• BIST 97.717
  • Altın 144,131
  • Dolar 3,5713
  • Euro 3,9962
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 16 °C

Laikliğe Çağrı Birlikteliği, Ensar Vakfı ve KAİMDER'in Kapatılmasını İstedi

Laikliğe Çağrı Birlikteliği, Ensar Vakfı ve KAİMDER'in Kapatılmasını İstedi
Ömer Faruk Eminağaoğlu'nun da aralarında olduğu Laikliğe Çağrı Birlikteliği; Ensar Vakfı'nın dağıtılması, KAİMDER'in feshi için ve bu süreçte ihmali olan bürokratlar hakkında suç duyurusunda bulundu.

Laikliğe Çağrı Birlikteliği üyeleri başvuru sonrası hem suç duyurusu ile ilgili hem de Kutlu Doğum Haftası ile ilgili basın açıklaması yaptı.

Laikliğe Çağrı Birlikteliği, "tüm siyasi partilerin, günlük siyasal yararlar için, adeta din sömürüsünün vazgeçilmez unsurları durumuna geldiğini üzülerek görülmektedir." dedi.

Açıklamanın tam metni şöyle:

Karaman’da Ensar Vakfı ve KAİMDER’de barınmakta olan çocuklara yönelik cinsel istismar ve cinsel tacizi de içine alanı eylemlerin gerçekleştiği, kamuoyunda yer almıştır.

Söz konusu tüzel kişilere ait Karaman’da yurt olmadığı bildirilmiş ise de, çocukların bu tüzel kişilerin sorumluluğu altında olan yerlerde anılan eylemlere muhatap oldukları, bu konuda Karaman’da açılan ve ilk duruşması 20.4.2016 tarihinde yapılacak olan davanın soruşturma sürecinde ortaya çıkmıştır.

İlköğretim çağındaki çocukların, dernek ve vakıf yurtları ve evlerinde kalması ve barındırılması, ilgili mevzuat uyarınca mümkün olmadığı gibi, bu durum 4721 sayılı Yasa yönünden de, dernek ve vakıflar için yasak faaliyette bulunmak konusunu gündeme taşımaktadır.

Bu konu hakkında Laikliğe Çağrı Birlikteliği içinde yer alanlar olarak;

Yaygın olarak rastlanan bu eylem nedeniyle, yasak faaliyette bulunan Ensar Vakfının dağıtılması, yöneticilerin görevden alınması ve dava süresince kayyım atanması,

Yine ayrıca yasak faaliyette bulunan KAİMDER’in feshi ve faaliyetten alıkonulması için

Dava açılması amacıyla Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulmuştur.

Ayrıca, görevlerini yerine getirmeyerek, bu suçlara neden olan Karaman Valisi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına, Vakıflar Genel Müdürü ve Karaman İl Milli Eğitim Müdürü ve diğer ilgili kamu görevlileri için de, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı yoluyla Karaman Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulmuştur.

***

Bu arada demokrasinin vazgeçilmezi tüm siyasi partilerin, günlük siyasal yararlar için, adeta din sömürüsünün vazgeçilmez unsurları durumuna geldiği de üzülerek görülmektedir.

1989 yılına kadar Türkiye’de söz konusu olmayan, 1994 yılından itibaren de miladi takvime göre kutlanmaya başlayan ve bu yolla 23 Nisan’ın olduğu haftaya denk getirilerek, bu hafta yaşanan duyguların dinsel gölgede bırakılmasını hedefleyen, bir HURAFEDEN ibaret Kutsal Doğum Haftası’na da temelinden hiçbir partinin karşı koyamaz olması, varlığı laiklik olan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ise, kuruluş amacı ile çatışır biçimde, bu hurafeyi yaşatma faaliyet ve kararlılığı içinde bulunması, son derece kaygı vericidir.

Bu durum, din karşısında, Partilerin ne duruma geldiğinin, laikliğin ne durumda olduğunun da ifadesidir.

Türkiye’de 1989 yılına kadar böyle bir haftanın olmamasının anlamı, kuşkusuz Türkiye’de 1989 yılına kadar islamiyetin yaşanmadığı değil, o tarihe kadar böyle bir hurafenin ortaya çıkmamış olmasından kaynaklanmaktadır.

Öte yandan, tüm dinsel günler hicri takvime göre kutlanırken, işlemi etiketli bu haftanın miladi takvime göre her yıl aynı tarihte kutlanması ise, hem çarpıklığı, hem de din sömürüsü yoluyla, 23 Nisan’ın perdelendiğini ayrıca ortaya koymaktadır. Yine Atlantik ötesinde yaşayan kişinin doğum tarihinin de bu döneme denk gelmesi, ayrıca dikkat çekicidir.

Diyanet İşleri Başkanlığı’nın ve vakfının da katılımıyla düzenlenen, Çankaya Belediyesi ve Ensar Vakfı ‘nın da yer aldığı 2016 yılı Kutlu Doğum Haftası etkinliklerinden, Çankaya Belediyesi’nin, Ensar Vakfı ile ilgili konuların gündemden düşmemesi karşısında, bu vakıf ile yanyana görünmemek için bu etkinliklerden çekildiğini belirtmesi ve bunu belirtirken de bu haftanın varlığını tartışmaması, bütün belediyeler, partiler ve kurumlardaki yaygın uygulamanın da, anılan günün ilk kez kutlanmaya başlandığı tarih gözetildiğinde, 25 yıl gibi kısa sürede söz konusu haftayı tartışmadan benimseme durumunun yaratılması nedeniyle, bu haftanın varlığı demek, artık yozluk ve yobazlığın, parti, ilke ve değer taşımadığının da açık ve yeni bir örneği olmuştur.

Laiklik, yaşam hakkı demek olup, bu nedenle bütün siyasi partilerin din sömürüsü karşısında sessiz kalmaması, gereken tutumu açıkça takınması, laikliğin korunması yolunda her türlü gayreti sergilemesi gerekmektedir.

Saygılarımızla.

ENSAR VAKFININ DAĞITILMASI ile ilgili suç duyurusuna ulaşmak içi tıklayınız.

KAİMDERİN FESHİ ile ilgili suç duyurusuna ulaşmak içi tıklayınız.

BÜROKRATLAR ile ilgili suç duyurusuna ulaşmak içi tıklayınız.

VALİ HAKKINDA ile ilgili suç duyurusuna ulaşmak içi tıklayınız.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim