• BIST 89.270
  • Altın 146,921
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • İstanbul 12 °C
  • Ankara 3 °C

"Kazada Ölenin Yakınlarının Soruşturmadan Haberdar Edilmemesi Hak İhlalidir"

"Kazada Ölenin Yakınlarının Soruşturmadan Haberdar Edilmemesi Hak İhlalidir"
Anayasa Mahkemesi: "Kazada ölenin yakınlarının soruşturmadan haberdar edilmemesi hak ihlalidir"

Olaylar

Başvuruculardan Hadra Akgül'ün oğlu ve diğer başvurucuların kardeşi Renas Bulut, 6/12/2012 tarihinde geçirdiği trafik kazası sonucu kaldırıldığı hastanede vefat etmiştir.

Adli Tıp Kurumu Ankara Grup Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi, 24/1/2013 tarihli rapor ile yaya Renas Bulut'a çarpan sürücünün tali kusurlu, Renas Bulut'un ise asli kusurlu olduğu yönünde görüş bildirmiştir. Söz konusu rapor üzerine, Renas Bulut'a çarpan sürücü hakkında taksirle ölüme neden olma suçundan kamu davası açılmıştır.

Başvurucular, yakınları Renas Bulut'un ölümünden ve kaza hakkında yürütülen ceza soruşturması ile kovuşturmasından 14/3/2013 tarihinde haberdar edilmiştir. Bunun üzerine başvuruculardan Hadra Akgül, 13/5/2013 tarihli dilekçe ile Sincan 4. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen kamu davasına katılma talebinde bulunmuştur.

Sincan 4. Asliye Ceza Mahkemesi, Renas Bulut'a çarpan sürücünün tali kusurlu olarak eylemi işlediğinin sabit olduğu gerekçesiyle 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve söz konusu hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar vermiştir. Başvurucuların anılan karara yaptığı itiraz reddedilmiştir. İtirazın reddi kararından sonra başvurucular Anayasa Mahkemesine bireysel başvuruda bulunmuştur.

Başvurucuların İddiaları

Başvurucular; yakınları Renas Bulut'un geçirdiği trafik kazası sonucu vefat ettiğini, müteveffanın üzerinde nüfus cüzdanı ve telefon bulunmasına rağmen yetkililer tarafından kendilerine ulaşılmadığını, bu sebeple cenazenin yaklaşık dört buçuk ay Adli Tıp Kurumunda bekletildiğini, ölüm olayından ve kaza hakkında yürütülen soruşturmadan Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından şikâyetçi olup olmadıklarının tespitine ilişkin yazılan talimat ile haberdar olduklarını, böylece soruşturma aşamasına kendilerinin dâhil edilmediğini ve toplanması istenen delillerin bildirilmesi olanağının soruşturma aşamasında kendilerine tanınmadığını, yeterli araştırma yapılmaksızın hüküm kurulduğunu ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın adalet duygusunun zedelenmesine sebep olduğunu belirterek yaşam hakkının ihlal edildiğini ileri sürmüşlerdir.

Kazada ölenin yakınlarının soruşturmadan haberdar edilmemesi hak ihlalidir

Anayasa Mahkemesi İkinci Bölümü, 24/3/2016 tarihinde Hadra Akgül ve diğerleri tarafından yapılan bireysel başvuruda (B. No: 2014/867), trafik kazası sonucu meydana gelen ölüm olayı hakkında etkili bir soruşturma ve kovuşturma yürütülmediği şikayetine ilişkin olarak Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının usul boyutunun ihlal edildiğine karar vermiştir.

Mahkemenin Değerlendirmesi

Etkili soruşturmanın önemli unsurlarından biri teoride olduğu gibi pratikte de hesap verilebilirliği sağlamak için soruşturmanın veya sonuçlarının kamu denetimine açık olmasıdır. Buna ilaveten her olayda, ölen kişinin yakınlarının meşru menfaatlerini korumak için bu sürece gerekli ölçüde katılmaları sağlanmalıdır.

Başvurucular, Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmadan haberdar edilmemiş, bunun doğal sonucu olarak ise soruşturma aşamasında yapılan hiçbir işleme katılamamış ve yapılan işlemlere itiraz edebilme olanağı elde edememiştir. Bu durum dikkate alındığında, başvurucuların soruşturmanın ilk ve kritik aşamalarında yer alma fırsatı elde edemediği, başvurucuların olayın çözümlenmesi açısından kritik öneme sahip olan araştırmalara meşru menfaatlerini koruyabilecek ölçüde katılma olanağına sahip olamadığı, iddianamenin tebliğinden sonra başvuruculardan Hadra Akgül sürücü hakkında açılan kamu davasına katılmış ise de, olayın gerçekleşmesinden altı ay sonra sağlanan bu imkânın başvurucuların meşru menfaatlerini korumak için yeterli olmadığı değerlendirilmiştir.

Açıklanan nedenlerle kovuşturma aşamasında yapılan işlemler ile derece mahkemelerinin dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelere göre verdiği hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı bakımından yaşam hakkının usul boyutu yönünden bir ihlal bulunmamakla birlikte, başvurucuların olayın çözümlenmesi açısından kritik öneme sahip araştırmaların yapıldığı soruşturma aşamasına meşru menfaatlerini koruyabilecek ölçüde katılma olanağına sahip kılınmamalarının Anayasa'nın 17. maddesinde güvence altına alınan yaşam hakkının usul boyutunu ihlal ettiği sonucuna varılmıştır.

HUKUK MEDENİYETİ

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim