• BIST 109.156
  • Altın 153,298
  • Dolar 3,8173
  • Euro 4,5053
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara -3 °C

KOŞULLU SALIVERİLMEDE TOPLAMAMA HATASI

Prof. Dr. Ersan ŞEN

Hükümlünün koşullu salıverilmeden faydalanabilmesi için, ceza infaz kurumunda geçireceği infaz süresinin İnfaz Kanunu m.107’de gösterilen kısımlarını iyi halli olarak tamamlaması şarttır.

5275 sayılı Ceza İnfaz Kanunu’nun “Birden fazla hükümdeki cezaların toplanması” başlıklı 99. maddesine göre, Bir kişi hakkında hükmolunan her bir ceza diğerinden bağımsızdır, varlıklarını ayrı ayrı korurlar. Ancak, bir kişi hakkında başka başka kesinleşmiş hükümler bulunur ise, 107 nci maddenin uygulanabilmesi yönünden mahkemeden bir toplama kararı istenir”.

Kanunun amir hükümleri gereğince, bir kişi hakkında hükmedilen birden fazla hapis cezasının toplaması yapılmadan koşullu salıverilme kararı verilemez.

Hükümlü, birisi infazda iken diğerinin kesinleştiği iki ayrı hapis cezası ile cezalandırılmıştır. Bu cezaların, yukarıda yer verilen hükümlere göre toplanması gerekir. Ancak cezalar toplanmayıp, her iki cezanın ayrı infaza konu edildiği ve ayrı müddetnamelerin düzenlendiği, infazın yapıldığı yerde bulunan ve kararı veren mahkemeye denk düşen mahkemece her iki ceza yönünden de ayrı koşullu salıverilme kararı verildiği ve hükümlünün bu kararlardan sonra denetim süresinde kasıtlı suç işlediği, bu suçtan dolayı yargılanıp mahkum edildiği ve mahkumiyetinin kesinleştiği durumda ne yapılması gerekir?

Deneme süresi içerisinde kasten suç işlendiğinde genel kural, kararların geri alınıp bakiye cezaların infaz edilmesidir. Ancak infaz; toplam üzerinden, yani İnfaz Kanunu m.99 gereğince hapis cezalarının toplanıp yapılması gerekirken, her bir cezanın infazının ayrı yapılması sebebiyle hukuka aykırı icra edildiğinden ve bu durum hükümlü lehine veya aleyhine sonuç doğurmayacağından, şartla salıverilme kararlarının geri alınıp bakiye cezaların hükümlüye çektirilmesi mümkün değildir.

Bu konuda iki görüş ileri sürülebilir; birincisine göre, hatadan geri dönülmeli, cezaların toplanıp tekrar müddetname düzenlenmeli ve koşullu salıverilme kararı alınmalı, daha önce denetim süresinde işlenen suçun koşullu salıverilmeyi bozduğundan bahisle bu defa koşullu salıverilme geri alınmalı ve yeni müddetnamede belirlenen bihakkın tahliye tarihine kadar hükümlüye kapalı ceza infaz kurumunda bakiye ceza çektirilmelidir.

Diğer görüşe göre, infaz savcılığı tarafından yapılan hatadan hükümlü aleyhine bu şekilde bir sonuca ulaşmak doğru değildir. Bu sebeple, infazda yapılan hatanın geriye doğru hükümlü aleyhine işletilmesi fikri kabul edilmemelidir. Uygulamanın tümü ile hükümlü lehine yapılması gerekir.

İnfaz aşamasında yapılan hata; prensip olarak hükümlü lehine veya aleyhine sonuç doğurmayacağı gibi, müktesep hakka da konu olmaz. Ancak bu tespit yanlış bir uygulamaya yol açmamalı, infazda yapılan idari veya adli hatadan dolayı hükümlünün hukuki durumu ağırlaştırılmamalıdır.

Burada yapılması gereken; doğru uygulamaya geçilebilmesi için şartla salıverilme kararlarının geri alınması değil, Yasanın açık hükmüne aykırılık olduğundan şartla salıverilme kararlarının kaldırılması, cezaların toplamasının yapılması, toplam ceza üzerinden müddetname düzenlenip şartla tahliye ve bihakkın tahliye tarihlerinin belirlenmesi ve buna göre yeni şartla salıverilme kararının verilmesi isabetli olacaktır. Eski koşullu salıverilme kararlarından sonra işlenen kasıtlı suçtan dolayı verilen mahkumiyet kararı ise, eski koşullu salıverilme kararlarına bağlı olarak bihakkın tahliye tarihlerine kadar hükümlünün kapalı infaz kurumlarına alınmasına yol açmayacaktır.

Bu görüşün doğru olmadığı, her ne kadar hapis cezaları toplanmadan verilen şartla tahliye kararları hatalı olsa da, bir an için bu uygulamada isabet olduğunda hükümlünün deneme süresinde kasıtlı suç işlediği görüldüğünden, bunun “yok” sayılması suretiyle hükümlü lehine hareket edilerek, koşullu salıverilmenin bozulmadığı, dolayısıyla kalan süreyi hükümlünün kapalı infaz kurumunda geçirmeyeceği fikrinde isabet bulunmadığı ileri sürülebilir.

Bizce bu görüşün kabulü mümkün değildir. Çünkü ilk koşullu salıverilme kararları yönünden ortada hukuka uygun verilmiş kararlar olmadığından, ilk kararlara göre belirlenen deneme süresinde işlenen kasıtlı suçtan dolayı koşullu salıverilme kararlarının geri alınması değil, hukuka aykırılıkları nedeniyle kaldırılması gündeme gelecek ve bu andan sonra geriye dönük hukuka aykırılığın koşullu salıverilme kararlarının bozulup bihakkın tahliye tarihine kadar hükümlünün kapalı infaz kurumuna alınması mümkün olamayacaktır. Bu usul doğru olup, infazda gerçekleşen hatanın hükümlü lehine sonuç doğurması amaçlanmamıştır. Burada mesele; cezanın eksik veya fazla çektirilmesi de değildir. Burada, yapılan bir adli hatanın geriye dönük ve hükümlü aleyhine sonuç doğuracak şekilde uygulanmasının imkansızlığı gündeme gelmiştir.  

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim