ölümler oluşacağı, Davacının (Sağlık Bakanlığı’nın)sağlık hizmetinin yeterli olmadığı, gönüllü hekimlerin yaralanan vatandaşlara yardım ederek ortaya daha vahim bir tablonun çıkmamasına yardım ettikleri, Hekimlik görevinin şartlarını ve insanlık gereği olarak insan hayatını kurtarmayı amaçlayarak müdahalelerde bulundukları, Davalı kurumun (Ankara Tabip Odası) ise Gönüllülerle bu işlemleri koordine etmeye çalıştığı, davacının belirttiği anlamda sürekli kamu hizmeti üretmenin bulunmadığı, Ankara Tabip Odası olarak bu anlamda revir kurmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir”

OTORİTE DIŞI TEDAVİ SUÇU

Sağlık Bakanlığı, 31 Mayıs 2013 ile 14 Haziran 2013 tarihleri arasında Gezi parkı eylemlerinde verilen gönüllü hekimlik hizmeti nedeniyle Ankara Tabip Odası Yönetim Kurulu ile Haysiyet Divanı’nın görevden alınması istemiyle ve şu gerekçelerle dava açmıştı: ”Gerek kanuna aykırı eylemlerin failleri ve gerekse vatandaşların bu eylemler sebebiyle çeşitli sağlık problemleriyle karşı karşıya kaldıkları, Sağlık Bakanlığının bu olaylar esnasında 169 acil sağlık ekibi ile sağlık hizmeti verdiği-569 vakaya acil sağlık ambulansı ile müdahale edildiği- Ancak, Tabip Odalarının görevleri arasında sağlık hizmet birimi açmanın ve işletmenin bulunmadığı, buna rağmen davalının Bakanlıklarından izin alınmaksızın hiçbir kamu otoritesinin kontrolü altında olmaksızın sağlık hizmeti birimleri açtığı ve işlettiği, revir olarak hizmet verilen yerlerin… Binaları olduğu, Ankara Tabip Odasının Bakanlıklarından izinsiz olarak sağlık birimleri oluşturulmasını organize ettiği” ancak bakanlığın bu çok tartışılan davası, 20 Şubat 2014 tarihinde Ankara 23. Asliye Hukuk Mahkemesi yargıcı Zerrin Berke tarafından reddedilmişti.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim