• BIST 109.330
  • Altın 155,894
  • Dolar 3,8638
  • Euro 4,5501
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 3 °C

Koruma Tedbirleri ve Suça İtilen Çocuklar

Koruma Tedbirleri ve Suça İtilen Çocuklar
Geçtiğimiz hafta Cumhurbaşkanı’na hakaret ettiği gerekçesiyle 16 yaşında bir çocuk tutuklandı. Tutuklama kararı suça sürüklenen çocuklara yönelik cezai uygulamaların mevzuat düzenlemeleri bakımından tartışmalı bulundu.

Ceza adaleti ve suç ve cezaların orantılılığı yönünden bakıldığında çocuğun tutuklanması yasal ve uluslararası mevzuata uygunluk gösteriyor mu?
 
Koruma Tedbirleri ve Suça Sürüklenen Çocuklar
 
Mevzuatta ve uygulamada “çocuk” teriminin kim için kullanıldığı gayet açıktır. BM Uluslararası Çocuk Hakları Sözleşmesi’nde 18 yaşını tamamlamamış kimse(1) çocuk olarak kabul edilmektedir. Ayrıca hem 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (TCK) 6/1-c maddesi hem 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun (ÇKK) 3/1-a maddesi, 18 yaşını doldurmamış kişileri “çocuk” olarak tanımlamaktadır.
 
ÇKK, suç işleyen çocukları “suça sürüklenen çocuk” olarak adlandırarak Türk Hukuku’na suç fiilinin çocuğun rızasına isnadında önemli bir bakış açısı kazandırmıştır. Salt bu tanımlamadan bile tercih edilen bakış açısının çocuğun işlediği suç sayılan fiilin cezalandırılmasında ana mevzuatın dışında, çocuğun korunması adına farklı tedbirlere başvurulması olduğu çıkarımında bulunabiliriz.
 
Çocuk Koruma Kanunu’nun 21. maddesi, "15 yaşını doldurmamış çocuklar hakkında üst sınırı 5 yılı aşmayan hapis cezasını gerektiren fiillerinden dolayı tutuklama kararı verilemeyeceğini” hükme bağlamıştır. 2o. maddede ise suça sürüklenen çocuklar hakkında, soruşturma veya kovuşturma evrelerinde adli kontrol tedbiri olarak CMK’nın 109’uncu maddesi(2)nde sayılanlar ile “belirlenen çevre sınırları dışına çıkmamak, belirlenen bazı yerlere gidememek veya ancak bazı yerlere gidebilmek, belirlenen kişi ve kuruluşlarla ilişki kurmamak" şeklindeki tedbir hükümlerinin uygulanabileceği kararlaştırılmıştır. Bu tedbirlerden sonuç alınamaması, sonuç alınamayacağının anlaşılması veya tedbire uyulmaması durumunda “tutuklama” kararı verilebilecektir. Tüm bu düzenlemelerden anlaşılacağı üzere çocuklar hakkında tutuklama kararı verilmesi oldukça sıkı şartlara bağlanmış, tutuklama son çare olarak(ÇKK 4\1-i)(3) düzenlenmiştir. 
 
AİHM’nin NART-Türkiye kararı(4), AİHM’in konuya bakışı açısından önemli bir karardır. Silahlı soygun şüphesiyle hakkında soruşturma yürütülüp dava açılan ve toplam 48 gün tutuklu kalan başvurucunun, tutukluluğunun uzun sürdüğü iddiasına dayalı bu davada AİHM, Tavsiye Kararları, Avrupa Sosyal Şartı ve BM Çocuk Hakları Sözleşmesi gibi uluslararası belgeleri dikkate almış ve "Çocukların tedbir amaçlı tutukluluklarının başvurulacak son yol olduğunu, eğer tutukluluk bir zorunluluksa mümkün olan en kısa sürede sonlandırılması ve yetişkinlerden ayrı olması gerektiğini" anımsatmış, AİHS’in 5’inci maddesinin ihlal edildiğine hükmederek Türkiye’yi tazminata mahkum etmiştir. (5)
 
Ceza hukukunda suç ile ceza, işlenen fiil ile uygulanacak tedbir arasında orantılılık temel esastır. Bu ilke çerçevesinde bireye, olay özelinde de çocuğa verilecek cezalar ve uygulanacak tedbirlerde orantılılık aranacaktır. ÇKK düzenlemeleri ve AİHM kararlarında görüleceği üzere çocuğun tutuklanması son çare olarak kullanılmalı, hem yasal mevzuat hem uluslararası metinlerin devlete yüklediği ödevler gereği soruşturma ve kovuşturma sürecinde çocuğun durumuna uygun özel ihtimam gösterilmesi gerekmektedir. Aksi takdirde AİHM tarafından yükletilecek yeni tazminat sorumlulukları sürpriz olmayacaktır.

 
Ayşe Nur Dil / Ankara Strateji Enstitüsü
 
(1) BMÇHS, Md.1: Bu Sözleşme uyarınca çocuğa uygulanabilecek olan kanuna göre daha erken yaşta reşit olma durumu hariç, onsekiz yaşına kadar her insan çocuk sayılır.
(2) ADLÎ KONTROL
Madde 109 -(3) Adlî kontrol, şüphelinin aşağıda gösterilen bir veya birden fazla yükümlülüğe tabi tutulmasını içerir:
a) Yurt dışına çıkamamak.
b) Hâkim tarafından belirlenen yerlere, belirtilen süreler içinde düzenli olarak başvurmak.
c) Hâkimin belirttiği merci veya kişilerin çağrılarına ve gerektiğinde meslekî uğraşlarına ilişkin veya eğitime devam konularındaki kontrol tedbirlerine uymak.
d) Her türlü taşıtları veya bunlardan bazılarını kullanamamak ve gerektiğinde kaleme, makbuz karşılığında sürücü belgesini teslim etmek.
e) Özellikle uyuşturucu, uyarıcı veya uçucu Maddeler ile alkol bağımlılığından arınmak amacıyla, hastaneye yatmak dahil, tedavi veya muayene tedbirlerine tâbi olmak ve bunları kabul etmek.
f) Şüphelinin parasal durumu göz önünde bulundurularak, miktarı ve bir defada veya birden çok taksitlerle ödeme süreleri, Cumhuriyet savcısının isteği üzerine hâkimce belirlenecek bir güvence miktarını yatırmak.
g) Silâh bulunduramamak veya taşıyamamak, gerektiğinde sahip olunan silâhları makbuz karşılığında adlî emanete teslim etmek.
h) Cumhuriyet savcısının istemi üzerine hâkim tarafından miktarı ve ödeme süresi belirlenecek parayı suç mağdurunun haklarını güvence altına almak üzere aynî veya kişisel güvenceye bağlamak.
i) Aile yükümlülüklerini yerine getireceğine ve adlî kararlar gereğince ödemeye mahkûm edildiği nafakayı düzenli olarak ödeyeceğine dair güvence vermek.
(3) ÇKK md. 4\1- i) Çocuklar hakkında özgürlüğü kısıtlayıcı tedbirler ile hapis cezasına en son çare olarak başvurulması,
(4) İnsan Hakları ve Hukuk, http://e-kutuphane.ihop.org.tr/pdf/kutuphane/23_101_0000-00-00.pdf
(5) Trabzon Barosu Çocuk Hakları Komisyonu Bildirisi, http://www.trabzonbarosu.org.tr/Detay.aspx?ID=38590&Tip=Bildiri

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim