• BIST 89.270
  • Altın 146,969
  • Dolar 3,6543
  • Euro 3,9297
  • İstanbul 13 °C
  • Ankara 8 °C

"Mahkeme Kararına Gerek Yoksa, Demek ki Orman Kuralları Geçerli"

"Mahkeme Kararına Gerek Yoksa, Demek ki Orman Kuralları Geçerli"
Bugün gazetesi yazarı Gültekin Avcı köşesinde Efkan Ala olduğu iddia edilen ses kayıtlarında savcıyı içeri alma talimatı veren Ala'ya 'Sen kimsin ki bir savcıyı içeri alma talimatı veriyorsun'? diye sert tepki gösterdi.

İşte o yazı; 

ALA ALA SAÇMALAMALAR

 

Son ses kayıtlarında Efkan Ala öne çıktı.

Ala olduğu iddia edilen kişi, öyle laflar ediyor ve öyle bir rezil ağız kullanıyor ki Nazi Gestapo şeflerinden Reinhardt Heidrich sanırsınız.

Lakin Hedrich nitelikli ve birikimli bir Nazi'ydi.

İçinde bulunduğu sistemin kurallarını iyi bilirdi.

Saçmalamazdı, kendini ve makamını halka rezil etmez, küçük düşürmezdi.

Bakar mısınız ses kayıtlarına?

Alaca bulaca saçmalar, tehditler, küfürler...

İstanbul Valisi'ni arıyor, "25 Aralık savcılık operasyonunu durdurun" diyor.

"Gerekirse savcıyı çeteden içeri alın" diyor.

12 Mart ve 12 Eylül darbe dönemlerinde bile askerler bu şekilde bir savcıyı içeri almadılar. Darbeci generallerin bile kendilerince takip ettikleri bir fiili nizam vardı.

Bunu da boş verin.

Sen kimsin ki bir savcıyı içeri alma talimatı veriyorsun?

Böyle bir talimat verme yetkisi cumhurbaşkanında, başbakanda, HSYK'da hiçbir makamda yoktur.

HSYK soruşturma izni vermezse, hâkim ve savcının kılına dokunamazsın. 

Ağır cezalık suçüstü halleri dışında, bir savcı gözünün önünde alenen suç işlese, üstünü bile kimse arayamaz ey cahil! (2802 sy. Kn. m.88)

Sana bir tinerci saldırsa bile şu makamınla polislere dönüp "içeri atın şunu" diyemezsin! (CMK.160-170)

Türkiye'de "içeri alın şunu" deme yetkisi (gözaltı), sadece ve sadece cumhuriyet savcılarındadır. (CMK.90-91)

Gider savcıya şikâyetçi olursun ancak.

Adam yine valiyi arıyor "Mehmet Baransu'yu alın gerekirse kapısını kırın girin evine" diyor.

"Mahkeme kararına gerek yok" diyor.

Mahkeme kararına gerek yoksa demek ki orman kuralları geçerli.

Anayasa 21 ve CMK. 119'u salla gitsin öyle mi?

Demek ki yargıya nasıl olsa darbe yaptık diye dağ kanunlarıyla göreve devam.

AİHM kararları Baransu'nun suç işlemediğini, millete ihanet sayılan istihbarat faaliyetlerinin ve MGK kararlarının serbestçe yayınlanabileceğini söylüyor.

Ve AİHM kararlarına göre Başbakan ve Efkan Ala'nın ses kayıtları doğruysa vahim suçlardır bunlar.

Ve 'Ala'dır" denen adam, Emniyet Genel Müdürü'nü arıyor, "Başsavcı Vekili Zekeriya Öz'ü atın içeriye. Emniyete sokmayın, hangi yetkiyle geliyor emniyete" diyor.

Savcı hangi hak ve yetkiyle mi geliyor emniyete?

CMK. 92 ve 161'i suratına çarpmak gerek bu kişinin.

Emniyet ve jandarma, adliye gibi savcının daimi işyeridir. Buraları her zaman denetlemekle görevli ve yetkilidir savcılar.

Ses kayıtlarında geçen ve "Ala" olduğu iddia edilen kişi bir başbakanlık müsteşarı veya bakan konumunda olunca utanıyorsunuz ülkeniz adına.

Asgari bir hukuk ve demokrasi kültürü bile yoksa...

Batı'da böylesini bekçi bile yapmazlar.

İllegal bile olsa bu ses kayıtları tüm milletin menfaatini ilgilendiriyor ve yargıya faşistçe baskıyı gösteriyor.

İçerik doğruysa ve bu içerik legal delillerle doğrulanabiliyorsa Efkan Ala yargılanmalıdır.

Ses kayıtlarında Ala denen kişi, bunları Avrupa'da yapsaydı canına okurlardı. Toplum içine çıkamazdı.

Ses kayıtlarına göre Efkan Ala olduğu iddia edilen adamın bu üslupsuz, edepsiz, kaba saba, seviyesiz, cahilane, hukuk ve demokrasi görmemiş, medeniyet dışı konuşmaları; bu ülkede AKP'nin darbe yaptığını, Anayasa'nın askıya alındığını ve Efkan Ala'nın da yaptıkları darbenin fiili kurallarına dayanarak bu şekilde cüretkâr davranabildiğini gösteriyor.

Peki Başbakan, montaj dediği ses kayıtlarını dünyaca saygın birkaç kriminal laboratuvara neden inceletmiyor?

Neden sadece montaj deyip üstüne yatıyor?

Demek ki gerçek bu kayıtlar.

Başbakan yolsuzluğu ve hırsızlığı kabul etmedikçe başkalarına paralel/çete/örgüt diyemez.

Beraatı zimmet asıldır diyorsan, paralel ve çete dediğin insanlara da beraat çekeceksin.

Çünkü Başbakan arka arkaya söylediği yalanların bir tek belgesini gösteremedi.

Eğer Başbakan "delil göstermem ama çamurumu atarım" diyorsa, başkalarının da Başbakan'a ve partisine "yolsuz/hırsız/AKP içinde bir suç örgütü var, vatan hainleri" deme hakları vardır.

Ve Ceza Kanunu'nda bile hakareti hakaretle karşılamak cezayı ıskat eder. (Kaldırır.) (TCK.129)

Hukuk ve kanun hakareti hakaretle karşılama hakkını vermektedir.

Bu ahlaki olmasa da hukukidir.

Nitekim Başbakan ahlaki kaygıları çoktan kenara itmiştir.

Başbakan en son ABD'yi yalanlarına alet etti.

Gülen'in ABD'den çıkarılması konusunda Obama'nın "mesaj alındı" dediğini iddia eden bir Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı, ABD tarafından yalanlandı.

İlk kez bir Türkiye Başbakanı başka bir devlet tarafından "yalancı" ilan edilmiş oldu.

Böylece Başbakan Türkiye'yi uluslararası camiada rezil etti.

Başbakan'ın ne yaman yalanlar söylediği dünya âleme şan oldu.

Utanıyorum Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ni bu hale düşürenlerden!

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim