• BIST 97.713
  • Altın 143,932
  • Dolar 3,5669
  • Euro 4,0007
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 12 °C

Karabük Barosu Uyardı: “Türkiye Silahlı Çatışma Ortamına Sürükleniyor”

Karabük Barosu Uyardı: “Türkiye Silahlı Çatışma Ortamına Sürükleniyor”
Karabük Barosu tarafından Avukatlar Haftası dolayısıyla basın açıklaması yapıldı. Çok sayıda avukatın hazır bulunduğu basın açıklamasını yapan Baro Başkanı Av. Rıdvan Erdoğan yargıdaki son gelişmeleri değerlendirerek sert açıklamalarda bulundu.

“Türkiye silahlı çatışma ortamına sürükleniyor”

Türkiye’nin kargaşa ve silahlı çatışma ortamına sürüklendiğini ifade eden Av. Erdoğan açıklamasında şu görüşlere yer verdi: “Şahsım ve yönetim kurulu üyesi arkadaşlarım adına tüm meslektaşlarımızın Avukatlar Haftası’nı yürekten kutluyor, vefat eden meslek büyüklerimizi, üstatlarımızı saygıyla, rahmetle anıyoruz. 2015 yılının Avukatlar Haftası’nı kutladığımız şu günde ülkemizin, milletimizin ve mesleğimizin karşı karşıya olduğu vahim bazı gelişmeleri dile getirmeyi tarihsel bir görev sayıyoruz. 

Bugün herkesçe malumdur ki, anayasanın fiilen askıya alındığı, kuvvetler ayrılığı ilkesinin ortadan kaldırıldığı,   avukatlık mesleğinin itibarsız hale getirilmek istendiği, yargının yok sayıldığı bir dönemi yaşıyoruz. Öyle bir dönemdeyiz ki, anayasa ile düzenlenmiş olan parlamenter rejimin bekleme odasına alındığı bizzat Cumhurbaşkanı tarafından ilan edilmekte, bazı iktidar sözcüleri televizyon ekranlarında anayasayı paramparça etmekten söz etmektedirler. 

31 Mart 2015 günü Çağlayan adliyesinde yaşanan terör saldırısı ve devamında gelişen olaylar içinde bulunduğumuz vahim tabloyu maalesef daha da derinleştirmiştir.31 Mart günü şehit edilen merhum Cumhuriyet Savcımız Mehmet Selim Kiraz’ı bir kez daha saygıyla rahmetle anıyoruz. Yakınlarına ve yargı camiasına bir kez daha başsağlığı diliyoruz. Bu terör eylemini bir kez daha şiddetle kınıyoruz. Bu terörist eylemi yargının tamamına yapılmış olarak görüyoruz. Bu konuda savcı ve hâkimlerimizle dayanışma içinde olduğumuzu ifade ediyoruz.

Ancak şunu da belirtmek zorundayız ki, ülkemizde avukatlar ve barolar saldırıya uğradığında ya da hukuksuz bir eylem ile karşılaştığında savcı ve hâkimlerimiz aynı dayanışmayı maalesef göstermemektedirler. Üzülerek ifade edelim ki, bundan 22 ay önce yine Çağlayan adliyesinde güvenlik güçleri tarafından meslektaşlarımız hukuksuz biçimde yaka paça gözaltına alınırken ve cüppeleriyle yerlerde sürüklenirken meslek camiası olarak yanımızda çok fazla kişiyi bulamamıştık. Bunu da burada hatırlatma zorunluluğu duyuyoruz. Şayet avukatların cüppeleriyle yerlerde sürüklendiği ve şiddete maruz kaldığı o günlerde hâkimlerimiz, savcılarımız ve tüm yargı tek vücut olarak avukatların yanında yer alsaydı bugün belki farklı bir noktada olacaktık.

Yine üzülerek ifade edelim ki; Çağlayan adliyesinde yaşanan vahim terör eyleminin devamında yaşanan olaylar yargının kurucu unsurları olan avukatlar, hâkimler ve savcılar arasındaki hukuku tamamen ortadan kaldıracak niteliktedir.  Çağlayan’daki menfur terör eylemi bahane edilerek meslek camiamızın topyekün hedef alınması, adeta bu cinayetin avukatların üzerine yıkılmaya çalışılması mesleğimize yönelecek çok daha vahim başka saldırıların da habercisi gibidir. İlgili makamların cinayet sonrasında yasaya açıkça aykırı biçimde avukatların üzerinin aranması talimatı vermeleri ve devamında Çağlayan adliyesinde İstanbul Barosu Başkanı Sayın Ümit Kocasakal ve yönetim kurulu üyeleri ile İstanbul Barosu avukatlarına fiili müdahalede bulunulması siyasi iktidarın temel özgürlükler ve savunma dokunulmazlığı konusunda bazı kırmızıçizgileri aştığını ve bundan sonra da aşacağını göstermektedir.

Yangına körükle gitmeyi marifet sayanlar tüm toplum kesimlerini sindirip ezdikten sonra toplumun eğitimli aydın kesimlerine karşı savaş ilan etmiş, bu noktada avukatlar öncelikli hedef olmuştur. Günden güne otoriterleşen, yargıyı yürütmeye bağlayan, savunma mesleğini de işlevsiz kılmaya çalışan siyasi iktidarın baskı ve tehditlerinin önümüzdeki süreçte daha da artacağı, yaşamın tüm alanlarında yaygınlaşacağına dair endişeler giderek artmaktadır. 

İktidar sözcüleri gerilimi artıran, toplumu ayrıştıran ve kutuplaştıran söylemleri ile bu endişeleri haklı çıkarmaktadırlar.

Son yaşadığımız olaylar bize açıkça göstermektedir ki, ülkemizde siyasi kutuplaşmadan ve kamplaşmadan nemalananlar kan dökülmesini de göze almış durumdadırlar. Gelinen noktada ülkemiz maalesef bir kargaşaya ve silahlı çatışma ortamına doğru sürüklenmektedir. Son günlerde artış gösteren silahlı eylemler bunu göstermektedir.

Tek adam rejimini savunan siyasi iktidar ve destekçileri hukuku önemsemeyen, tarihten ders almayan, sosyoloji ve psikoloji biliminin verilerini inkâr eden tavır ve anlayışlarıyla bu kötüye gidişi analiz edecek durumda değillerdir.

Biz Karabük Barosu olarak bu kötüye gidişi görüyoruz, uyarı görevimizi yapıyoruz ve tarihe not düşüyoruz. Yaşanan bu gelişmelerin avukatlara, barolara ve Türkiye Barolar Birliğine de olağanüstü görevler yüklediğine inanıyoruz. Tutuklanma ve gözaltına alınma korkusuyla yaşayan halkımıza umut aşılamayı, önderlik etmeyi, anayasal düzeni, demokrasiyi ve hukuk devletini yeniden inşa için çalışmayı avukatların ve baroların tarihsel görevi olarak görüyoruz. Hiç bir meslektaşımız, hiçbir baromuz bu kutsal görevden kaçmayacaktır, kaçmamalıdır. 

Karabük halkı ve Türk Milleti umudunu asla yitirmemelidir. Ulusumuzun aydınlık öncüleri olan avukatları ve baroları susturarak halkımızı kendi dar dünya görüşlerinin cenderesi içine hapsetmek isteyenler tarih boyunca olduğu gibi yine kaybedeceklerdir. Yargıyı ve baroları dizayn ederek saadet zinciri kurmak isteyenlere karşı mücadele bayrağı daha da yükseltilecek, demokrasimizin sarsılmaz kaleleri olan barolar asla susmayacaktır.

Türk Milleti’nin aydınlık güçleri er ya da geç galip gelecek, anayasal hukuk devleti ve milli demokratik düzen mutlaka tesis edilecektir. Bağımsız Savunma, Bağımsız Yargı ve Bağımsız Türkiye ülkümüz mutlaka gerçekleşecektir. Bu duygu ve düşüncelerle meslektaşlarımızın Avukatlar Haftasını bir kez daha kutluyor, savunmanın özgür, yargının bağımsız olduğu aydınlık bir gelecek diliyoruz.”

BAROTÜRK

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim