• BIST 108.392
  • Altın 143,552
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 30 °C

"Mahkeme Kumpas İddialarını Tümden Çürüttü"

"Mahkeme Kumpas İddialarını Tümden Çürüttü"
Ergenekon Davası'nı başından sonuna takip eden, Zaman Gazetesi yazarı Büşra Erdal, gerekçeli kararın değerlendirdi. Erdal, mahkemenin kumpas iddialarını tümden çürüttüğünü yazdı.

Mahkemeler, kararlarıyla konuşur. Bu kural, Ergenekon davasına bakan hâkimler için daha hayatî bir anlam taşıyor.

20 Ekim 2008’de başlayan Ergenekon davasına bakan İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, hem medyada hem de meydanlarda çok fazla saldırı ve ithamlara maruz kaldı. Hakimlerin ‘ihsas-ı rey’ olmaması için susmak zorunda olması, orantısız ve haksız bir tartışma ortamı doğurdu. En son, toplam 275 sanıktan 242’sine mahkumiyet verdiğinde bu tartışma ayyuka çıktı. Hâkimlerin tek konuşma mecrası gerekçeli karar idi. 5 Ağustos 2013’te kararın açıklanmasının ardından 8 ay sonra ‘bu mahkumiyetlerin niye verildiğini’ anlatan gerekçeli karar açıklandı. Yani artık söz hakimlerde.

Öncelikle, 16 bin 798 sayfalık gerekçeli kararda ağır ve titiz bir işçilik yapıldığı görülüyor. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM) gerekçeli karar sistematiği uygulanan kararda, pek rastlanmayan ‘dipnot’ uygulamasıyla da daha iyi anlaşılması için her şey yapılmış. Genel ‘gerekçeli karar’ örneklerinden farklı olarak ilk kez yargılaması yapılan ‘derin devlet’ ile ilgili önsöz sunulmuş. Burada da, bugüne kadar dava üzerinden yapılan manipülasyonlara, algı operasyonlarına, suçlamalara birinci ağızdan cevap verilmiş. Sadece teknik delillere, iddia ve sanık savunmalara değil, Türkiye’nin ‘darbeler’ gerçeğine ışık tutulmuş. Aynı zamanda bir psikolog, davranış bilimci gibi sanıkların psikolojisini, mahkemedeki tavırları çözümlenmiş. Geçmişte ‘psikolojik harekat (PH)’ eğitimi almış sanıkların bunu duruşmalarda ustalıkla kullandığı aktarılırken, bu noktada davanın düz mantıkla değerlendirilmesinin eksik olacağı vurgulanmış. Yani özetle mahkeme heyeti, daha gerekçenin önsözünde 5 yıllık davanın röntgenini çekip önümüze koymuş. Ayrıca, savcılığın iddialarını, sanıkların savunmalarını, kendi delillerle derin devlet-Ergenekon değerlendirmesini ve son olarak her sanığın bireysel durumunu tek tek değerlendirerek Yargıtay aşaması için de kolaylık sağlamış. Aksi takdirde Yargıtay’ın bu kapsamlı dosyanın içinde kaybolması işten bile değil.

İlk kez derin devlet yargılaması yapıldı, Bu fırsat heba edilmemeli

Kararın ikinci boyutu ise ‘delillerle’ Ergenekon örgütünün tespiti. Dava başladığında sanıkların itirazı sonucu mahkeme ‘dava bitene kadar terör örgütü denilmeyecek’ kararı vermişti. Artık gerekçeli karar ile Ergenekon yapılanmasının ‘terör örgütü’ olduğu yargı tarihine geçiriliyor. Ergenekon’un, derin devlet yani Gladyo/Kontrgerilla yapılanmasına karşılık geldiği ve esas olarak Türk Silahlı Kuvvetleri içinde yasa dışı olarak oluşturulup faaliyet gösterdiği net bir şekilde izah ediliyor. Ergenekon örgütünün ana suçu ‘darbeye zemin hazırlamak’ şeklinde tespit ediliyor. Ergenekon’un ilk kez bu davada ortaya çıkmadığı, daha önce de kamuoyunca bilindiği ancak çok güçlü olduğu için yargılama önüne dahi çıkarılmadığı kaydediliyor. ‘Karışık ilişkiler yumağı’ denilen yasa dışı yapılanmanın gerçek boyutunun ortaya çıkarılması için yeni soruşturmanın gerekli olduğu hayati uyarısında bulunuluyor. ‘Tüm örgüt belge içerikleri incelendiğinde her yönüyle bir terör örgütü ile karşı karşıya kalındığı açıkça görülmektedir.’ denilen kararda, AKP muhalifliğinden değil, örgüt faaliyetinden ceza verildiği ifade ediliyor. Ergenekon için, adeta mahkeme dışında mahkemeler oluşturularak kamuoyunda bir yargılama yapıldı. Bununla birlikte hakim ve savcılara yönelik ‘aşırı yıpratıcı psikolojik propaganda faaliyetine’ rağmen yargılama olması gerektiği gibi sürdü ve neticelendi. Geçmiş karanlık eylemler ve darbe planlarının sahipleri, geçmişin ‘dokunulmazları’ Türk yargısı önünde mahkum oldu. Gerekçeli karar ile de görülüyor ki, bir dönemin karanlık eylemleri, darbe planları mahkeme önüne çıkarıldığı kadarıyla ülke için bir temizliğe vesile oldu. Ama, hâkimlerin de dikkat çektiği gibi, bu demokrasi kazanımlarından geri dönülmemesi gerek. ‘Gerekçeyi yazarken verdiğimiz mahkumiyetlere dair vicdani kanaatimiz daha da pekişti.’ diyen mahkeme, davaya ilişkin son sözünü söylüyor. ‘Kumpas’ iddialarını tümden çürütüyor. Bugün, yolsuzluk soruşturmalarından sonra daha da belirginleşen hükümetin olumsuz tavrına, ‘sürgün’ gibi atanmalara rağmen Ergenekon hâkimlerine ileride hak ettikleri teşekkürün edileceği kuşkusuz.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim