• BIST 106.991
  • Altın 151,481
  • Dolar 3,6762
  • Euro 4,3196
  • İstanbul 16 °C
  • Ankara 5 °C

Mahkemenin Kararlarını Uygulamayan Bürokratlar Şimdi Yandı!

Mahkemenin Kararlarını Uygulamayan Bürokratlar Şimdi Yandı!
Mahkemenin verdiği "yürütmeyi durdurma ve göreve iade kararları"na rağmen bu kararları keyfi olarak uygulamayan ya da şeklen uygulayan bürokratları nasıl bir son bekliyor. İşte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2005 yılında verdiği o karar?

İzmir Dokuz Eylül Gazetesi Yazarlarından Serdar Öztürk, dünkü yazısının sonunda "Nasıl olsa arkamızda AKP iktidarı var" deyip son iki yıldır mahkeme kararlarını uygulamayan ya da şeklen uygulayan bürokratları tir tir titrecek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2005 yılına ait bir kararını köşesine taşıdı.

O kararda Mahkemenin verdiği "yürütmenin durdurulması kararı üzerine, yargı kararlarını şeklen uygular görünerek, kararların hukuki sonuçlarını etkisiz bırakan ve suretle görevini kötüye kullanarak keyfi muamelede bulunan bürokratlarla ilgili TCK kanunun 228 ve 35. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılması" kararını hatırlatarak, bugün yargı kararını uygulamayan bürokratlara, hukuksuz işlem yapmanız durumunda ileride yargılanacaksınız uyarısında bulundu.

Bilindiği üzere AKP İktidarı 17-25 Aralık yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasının üzerini örtmek için "Paralel" adı altında kamuda "cadı avı" başlatmıştı.

Hatta dönemin Başbakanı Erdoğan "Cadı avıysa cadı avı, yapacağız" demişti.

Erdoğan'ın bu sözlerinden sonra başta Emniyet olmak üzere kamuda birçok bürokrat ve memur defalarca sürüldü, tayin edildi.

Öyle ki bir ay içinde bazı Emniyet görevlileri 5 defa tayin edildi.

Haliyle haksız yere tayin edilen bu memurlar, yürütmenin durdurulması için idare mahkemelerine dava açtı.

Hemen hemen birçoğu için mahkemelerde yürütmenin durdurulması ve eski görev yerine iade kararı çıktı.

Ancak "nasıl olsa arkamızda AKP iktidar var" diyen ilgili kurumlardaki bazı aklıevveller bu mahkeme kararını uygulamadılar ya da şeklen uyguluyor gözüktüler.

Zira mahkeme yoluyla göreve dönen birçok memur, görevine döndükten iki saat sonra mahkemenin kararına rağmen başka bir yere tayin edildi, sürüldü.

İşte İzmir Dokuz Eylül Gazetesi Yazarlarından Serdar Öztürk, dünkü yazısında İzmir'de "Bacanak Operasyonu" sonrası görevinden haksız bir şekilde alınan ve mahkemenin 3 kez "göreve iade" kararına rağmen 3 kez başka yere tayin edilen bir Emniyet Müdürü'nün başından geçen olayı anlattığı yazısında, 2005 yılında Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının verdiği kararı hatırlatarak "mahkeme kararlarını keyfi olarak uygulamayan" bürokratları uyardı.

İşte Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2005 yılındaki o kararı;

“Anayasanın 138 ve Yargılama Usulü Yasası’nın 28. maddesine göre, mahkeme kararlarına uymak ve kararların icaplarına uygun işlem tesis etmek ve eylemde bulunmak zorunluluğu bulunan sanık valinin, yürütmenin durdurulması kararı üzerine, yargı kararlarını şeklen uygular görünerek, kararların hukuki sonuçlarını etkisiz bıraktığı, bu suretle görevini kötüye kullanarak keyfi muamelede bulunduğu belirlenmiştir. Bu nedenle TCY’nın 228 ve 35. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır…”

MİLLİ EĞİTİM DE OKUL MÜDÜRLERİ İÇİN YARGI KARARINI UYGULAMIYORUM DEMİŞTİ.

Son günlerde de Milli Eğitim Bakanlığı da Danıştay'ın 8400 Okul Müdürünü için verdiği "göreve iade" kararını "uygulamama" kararı almıştı. Bu kararı uygulamayan bürokratlar da Yargıtay'ın kararına göre ileri de yargılanmayla karşı karşıya kalacak.

İşte İzmir Dokuz Eylül Gazetesi Yazarı Serdar Öztürk'ün yazısının tamamı ve O Emniyet Müdürü'nün başından geçen olay;

Televizyonlarda ürkütücü bir kamu spotu vardır.

Küçücük kız, internette dolaşırken,

Sapığın biri dadanır…

Sonu iyidir, polis yakalar.

*

Ciddi bir uyarıdır aslında.

Çocuklarımızın güvenliği için.

Bize bu rahatlığı sağlayanlar da,

Siber Suçlarla Mücadele Şubesi’dir…

*

Zor yetişirler, zorlukla yetişirler.

Hem zekidirler, hem de uyanık.

Aklımıza gelmeyen olaylarda,

Tereyağından kıl çekerler…

*

Böyle biri vardı İzmir’de.

Emniyet Müdürü rütbesinde.

İyi yetişmiş, eğitimli ve işini,

Evinden de çok seven biriydi.

*

Uzatmayayım,

Adı Hakan Arık bu müdürün.

Siber Suçlar Şubesi’nin kurucusu.

İnternet üzerinden çocuklara yönelik suistimal suçları,

Kredi kartı dolandırıcılarına operasyon, hep onun işi.

*

Siber suç konusunda İzmir’de

Kendisinden başka uzman da yok…

Evli ve iki çocuk babası.

Hiç görmedim kendisini, hiç tanımam.

Google’dan resmini aradım yok…

*

İzmir’in meşhur “bacanak” operasyonu sonrası,

Görevden alınanlar arasındaydı.

Aldılar taaaa en uzak ilçeye tayin ettiler.

O da hakkını adalette aradı…

*

Adalet dedi ki; “tayin işlemi hukuksuzdur.

O yüzden de göreve iade edin.”

Ettiler… Birkaç saatliğine.

Sonra yine cehennemin dibine…

*

Yılmadı, yine adalete gitti.

Adalet yine “haklısın” dedi.

Yine görevine iade etti.

Yine birkaç saat “başla” dediler, yine tayin…

*

Peki, kazandığı 3 mahkemeye rağmen,

3. kez Beydağ’a tayin edilen,

Emniyet Müdürü Hakan Arık’ın,

Uğradığı haksızlık bitmeyecek mi?

*

Mahkeme kararlarını şeklen uygulayan,

İktidara yanaşarak koltuk koruyan,

Devletin değil de, iktidarın amiri olanlar

Acaba rahat uyuyabiliyorlar mı?

*

Uyuyamıyorlar eminim…

Çünkü kendileri de biliyor ki,

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın

2005 yılında verdiği önemli bir karar var.

O karar oldukça da uyuyamayacaklar…

*

O karar ne diyor biliyor musunuz?

“Anayasanın 138 ve Yargılama Usulü Yasası’nın 28. maddesine göre, mahkeme kararlarına uymak ve kararların icaplarına uygun işlem tesis etmek ve eylemde bulunmak zorunluluğu bulunan sanık valinin, yürütmenin durdurulması kararı üzerine, yargı kararlarını şeklen uygular görünerek, kararların hukuki sonuçlarını etkisiz bıraktığı, bu suretle görevini kötüye kullanarak keyfi muamelede bulunduğu belirlenmiştir. Bu nedenle TCY’nın 228 ve 35. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır…”

*

Yani, yargı kararını şeklen uygulayanlar,

Daha sonra sanık durumuna düşmüş,

Ve mahkemelerde yargılanmıştır…

Adalet, topaldır ama gideceği yere,

Er ya da geç ulaşır…

KAYNAK: Aktifhaber.com/ÖZEL

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim