• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 25 °C

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu, Cezanın Takdirinde Hata Yapılması

Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu, Cezanın Takdirinde Hata Yapılması
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu, cezanın takdirinde hata yapılması, yağma eyleminin konutta işlenmesi, suçun nitelikli hali olarak düzenlendiğinden yağma suçunun gerçekleştirildiği durumda ayrıca konut dokunulmazlığını bozma suçunda kurulamayacağı.

YARGITAY
14. CEZA DAİRESİ
Esas Numarası: 2013/11067
Karar Numarası: 2014/2859
Karar Tarihi: 06.03.2014

BASİT NİTELİKLİ CİNSEL SALDIRI SUÇU
KONUTTA YAĞMA SUÇU
KİŞİYİ HÜRRİYETİNDEN YOKSUN KILMA SUÇU
CEZANIN TAKDİRİNDE HATA YAPILMASI
YAĞMA EYLEMİNİN KONUTTA İŞLENMESİ SUÇUN NİTELİKLİ HALİ OLARAK DÜZENLENDİĞİNDEN YAĞMA SUÇUNUN GERÇEKLEŞTİRİLDİĞİ DURUMDA AYRICA KONUT DOKUNULMAZLIĞINI BOZMA SUÇUNDA HÜKÜM KURULAMAYACAĞININ GÖZETİLMEMESİ

ÖZETİ: Yağma suçunun konutta gerçekleşmesi durumunda TCK.nın 149/1-d maddesi gereğince nitelikli yağma suçu oluşacağından ayrıca konut dokunulmazlığını bozma suçundan hüküm kurulamaz. Sanığın, mağdura yönelik cinsel istismar ve yağma eylemlerini gerçekleştirdiği zaman zarfı dışında hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakma biçiminde eylemi bulunmadığı gözetilerek kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraat kararı verilmelidir.

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi;

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 21.06.2005 gün ve 61/82 sayılı Kararında vurgulandığı üzere, hükmün temyiz edilebilir olup olmadığını belirleme bakımından hüküm tarihindeki kanuni düzenlemenin dikkate alınması gerektiği, 14.04.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanunun 26. maddesiyle 5320 sayılı Kanuna eklenen geçici 2. madde ile hapis cezasından çevrilenler hariç sonuç olarak hükmedilen 3000 TL'ye kadar (dahil) para cezaları kesin nitelikte olup, verilen cezanın miktarı itibarıyla CMUK.nın 305/1. maddesi gereğince kesin olan hükmün temyizi mümkün bulunmadığından, sanık müdafiin hakaret suçundan yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 317. maddesi uyarınca reddiyle incelemenin sanık hakkında kurulan beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırı, yağma, konut dokunulmazlığının ihlali ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan mahkûmiyet hükümleri ile sınırlı olarak yapılmasına karar verildikten sonra gereği düşünüldü:

Mağdurenin 15.12.2010 tarihli kolluk ve 17.12.2010 tarihli savcılık beyanlarında sanığın kendisine saldırdığında önce kendisinden para istediğini, kendisinde para olmadığını söylemesi üzerine yaşanan boğuşma sırasında sanığın boynunda asılı bulunan para çantasının ipini kopardığını ancak sanık görmeden çantayı divan arasına sakladığını beyan etmesi; mağdurenin 18.07.2011 tarihli savcılık beyanında ise, evde yaptığı araştırmada para çantasını bulamadığını ve çantanın da sanık tarafından alınmış olduğunu beyan edip 22.01.2013 tarihli talimat beyanında sanığın boynundaki çantanın ipini kopararak çantayı aldığını beyan etmesi karşısında mağdurenin kolluk ve ilk savcılık beyanlarındaki çelişkinin nedenini 18.07.2011 tarihli savcılık beyanında açıklaması nedeni ile tebliğnamede bu hususta bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

Sanık hakkında yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;

Delillerle iddia ve savunma, duruşma göz önünde tutularak tahlil ve takdir edilmiş sübutu kabul olunan fiillerin unsurlarına uygun şekilde tavsif ve tatbikatı yapılmış bulunduğundan, sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,         

Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;

Oluşa, mağdurenin anlatımlarına ve tüm dosya içeriğine göre, sanığın katılana karşı nitelikli cinsel saldırıda bulunmak istemesine karşılık 75 yaşındaki mağdurenin karşı koyması üzerine eylemini gerçekleştiremediği, sonrasında ise isteği üzerine mağdureyi tuvalete götürüp çıkışında yaptıklarımı kimseye söyleme diyerek olay yerinden ayrıldığı, başkaca herhangi bir engel sebep yokken sanığın eylemi tamamlamaktan vazgeçtiği anlaşıldığından, gönüllü vazgeçme anına kadar ki mağdurun vücuduna dokunma ve sıkma şeklindeki eylemine uyan basit cinsel saldırı suçundan mahkûmiyeti yerine yazılı gerekçeyle nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan hüküm kurulması,

Kabule göre;

Sanık hakkında TCK.nın 102/2-3-d maddelerince uygulama yapılarak bulunan 15 yıl hapis cezası üzerinden TCK.nın 35/2. maddesince 2/3 indirim yapılmasına karar verildikten sonra cezanın 5 yıl yerine 10 yıl olarak tespit edilip TCK.nın 102/5. maddesinin tatbiki ile sonuç cezanın 5 yıl yerine 10 yıl üzerinden takdir edilmesi,
Sanık hakkında konut dokunulmazlığının ihlali ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde; 

Yağma eyleminin konutta işlenmesi suçun nitelikli hali olarak düzenlendiğinden, yağma suçunun TCK.nın 149/1-d maddesi kapsamında gerçekleştirildiği durumda, ayrıca konut dokunulmazlığını bozma suçunda hüküm kurulamayacağının gözetilmemesi,

Sanığın mağduru cinsel istismar ve yağma eylemlerini gerçekleştirdiği zaman zarfı dışında hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakma biçiminde bir maksat ve eyleminin bulunmadığı gözetilmeyerek, sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatı yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,

Kanuna aykırı, sanık müdafiin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, kısmen re'sen de temyize tâbi hükümlerin 5320 sayılı kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca (BOZULMASINA), 06.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: http://www.adaletbiz.com/
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim