• BIST 89.109
  • Altın 146,701
  • Dolar 3,6410
  • Euro 3,9269
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 10 °C

Kadın Hukukçular Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Taleplerini Dile Getirdiler

Kadın Hukukçular Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Taleplerini Dile Getirdiler
Türkiye Barolar Birliği Kadın Hukuku Komisyonu Yürütme Kurulu üyeleri Meclis’te grubu bulunan iki siyasi partinin başkan vekillerini ziyaret ederek taleplerini dile getirdiler.

TÜBAKKOM Dönem Sözcüsü Osmaniye Barosu’nun öncülüğünde Ankara’ya gelen TÜBAKKOM Yürütme Kurulu, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde yapacakları görüşmeler öncesinde Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu'nu ziyaret ederek görüşlerini aldı. 

Heyet, TBMM’de ilk olarak Cumhuriyet Halk Partisi Grup Başkanvekili Levent Gök ile görüştü. Ankara Milletvekili Şenal Sarıhan, Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu ve Kocaeli Milletvekili Fatma Kaplan Hürriyet’in de hazır bulunduğu ziyarette TÜBAKKOM’un çalışmaları hakkında bilgi verildi.

Osmaniye Barosu Başkanı Av. Dilem Aksoy, Osmaniye Barosu TÜBAKKOM Dönem Sözcüsü Av. D. Ebru Coşkuner Kolak, İstanbul Barosu TÜBAKKOM Üyesi Av. Hale Akgün, Samsun Barosu TÜBAKKOM Üyesi Av. Kübra Tüfek, Ankara Barosu TÜBAKKOM Üyesi Av. Tülay Çelikyürek, Sivas Barosu TÜBAKKOM Üyesi Av. Serap Hergüner, Edirne Barosu TÜBAKKOM Üyesi Av. Nurten Kasapoğlu, Mersin Barosu TÜBAKKOM Üyesi Av. Burcu Düzen Gürler’den oluşan heyet, daha sonra Milliyetçi Hareket Partisi Grup Başkanvekili Erkan Akçay’ı makamında ziyaret etti.

Görüşmelerde heyet adına konuşan Osmaniye Barosu Başkanı Av. Dilem Aksoy, Meclis’te kadın hukuku ile ilgili yapılacak çalışmalara katılmaya ve katkı sunmaya hazır olduklarını dile getirerek, “Laik Cumhuriyet’in bize verdiği haklardan asla vazgeçmeyeceğiz. Onun için mücadeleyi sonuna kadar sürdüreceğiz.” diye konuştu. Kadının aile içerisinde değil, birey olarak kabul edilmedikçe haklarının teslim edilemeyeceğini söyleyen Aksoy, “Kadın Bakanlığı” kurulması yönündeki taleplerini de dile getirdi.

Milletvekillerine, küçük yaşta evliliklere ve çocuk istismarına dikkat çekmek amacıyla 30 Ocak 2016 tarihinde gerçekleştirdikleri “Çocuktan Gelin Olmaz” isimli kurultayın sonuç bildirgesini sunan Aksoy, değerlendirme ve önerilerini şöyle sıraladı:

  • Çocuk yaşta evlilikler (18 yaş altı) Uluslararası Sözleşmeler ve Çocuk Koruma Kanunu’na göre insan hakkı ihlali olup çocuğa karşı şiddet suçudur.
  • Tarafı olduğumuz Çocuk Hakları sözleşmesi ile Türk Medeni Kanunu, Çocuk Koruma Kanunu, Türk Ceza Kanunu’nda yer alan çocuk tanımı ve çocuk sayılma yaşları birbirinden farklı olup uygulama da hak ihlallerine sebep olmaktadır. Bu sebeplerle yasal düzenleme yapılarak Evrensel Çocuk Hakları Bildirgesi doğrultusunda ortak bir çocuk tanımı ve çocukluk yaşı belirlenmelidir.
  • (4+4+4) kesintili eğitim sisteminin erken yaşta evliliklerin en büyük etken sebeplerinden birisi olduğu bilimsel çalışmalar neticesinde kanıtlanmış olup, eğitim sistemi 12 yıllık zorunlu, kesintisiz ve örgün eğitim sistemi olarak belirlenmelidir.
  • Okul öncesi eğitimden başlayarak, eğitimin her kademesinde toplumsal cinsiyet eşitliği, insan hakları, çocuk hakları konularını içeren bir derse müfredatta yer verilmelidir.
  • Küçük yaşta evliliklerin önlenmesi kapsamında yer alan evliliğe izin konularında Aile Mahkemesi Hakimleri, Çocuk Mahkemesi Hakimleri ve Savcılar ile ortak çalışmalar yapılmalıdır. Ayrıca küçük yaşta evliliklerde evliliğe izin dosyalarında uzmanlardan rapor alınarak ve yargılamalar duruşmalı yapılmak sureti ile karar verilmelidir.
  • Çocukların cinsel sağlık ve üreme sağlığı konularında yaş gruplarına ve zihinsel yeterliliklerine göre bilgilendirilmeleri ve bu kapsamda sağlık hizmetlerine kolay ulaşımlarının sağlanmalıdır.
  • Anayasa mahkemesinin TCK md.230’un 5. ve 6’ncı fıkralarının iptal kararının sakıncalarını kaldırmak için Uluslararası Sözleşmeler ve Çocuk Koruma Kanunu da özellikle dikkate alınmak sureti ile yasal bir düzenleme yapılmalıdır.
  • Anayasa Mahkemesince iptal edilen TCK md.103/2 kapsamında yapılacak olan yasal düzenlemelerde; etkili, caydırıcı, kaçınılmaz yaptırım için çocuğu tehdit eden bütün eylemleri içeren suç tanımı yapılmalıdır. Ayrıca bu kapsamda TCK’de küçük yaşta evliliğin suç olduğuna dair ayrı yasal bir düzenleme yapılmalıdır. Bu suç tanımında da suçu azmettirenler, iştirakçilere de ceza tayini yoluna gidilmelidir.
  • Sığınmacı ve savaş mağduru kadın ve çocuklara karşı cinsel şiddetin ve erken yaşta evliliklerin önlenmesi için kamu düzenine uygun olarak yasal düzenlemeler yapılmalıdır.
  • Kamu yönetiminde görev alanların da çocuk evlilikleri özendirici davranış ve konuşmalar yapmaktan kaçınması sağlanmalıdır.

BAROTÜRK

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim