• BIST 105.324
  • Altın 146,596
  • Dolar 3,4727
  • Euro 4,1687
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 15 °C

“Kız Çocukları Daha Doğmadan Cinsiyet Ayırımcılığına Uğruyor”

“Kız Çocukları Daha Doğmadan Cinsiyet Ayırımcılığına Uğruyor”
Hatay Barosu Kadın Hakları Komisyonu Başkanı Av. Meral Asfuroğlu 11 Ekim Dünya Kız Çocukları Günü nedeniyle basın açıklaması yaptı.

Av. Asfuroğlu’nun açıklaması şöyle:

Pakistanlı 14 yaşındaki Malala Yusufzay kız çocuklarının da eğitim alması yönündeki akvistliği ile tanınmıştır. Batı basınında sıkça yer bulan röportajlarından birinde Malala "Benim haklarım var ve eğitim de benim haklarımdan biri" demiş, Malala; Taliban militanları olduğu iddia edilen kişilerce, Pakistan'ın kuzey batısındaki Mingora şehrindeki okulundan evine dönerken başından vurulmuştur. Bu olay dünyanın dikkatini kız çocuklarına çevirmesine neden olmuştur.

193 üyeli BM Genel Kurulunda, 2012 yılından itibaren 11 Ekim'in ''Dünya Kız Çocukları Günü'' olarak kabul edilmesine ilişkin Türkiye, Kanada ve Peru tarafından hazırlanan karar tasarısı bütün ülkelerin onayıyla kabul edilmiştir. Kararda bu kapsamda BM'ye üye tüm ülkeler, BM'nin ilgili kurumları, diğer uluslararası örgütler ve sivil toplum kuruluşları, 11 Ekim'i ''Dünya Kız Çocukları Günü''' olarak kutlamaya ve kız çocuklarının durumlarıyla ilgili tüm dünyada bilinç oluşturmaya çağrılmıştır. Amaç; tüm dünyada kız çocukların ayrımcılık, şiddet ve istismara uğradığına dikkat çekmek ve toplumsal konumlarının güçlendirilmesine ve insan haklarının önemine vurgu yapmaktır.

Günümüzde hala, kız çocukları daha doğmadan cinsiyet ayırımcılığına uğramakta, giysi ve oyuncakları ona göre hazırlanmakta, doğduktan sonra da ayırımcılık tüm şiddeti ile devam etmektedir. Kız çocuklarına sadece ev içinde anne ve eş olma görevi biçilerek bu işler öğretilerek bu yönde teşvik edilmekte, iş ve sosyal yaşama katılmaması yönünde önüne sayısız engeller çıkarılmaktadır. Bu engeller kız çocuğuna gerekli okul eğitimi verilmemesi, iş yaşamına katılmasının önüne geçilmesi, sosyal yaşamdan uzak bırakılması, siyasetin sadece erkek işi olduğu algısı nedeniyle, siyasi yaşama katılmasının engellenmesi, erken (çocuk)yaşta evlendirilerek kendini geliştirme hakkından yoksun bırakılması vb. gibi pek çok bariyer şeklinde karşılarına çıkmaktadır. Bunların yanında en başta aile fertleri tarafından şiddete maruz kalmakta, tecavüz ve taciz mağduru olmakta, çocuk işçi olarak çalıştırılmaktadır. Savaş mağdurlarının birincil gurubu da kız çocuklarıdır.

Oysa kız ve erkek çocuklarının sayısı yarı yarıyadır. Erkek çocuklara tanınan olanakların kız çocuklarına tanınmaması, toplumun yarısının eğitimsiz, kendini yönetemeyen, özgüven kazanamamış bireylerden oluşması sonucunu doğuracaktır. Böyle bir toplumun sağlıklı bir geleceğinin olamayacağı gayet açıktır. Şiddet, taciz ve tecavüz mağduru kızların, ruh sağlıklarının bozulduğu bir gerçektir. Sağlıksız bireylerden oluşan toplumun sağlıklı bir geleceği de yoktur.

Kız çocuklarımız eğitim hakkından mahrum bırakılmasın. Onlara erkek çocukları ile aynı haklar tanınarak eşit davranılsın ve değer verilsin. Çocuk işçi olarak çalıştırılmasın. Çocuk yaşta evlendirilmesin. Kız çocuklarına karşı insan hakkı ihlallerine son verilsin. Şiddete uğratılmasın. Savaş mağduru olmasın, köle olarak satılmasın. Kız çocuklarının farkında olunsun. Emin olun, dünya böylece çok daha yaşanır güzellikte bir yer olacaktır.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim