• BIST 97.717
  • Altın 143,837
  • Dolar 3,5683
  • Euro 3,9936
  • İstanbul 15 °C
  • Ankara 5 °C

"Kritik Soruşturmalara Müdahale Gelenek Haline Geldi"

"Kritik Soruşturmalara Müdahale Gelenek Haline Geldi"
Türkiye'nin kritik soruşturmalarına müdahale artık gelenek haline geldi. Son olarak, rüşvet ve yolsuzluk soruşturmalarında koordinatör olan Başsavcı Vekili Zekeriya Öz'ü görevden alma girişimi yaşandı.

BÜŞRA ERDAL / ZAMAN

Aynı soruşturmaya iki ayrı savcı atandı. Bunun dışında İstanbul'daki 11 emniyet şube müdürü de görevinden alındı. Geçmiş örneklerle birlikte değerlendirildiğinde bu gelişmelerin yargıya müdahale olduğu açıkça görülüyor.

Müdahale girişimlerinin ilk örneği Ergenekon soruşturmasında yaşandı. HSYK, hakim ve savcıları görevden almak istedi. O gün, siyasi iradenin arkasında durmasıyla bu girişim önlendi. 12 Eylül 2010 referandumundan sonra HSYK’nın yapısı değişirken,  yargıya müdahale de şekil değiştirdi. İlk kritik süreç Balyoz’du. Savcılar Nisan 2011’de 25’i general hakkında yakalama kararı çıkarınca HSYK değil bu kez İstanbul Başsavcılığı tarafından dosyadan alındılar. Balyoz örneğine bakıldığında görevden alınan savcıların yaptığı işlemlerin doğru olduğu, nitekim hakkında yakalama kararı verdikleri generallerin yeni savcıların hazırladığı iddianameler sonucu yargılanıp mahkûm oldukları görülüyor. Bugün dosyaya yeni savcı atanması soruşturmanın boşa çıkarılma amacı güttüğü izlenimi veriyor.

Dün İstanbul Başsavcılığı’nın yaptığı açıklamaya bakıldığında aslında normal bir yargı sürecinin işlediği, savcıların işini yaptığı görülüyor. Açıklamada, başsavcılığa ulaşan bilgiler doğrultusunda 13 Eylül 2012, 21 Eylül 2012 ve 14 Şubat 2013 tarihlerinde soruşturmalar açıldığı söyleniyor. Bunlardan ikisi Kaçakçılık bürosu, biri de Memur Suçları biriminde açılmış. Kaçakçılık biriminin başında Başsavcı Vekili Zekeriya Öz var. Öz’ün soruşturma görevi yok, kendisine gelen evrakları inceleyip onay veriyor, bir nevi koordinatör gibi çalışıyor. Asıl işi yapan savcılar Celal Kara ve Mehmet Yüzgeç.

Soruşturmanın hükümetten gizlenmesine yönelik eleştiriler ise haklı değil. Yargı erki, yürütmeden bağımsız olarak yapacağı işlemleri ona sormaz. Bu, kuvvetler ayrılığının ruhuna aykırı. Polis, soruşturmada adlî kolluk olarak savcıya bağlı, dolayısıyla İçişleri Bakanlığı’na bilgi vermez. Buna rağmen manipülasyonlar devam ettiriliyor. Ergenekon ve Balyoz’da olduğu gibi konu hukukî zeminden alınıp siyasî zemine çekilmeye, komplo teorilerinde boğulmaya çalışılıyor.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim