• BIST 81.712
  • Altın 147,331
  • Dolar 3,8050
  • Euro 4,0356
  • İstanbul 7 °C
  • Ankara 1 °C

“Kanunun Suç Saymadığı Fiillerden Cezalandırma Yoluna Gidiliyor"

“Kanunun Suç Saymadığı Fiillerden Cezalandırma Yoluna Gidiliyor"
‘Barış' bildirisini imzalayan akademisyenlerle ilgili üniversitelerin açtığı soruşturmaların hukuki analizi yapıldı.

Prof. Yaman Akdeniz ve Yardımcı Doç. Kerem Altıparmak'ın hazırladığı çalışmada dikkat çekici tespitler var: “Soruşturmalar, hukuki dayanaktan yoksun ve keyfi. Kanunun suç saymadığı fiillerden cezalandırma yoluna gidiliyor.”

Barış İçin Akademisyenler Bildirisi'ne imza atan öğretim üyeleri hakkında yurt genelinde disiplin Soruşturması açılmasına tepkiler sürüyor. Yurdun birçok yerinde akademisyenlere destek eylemleri, açıklamaları yapılırken, birçok kurum ve kuruluş, akademinin özgürlüğüne vurgu yaptı. Bilgi Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yaman Akdeniz ile Aralık 2015'te ifade özgürlüğünü ihlal ettiği nedeniyle Türkiye'yi Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) mahkum ettiren Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Öğretim Üyesi Yardımcı Doçent Kerem Altıparmak, akademisyenlere açılan disiplin soruşturmalarıyla ilgili 12 sayfalık hukuki görüş hazırladı. Hazırlanan raporda mevcut soruşturmaların hukuki dayanağının olmadığına dikkat çekilirken buna rağmen 36 farklı üniversiteden 600 imzacı öğretim üyesi hakkında soruşturma açıldığı belirtildi. Açılan soruşturmalarda hukuka aykırılıklar olduğunun altı çizilirken, “Şu ana kadar açılan ve yürütülen soruşturmaların ortak yönü esasen ortak yönlerinin olmamasıdır. Bu nedenle soruşturmaların, keyfî ve belirsiz olduğu çok açık bir şekilde ortaya çıkmıştır.” ifadeleri kullanıldı.

Kocaeli'nde 15 Ocak'ta evlerine baskın yapılan ve gözaltına alınan 19 akademisyen çevik kuvvet araçlarıyla adliyeye getirilmişti.

Hukuki görüşte birçok üniversitede açılan disiplin soruşturmalarından alıntılar da yapıldı. İnsan hakları alanında yaptıkları çalışmalarla tanınan Akdeniz ve Altıparmak, inceledikleri soruşturmaların hiçbirinde üniversite yönetimlerince bir suç isnat edilmediğini kaydetti. Akademisyenlerin savunmalarında yararlanmaları için hazırlanan hukuki görüşte, “İnceleme imkanımız olan soruşturmaların bir tanesinde bile suç olduğu belirtilen eylemin hangi yasanın hangi hükmüne denk düştüğünü gösterir bir soruşturma yazısına ulaşılamamıştır. Soruşturma yazıları ya hiçbir yasal dayanak göstermemekte ya da bir yasa veya yönetmeliğin bütününe gönderme yapmaktadır. Taşra üniversitelerinde ise süreç daha da keyfi bir şekilde yürütülmektedir.” denildi. Soruşturmalarda hangi suçun tarif edildiği ve bildirideki hangi ifadede suç işlendiğinin belli olmadığı vurgulanarak soruşturmaların usulsüzlüğüne dikkat çekildi. Raporda asıl disiplin suçunu işleyenlerin üniversite yönetimleri olduğu iddia edilirken, “Bir başka deyişle, disiplin soruşturması açan üniversite yönetimlerin bizzat kendileri disiplin suçu işledi. Bir tek üniversite dahi usulüne uygun bir soruşturma açmayı başaramadı. Çünkü ortada bir suç yoktur.” ifadeleri kullanıldı.

HUKUK İLKELERİ AYAKLAR ALTINDA

Diğer yandan hukuki görüşte açılan soruşturmaların Anayasa ve AİHM içtihatlarına aykırı olduğu ileri sürüldü. Anayasa'daki “Kimse, kanun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz.” sözlerinin altı çizildi. Açılan soruşturmalarla en temel hukuk ilkelerinin ayaklar altına alındığı ve bu durumun da ağır bir hizmet kusuru olduğu dile getirildi. Ayrıca hakkında soruşturma açılan akademisyenlerin bilim, siyaset ve özel hayat hak ve özgürlüklerinin açıkça ihlal edildiği savunuldu.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim