• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -1 °C

“Kamu Düzeni Kisvesi Altında Özgürlük Alanları Kısıtlanıyor”

“Kamu Düzeni Kisvesi Altında Özgürlük Alanları Kısıtlanıyor”
Ağrı Barosu Başkanı Ali Artuk, İç Güvenlik Paketi ile ilgili basın açıklaması yaptı.

Adliye önünde bir açıklama yapan Ağrı Barosu Başkanı Av. Ali Artuk, basın ve kamuoyunda İç Güvenlik Paketi olarak bilinen Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu ile Bazı Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Tasarısı’nın yapılan görüşmeler sonucundan meclis komisyonunda geçtiğini ve TBMM Genel Kurulu’na sevk edildiğini söyledi.

Bu çalışmanın Kobani’ye destek eylemlerinden sonra başlatıldığını belirten Av.  Artuk, “siyaset kurumunun; kamu düzeni kisvesi altında özgürlük alanlarını kısıtlayan, düşünce ve ifade hürriyetini sınırlayan, örgütlenme hakkını hiçe sayan bu tasarı ile devletin güvenlikçi konseptini hayata geçirmeyi amaçladığı anlaşılmaktadır. Bu anlayışla hiçbir hukuksal ve toplumsal sorun çözülemez. Aksine tasarının yasallaşması mevcut sorunları gittikçe derinleştirir. Gelişmiş tüm demokrasilerde daha fazla özgürlük, daha fazla hukuk, evrensel değerlerle yoğrulmuş insan hakları talebinin dillendirildiği bir ortamda güvenlik paketi ancak devlete karşı güvensizlik oluşturabilir. Özgürlükçü, tüm farklılıkları kabul gören, inanç, mezhep ve etnik duyarlılıklara saygı temelinde yeni bir Anayasa söylemi ile yoluna devam etmek isteyen iktidarın amacına gölge düşürecek bu çalışmayı derhal durdurması gerekmektedir" dedi.

"İç güvenlik paketi ile polis ve Jandarmanın bütün alanlara ilişkin arama yetkisinin genişletilmesi, özel yaşama müdahaleyi kaçınılmaz kılmaktadır" diyen Artuk, sözlerini şöyle tamamladı:

"Müşteki, mağdur ve tanıkların beyanlarının gerekirse adliye dışındaki mekânlarda alınacak olması, ceza hukukunun hiçbir ilkesi ile izah edilemez. Kişinin en temel demokratik hakkı olan toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılmanın bir tutuklama nedeni sayılması, hâkim kararı olmadan telefon dinleme süresinin 24 saatten 48 saate çıkarılma yetkisinin tanınması, hukuk devletinin kural ve kaideleri ile asla bağdaşmamaktadır. Bunun yanında havai fişek, sapan ve benzer cisimleri taşıyanlar için ciddi cezaların istendiği, toplantı ve gösteri yürüyüşlerine katılmanın cezalarla engellenmeye çalışıldığı, atkı, puşi ve gaz maskesi takanlara yönelik tutuklama koşullarının kolaylaştırıldığı bir ortamda kişi güvenliği ve özgürlüğünden bahsetmek mümkün değildir. Toplumsal olaylar karşısında elinde herhangi bir cisim bulunan kişilere yönelik polis ve jandarmanın silah kullanma yetkisi ile donatılmış olması faili meçhul olayları tetikleyecektir. Polis ve jandarmaya savcılık misyonu yüklendiği ve belli hallerde gözaltı yetkisi verildiği iş bu güvenlik paketi tamamen kolluğu denetimsiz bir güç haline getirecek ve keyfiliği tetikleyecektir. Bu pakette polis ve jandarma kutsanmıştır. Bu pakette hukuk devletinin, insan haklarının, hukukun üstünlüğünün kırıntıları dahi bulunmamaktadır. Cumhuriyetin ilanından bu yana dönemin muktedirleri tarafından kaleme alınan birçok yasa ve uygulama başta Kürt sorunu olmak üzere hiçbir toplumsal hadisenin güvenlikçi bir anlayışla çözülmediğini, çözülemeyeceğini ortaya koymuştur. Dolayısıyla toplumsal barışı, toplumsal uzlaşıyı zedeleyecek, bu amaca hizmet edecek ve keyfilik doğuracak İç Güvenlik Paketi’ne ilişkin tasarının bir an önce geri çekilmesi gerekmektedir.”

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim