• BIST 89.955
  • Altın 145,546
  • Dolar 3,5984
  • Euro 3,9105
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 11 °C

Mahkeme Can Dündar Ve Erdem Gül'ün Tutuksuz Yargılanmalarına Karar Verdi!

Mahkeme Can Dündar Ve Erdem Gül'ün Tutuksuz Yargılanmalarına Karar Verdi!
Can Dündar ve Erdem Gül bugün MİT TIR’ları haberlerine ilişkin davada ikinci kez hâkim karşısına çıktı. Mahkemenin görüleceği salona "hükümet üyesi olmadıkları" gerekçesiyle milletvekilleri alınmadı.

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi MİT TIR'ları davasında Can Dündar ve Erdem Gül'ün tutuksuz yargılanmasına devam edilmesine karar verdi. Dava 22 Nisan, saat 10:00'a ertelendi. Can Dündar ve Erdem Gül için yurt dışına çıkış yasağı kondu. Mahkeme çıkışında konuşan Can Dündar, "Tutuklanmamızı bekleyenleri hayal kırıklığına uğrattık, özür dileriz" dedi. Dündar, "Bizi başından beri yalnız bırakmayan herkese teşekkür ederiz.Bu diğer gazetecilerinde davası.Yargılanan gazeteciliktir, savunulan da gazeteciliktir" diye konuştu. Çıkışta konuşan Erdem Gül,"Basın geleneği çok köklü ve eskidir. Bugünkü görüntü geçicidir. Bağımsız yargı gazetecileri adliyeden çıkarılmalıdır" dedi.

25 Mart’taki duruşmada davanın kapalı görülmesine karar veren İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, milletvekillerinin duruşma salonunu terk etmeyi reddetmesi üzerine davayı 1 Nisan'a ertelemişti.

Milletvekilleri hakkında yasal işlem yapılması kararlaştırılan mahkeme, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın ve MİT'in davaya müdahil olmasını kabul etmişti.

Davada gizlilik kararı veren mahkeme, ikinci kararını da Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve MİT'in müdahillik talepleriyle ilgili vermişti. 

25 Mart'taki duruşmayı Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi’ndeki duruşmayı milletvekilleri, yabancı diplomatlar, çok sayıda sivil toplum örgütü temsilcisi de izlemişti. Ulusal ve uluslararası gazetecilik meslek örgütleri de Dündar ve Gül’e destek vermişti.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın  şikayetçi olduğu davada  "siyasi ve askeri casusluk", "devletin gizli bilgilerini temin etme yayımlama" ve "hükümeti devirmeye teşebbüs, terör örgütüne yardım"la suçlanan Can Dündar ve Erdem Gül, Anayasa Mahkemesi'nin tutuklamayla "kişi hürriyeti, kişi güvenliği, basın özgürlüğü ve ifade özgürlüğünün ihlal edildiğine" karar vermesiyle tahliye edilmişti. 

Tutuksuz yargılamaya devam

Cumhuriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar ve Ankara Temsilcisi Erdem Gül, MİT TIR'larına ait görüntüleri haberleştirmeleri nedeniyle Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın  şikayetçi olduğu davada yargılanmasına bugün devam edildi.

Sabah saatlerinde iddianamenin özetinin okunulması ve milletvekillerinin katılma taleplerinin değerlendirilmesinin ardından duruşmaya öğlen arası verildi. 

Verilen aranın ardından saat 13.30 sıralarında yeniden başlayan davada Can Dündar’ın ifadesinin alınmasına geçildi.Kapalı oturumda gerçekleşen davada Dündar savunmasını yaptı.

Savunmasının ardından duruşma savcısı ile Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ve MİT Müsteşarlığı'nın avukatları Dündar’a sorularını yöneltti.

Yaklaşık 3 saat süren ifade işleminin ardından duruşmaya yarım saat ara verildi. Verilen aranın ardından duruşmada diğer sanık Erdem Gül’ün ifadesine geçildi.

İfadenin alınmasının ardından mahkeme, Can Dündar ve Erdem Gül'ün yargılandığı davayı 22 Nisan'a ertelendi. Mahkeme ayrıca Dündar ve Gül'ün yurtdışına çıkış yasağının da devamına karar verdi.  

Can Dündar: Tutuklanmamızı isteyenlerde hayal kırıklığı yarattık, özür dileriz

Mahkeme çıkışında konuşan Can Dündar, şunları söyledi:

Arkadaşlar teşekkür ederiz. Tutuklanmamızı bekleyenleri hayal kırıklığına uğrattık, özür dileriz. Olağanüstü koşullar vardı koridorlarımızda. Üç barikatı açarak girebildik. Gerçekten hiç görmediğimiz mahkemelerde olağanüstü tedbirler altında yargılama oldu. Kapalı duruşma oldu, sınırlı sayıda avukat girebildi içeri. Bence iyi bir duruşma oldu çünkü dünyanın dikkati de bu duruşmanın üstündeydi. Bir tür basın özgürlüğünü savunmamız gerekiyordu öyle yaptık. Bizim yargılanmamıza sebep olan görüntüleri izlemek istediğimizi söyledim. Duruşma salonunda buna izin verildi, DVD’den o görüntüleri izledik. Neden bunun kamuoyunun bilmesi gerektiğini, neden gazetecinin buna duyarsız kalamayacağını gösterdim. Cumhurbaşkanı ve MİT’in müdahil olarak katıldığı duruşmada onların avukatları sorular sordu. Savcının sorularına cevap verdik. Bahse konu terör örgütüyle hiçbir bağlantımız olmadığını aksine iktidarın bu konudaki desteğini hatırlattık. 

Erdem Gül: Türkiye'de
basın geleneği çok eskidir

Ben biraz şöyle bir şey anlattım, basının bugünkü konjoktürel olarak biraz iktidar etrafında kenetlenmiş basın görüntüsüne kafayı takmayın, basın geleneği çok eskidir, batı kadar bir gelenek vardır, bugünkü görüntü geçicidir. Bağımsız yargı gazeteciliğin yargılandığını görmelidir dedim. Burada bir gazeteciliği savunduk, böyle olacak.

Fethullah Gülen’le ilgili bir soruya cevap verdik. Eğer varsa beraber yaptılar, bugünkü iktidar bir gün kalkıp benim iktidar olduğum devlette ‘paralel’ yapı kurulmuş. Bunu bir sabah öğrendik. Geçmişte paralel dediklerine ilişkin çevreler vardı, onlara kalkan olmuşlardı. 17 Aralık meselesi oldu, sonra paralel oldu. Onların hesabını kendileri versinler. Hükümetin o hesabı vermesi lazım.

Dakika dakika tüm gelişmeler

18.45: Mahkeme heyeti, Can Dündar ve Erdem Gül'ün tutuksuz yargılanmalarına devam edilmesine karar verdi.

18.40: Mahkeme heyeti, kararın yarım saat sonra açıklanacağını, duruşma günü ve kararın zabıta bakılarak öğrenilecek. 

18.25: Mahkeme heyeti, ara kararını açıklamak için duruşmaya ara verdi.

18.15: Dündar ve Gül’ün avukatı Fikret İlkiz, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin yetkilerini anlattı. İlkiz "Türkiye Cumhuriyeti'nin burada yargılanacağına ilişkin iddianame hazırlamak bilgisizliğin daniskasıdır." dedi.

18.00: Savcı Evliya Çalışkan, Can Dündar ve Erdem Gül'ün tutuklanmalarını talep etmedi

17.50: Av. Akın Atalay: Sanıklar hakkındaki yurtdışına çıkış yasağı kararının kaldırılmasını talep ediyoruz.

17.48: Erdem Gül'ün savunması ve sorgusu bitti. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve MİT'in avukatlarının bir talebi yok. Dündar ve Gül'ün avukatı, Cumhuriyet gazetesi İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay söz aldı. 

17.40: Savcı Evliya Çalışkan“Haber yapmadaki saikiniz ve ısrarınızın nedeni nedir?” diye sordu. Erdem Gül, “Ben Ortadoğudaki katliamların ülkemizde yaşamaması için bu haberleri yaptım” dedi.

17.37: Erdem Gül: Savcı ifademizi haberden 6 ay sonra alıyor. Basın Kanunu'na göre dava açma süresi 4 aydır.

17.32: Erdem Gül: Burası Norveç değil, yapılacak binlerce haber var ama ben ve Can profesyonel sanık haline geldiğimiz için işimizi yapamıyoruz.

17.30: Erdem Gül: Ben devlet içindeki kavgayı bilmek zorunda değilim. Böyle bir olaydan haberdar olduğumda yazarım. Bizim gazetecilik anlayışımıza göre bunu yazmamak suçtur.

17.20: Bir gazetenin Genel Yayın Yönetmeni ve Ankara temsilcisini tutuklamak o gazeteye de müdahaledir.

17.10: Duruşma, aranın ardından Erdem Gül'ün savunması ile başladı.

16.25: Duruşmaya 30 dakika ara verildi. 

16.00: Mahkeme Başkanı, “MİT yasasına göre MİT mensuplarının soruşturulması için Başbakan’dan izin alınması gerekiyor, ama o soruşturma ve durdurma Başbakan’dan izin alınmadan yapılmıştı, dolayısıyla burada da suç var.” dedi. Can Dündar, “Evet orada da suc var, ama atladığınız bir yer var. Ya Başbakan da bu sucun ortağıysa?” cevabını verdi.

15.30: Erdoğan'ın avukatı "Türkiye IŞİD'e yardım ediyor algısını var mı, varsa bu algıyı kim oluşturuyor" diye sordu; Can Dündar "Evet var. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan" dedi

15.15: Can Dündar: Silahlar YPG’ye gönderilseydi ve haberini yapsaydım, ben kahraman olacaktım, MİT’çiler sanık olacaktı

14.50: Can Dündar’ın savunmasının ardından savcı Evliya Çalışkan’ın sorularına geçildi. Çalışkan, “Sizin işiniz devlet sırlarını ifşa etmek mi?” diye sorunca, duruşma salonundakilerden tepki gördü. Çalışkan ayrıca, Can Dündar’ın hapishaneden çıktıktan sonra yazdığı ‘Tutuklandık’ isimli kitabında, Dündar’ın avukatı ve Cumhuriyet gazetesi İcra Kurulu Başkanı Akın Atalay’ın “Bunları yayınlarsanız devlet sırrını ifşa edersiniz, tutuklanırsınız” dediğini iddia etti. Kitaptaki ifade ise savcı Çalışkan’ın söylediğinin aksine “Bunu yazarsan ‘devlet sırrını ifşa ediyor’ diyecekler senin için” şeklinde. 

14.43: Can Dündar: Anayasanın açık hükmüne ve AYM kararına uymayan Cumhurbaşkanı’nın sözlerini biliyoruz, güçlü olan o, ama güçlüler her zaman haklı değildir. Haklı olan biziz ve gücümüzü haklılığımızdan alıyoruz. Cumhurbaşkanı emretti, sonuç böyle oldu gibi bir hukuk garabetine izin vermeyin. Biz bu noktada size sığınıyoruz. Beraatimi istiyorum.

14.37: Can Dündar: Paralel devleti Erdoğan ve Fethullah Güleninşa etti. Aralarında kırgınlık olana kadar birliktelerdi. Sonra Erdoğan, Gülen’e “Ne istediniz de vermedik”, kamuoyuna “Pardon kandırılmışız” dedi. Ama biz kandırılmadık. Burada hesap vermesi gereken, Erdoğan ve Gülen’dir. Cumhurbaşkanı kandırıldıysa bedelini ödemelidir. Bizi mağdur edemez. 

14.35: Silahlı terör örgütü FETÖ’ye üye değilmişiz çok şükür. Savcı yıllardır mücadele ettiğimiz bir örgüte bizi üye yapmamış neyse ki. Sadece yardım ediyormuşuz. Tanımam ben bahsedilen örgütten kimseyi. Hatta okullarında ‘CIA ajanları yetiştiriliyor’ haberim nedeniyle davalık olduk. Cemaatçi polisler tarafından telefonlarım dinlendi. 

14:33 Can Dündar: Tek bir haberle, cebirle Türkiye Cumhuriyeti'ni ortadan kaldırma iddiası, sahip olmadığımız bir kudret yüklemiş bize. Ne biz o kadar güçlüyüz, ne cumhuriyet o kadar zayıf.

14.20: Can Dündar: Cumhurbaşkanı'ndan Başbakan'ına kadar devlet halkına yalan söylüyorsa 'olsun, sesimi çıkarmayayım' mı demeliydim? Suriye'deki yangına benzin döktük silah göndererek.

14.15: Can Dündar: Burada oturma düzeni yanlış, biz müştekiyiz, bu suçu isleyenler sanık olmalı

14.10: Can Dündar: Başsavcı vekili, hakkımızda "Bu görüntüler kurgu" diyerek soruşturma başlattı. Görüntüler kurguysa biz neden "devletin sırrını ifşa"dan yargılanıyoruz?

14.00: Dündar'ın talebinin kabul edilmesi üzerine, MİT TIR'larının durdurulma görüntüleri izleniyor. 

13.55: Can Dündar: MİT TIR'ları durdurulduktan sonra MİT'çi olduğunu söyleyen kişiler yaka paça araçtan indiriliyor. Devletin güvenlik güçleri birbirine silah çekiyor. Bu Talat Aydemir'in başarısız darbe girişiminden sonra ilk kez gerçekleşti. Ayrıca sır denilen şey, MİT TIR'ları durdurulduktan sonra TBMM'de konuşuldu, dönemin Başbakanı Erdoğan'ın da aralarında olduğu onlarca kişi demeç verdi konuyla ilgili. Yani sır, bizim haberimizle ifşa olmadı

13.49: Can Dündar, Anayasa Mahkemesi'nin kendilerine tahliye yolunu açan kararına ilişkin Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın "Uymuyorum, saygı duymuyorum, mahkeme direnebilirdi" sözlerinin yargılamaya yetkili yerlere çağrı yapma cüreti olduğunu söyledi.

13.47: Can Dündar savunmasına, MİT TIR'larında bulunan mühimmatların bulunduğu operasyonda kaydedilen görüntüleri izleyerek başlamayı talep etti. Talebi kabul edildi. 

13.45: Verilen ara bitti, duruşma sanık haklarının okunmasının ardından Can Dündar'ın savunmasıyla başladı.

12.30: Duruşmaya 13.30'a kadar ara verildi.

12.17: Milletvekillerinin duruşmaya katılma talebi "hükümet üyeleri olmamaları, yasama üyeleri olmaları" gerekçesiyle reddedildi. Dündar ve Gül'ün avukatı Fikret İlkiz'in "Erdoğan ve MİT suçtan doğrudan zarar görmedi, katılma taleplerinin kabulü geri alınmalı" talebi de reddedildi. Can Dündar'ın oğlu Ege Dündar'ın katılma talebi ise kabul edildi.

11.56: Mahkeme heyeti milletvekillerinin katılma talebinin görüşülmesi için duruşmaya 10 dakika ara verdi.

11.50: Dündar ve Gül'ün avukatı Fikret İlkiz, milletvekillerinin duruşmaya katılma talebinin savcı tarafından reddedilmesinin istenmesi üzerine söz alarak, "İddia makamı suçtan doğrudan zarar görmeyenlerin katılma taleplerinin katılma talebinin reddini istiyor. Bunu biz de onaylıyoruz. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın ve Milli İstihbarat Teşkilatı'nın katılma talepleri kabul edilmişti. Cumhurbaşkanı ve MİT'in de suçtan doğrudan zarar gören konumunda olmadığı için katılma talebinin kabulünden rücû edilmesini (Geri dönmek / T24) talep ediyoruz" dedi.

11.35: Almanya'nın Ankara Büyükelçisi Martin Erdmann: Davanın kapalı görülmesinden dolayı duruşmayı medyadan takip ediyoruz. 

11.25: Can Dündar'ın oğlu Ege Dündar, kapalı görülen duruşmayı izleyebilmek için mahkeme heyetine dilekçe verdi.

11.10: Davayı takip etmek için 457 avukat başvurdu.

11.00 Duruşma salonunun alabileceği kadar avukatın içeriye alınmasına karar verildi.
10.00 Mahkemenin görüleceği  salona milletvekilleri alınmadı, geçen duruşmada müdahil olan avukatlar alındı. İstanbul Adalet Sarayı'nın 1. katındaki 14. Ağır Ceza Mahkemesi duruşma salonunun kapıları açıldı. Bir önceki celse mahkemenin verdiği kapalılık kararı gereği salona sanıklar, avukatları ve yakınlarının dışında kimse alınmadı. Bu doğrultuda özel güvenlik birimleri koridor girişinde kimlik kontrolü ve ellerindeki listeye bakarak salona girişe izin verdi. Bu arada CHP ve HDP li bazı milletvekilleri de binaya geldi, salona girmek istedi ancak buna izin verilmedi. 

09.45 Can Dündar Twitter adresinden duruşmanın yapılacağı salonun önünden kareler paylaştı 

09.30 Dündar ve Gül adliyeye geldi. Dündar ve Gül'e CHP milletvekili Sezgin Tanrıkulu, HDP milletvekilleri Garo Paylan, Meral Danış Beştaş eşlik etti. Adliye önünde gazetecilere açıklama yapan Can Dündar, ''Biz Anayasa'yı tanıyoruz. O Anayasa Mahkemesi kararı, bu yasalar bizi beraate götürecek. Ona inanıyoruz, sonuna kadar bu davada savunma hakkımızı kullanacağız. Tarihte her zaman kazandık yine kazanacağız'' dedi. Erdem Gül ise, ''Bugün burada ne karar verilirse verilsin, burada gazetecilik yargılanıyor, haber yargılanıyor. Gazetecilik suç olmadığına göre bu davayı reddediyoruz. Bu davanın bugün düşmesi gerekiyor'' dedi.

İlk oturumda gizlilik kararı verildi 

Mahkeme, ilk oturumda,  gizlilik kararı vererek, yargılamanın tamamını kamuoyuna kapatmıştı. CHP İstanbul Milletvekili Sezgin  Tanrıkulu, CHP’li milletvekillerinin bugün de gazetecilere destek olmak üzere adliyede olacaklarını  belirterek, “CHP’li vekiller yeniden davaya katılma talep edecek” dedi.

Gazeteciliğin yargılandığı tarihi davanın ilk oturumu 25 Mart’ta yapıldı. İlk duruşmadan kısa süre önce  davaya bakmakla görevlendirilen duruşma savcısı Evliya Çalışkan, dosyada olmayan belge ve bilgilere dayanarak gizlilik talep etti. Mahkeme de avukatların adil yargılanma hakkının ihlal edileceği yönündeki itirazlarına karşın savcının talebini kabul etti. Kararda, açık oturumda, gizli kalması gereken bilgilerin içeriğine, davanın tarafı olmayan üçüncü kişilerin vâkıf olma riskinin bulunduğu belirtildi.

Can Dündar'dan mahkeme çıkışı açıklama: Mücadelemiz devam edecek - VİDEO[Haber görseli]

MİT ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın davaya katılma talebi de kabul edildi. CHP’li ve HDP’li vekiller de davaya katılma talep etti. Sözlü olarak ret kararı veren mahkeme, ‘milletvekilleri salondan çıkmıyor’ diye, bu talepleri kayda almadan duruşmayı 1 Nisan’a erteledi.

CHP'li Tanrıkulu: Yine geleceğiz

İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davanın ikinci oturumu bugün saat 10.00’da başlayacak. Dündar ve Gül’e destek olmak isteyenler bugün da adliyeye akın edecek. Dündar ve Gül’ü savunmak üzere 100’e yakın avukat davaya katılacak. Avukatların taleplerinin ardından, iddianamenin okunması, Dündar ve Gül’ün mahkemece sorgusunun yapılması bekleniyor.

CHP’li milletvekilleri de yeniden davaya katılma talebinde bulunacaklar. CHP’li Tanrıkulu, “Biz yine adliyede olacağız. İlk duruşmada müdahale talep etmeyen vekillerimiz, dilekçe vererek davaya  katılmak isteyecekler. Duruşmanın gizli yapılması adil yargılanma ilkelerine çok açık bir biçimde  aykırıdır. Yargılamanın böyle başlaması, yargının nasıl bir baskı altında olduğunun göstergesidir.  Dosyadaki bilgiler de kamuoyndan saklanmak isteniyor. Cumhurbaşkanı’nın müdahilliğinin kabul  edilmiş olması da Erdoğan’ın bu işi şahsi mesele haline getirdiğini ve intikam almak amacıyla  davrandığını göstermektedir. Bu tutum da Cumhurbaşkanın’nın bulunması gerektiği konumla  bağdaşmamaktadır” dedi.

Savcının mantığı akla ve bilime aykırı

Cumhuriyet Savcısı İrfan Fidan, ilk duruşmaya kısa bir süre kala, dosyaya yeni bir klasör göndermişti. Savcının ‘yeni delil’ iddiası, hükümet yandaşı medyada günlerce yer aldı. Amaç, tutuklama kararı vermesi için mahkemeyi etkilemekti. Dündar’ın evini satın aldığı iddia edilen avukat S.A. MİT TIR’ları davasında vekil değil. S.A., TSK ile anlaşmalı avukat olarak bütün üst düzey subayların cevap ve düzeltme metnini hazırlamakla görevli.

Can Dündar ve Erdem Gül’ün avukatı Akın Atalay, ev satışı üzerinden mahkemeyi etkileme çabalarına yanıt verdi: “Cumhurbaşkanı’nın öfkeli üslubuyla tutuklama istemesinden sonra, şimdi bunu mahkemede deneyecekler.”

Akın Atalay, “Gerçek şu ki, satın aldığı evin sahibinin Dündar olması dışında hiçbir günahı (!) olmayan bir avukat tutuklu” dedi. Atalay, evi satın aldığı idda edilen, avukat B.M.Y.’nin ofisinde kiracı olarak bulunan avukat S.A.’nın MİT TIR’ları soruşturmasında tutuklanan Celepoğlu’nun avukatı olduğunun iddia edildiğini belirterek, şöyle devam etti:

“İşte bu dikkat çekiciymiş. Evi satın alan avukattan, ofisinde kiracı olan avukata, oradan da tutuklu tuğgenerale ulaşıyorsunuz. Böylece, Dündar’ın evinin, haber karşılığında FETÖ tarafından değerinden fazlasına satın alınmış olduğunu kanıtlıyorsunuz. Bu mantığı yürüten birine akla ve bilime dayalı bir toplumda kamu görevi verilmesi düşünülemez. O kişinin yeri asla adalet hizmeti değildir.”

Celepoğlu’nun avukatı değil

S.A.’nın Celepoğlu’nun avukatı olmadığını söylediğine dikkat çeken Atalay, “S.A. diyor ki; ‘ben TSK’deki genarallere basınla ilgili, tekzip gibi işlerde hukuki yardımda bulunuyorum. Bu kapsamda Celepoğlu için de birkaç gazeteciye tekzip başvurusu yaptım.’ Bu durum bir şeylerin kanıtıysa, S.A.’nın avukatlığını yaptığı, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hulusi Akar, Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Yaşar Güler, önceki Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, Askeri Yüksek İdare Mahkemesi Başkanı Tümgeneral Abdullah Arslan da var. Aynı mantık ve hukuk zihniyeti bu kişiler için de aynı illiyet bağını kurmaz mı?” diye sordu

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim