• BIST 107.400
  • Altın 151,666
  • Dolar 3,6570
  • Euro 4,3022
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 14 °C

"Makul Şüphe İnsan Hak ve Hürriyetlerine Saldırı Mahiyeti Taşıyor"

"Makul Şüphe İnsan Hak ve Hürriyetlerine Saldırı Mahiyeti Taşıyor"
Kütahya Barosu, geçtiğimiz yıl aralık ayında yürürlüğe giren Makul Şüphe Yasası’nın arama kararını kolaylaştırıldığı gibi insan hak ve hürriyetlerine saldırı mahiyeti taşıdığını, avukatların dosyalara erişimini kısıtladığını bildirdi.

Kütahya Barosu tarafından yapılan açıklamada, şüpheli veya sanıkla ilgili arama ile suç ve delillerin elde edileceği hususlarda ‘somut delillere dayalı kuvvetli şüphe’ şartının kaldırıldığı, yerine ‘makul şüphe’ kriteri getirildiğine dikkat çekildi.

Kütahya Barosu, geçtiğimiz yıl aralık ayında yürürlüğe giren Makul Şüphe Yasası’nın arama kararını kolaylaştırıldığı gibi insan hak ve hürriyetlerine saldırı mahiyeti taşıdığını, avukatların dosyalara erişimini kısıtladığını bildirdi.

Kütahya Barosu tarafından yapılan açıklamada, şüpheli veya sanıkla ilgili arama ile suç ve delillerin elde edileceği hususlarda ‘somut delillere dayalı kuvvetli şüphe’ şartının kaldırıldığı, yerine ‘makul şüphe’ kriteri getirildiğine dikkat çekildi. Açıklamada şunlara değinildi: ’Yargı tarihimiz nelerin makul sayıldığı konusunda talihsiz örneklere sahip iken aramalar için makul şüphe kavramının yeterli sayılması, uygulamada telafisi mümkün olmayan zararları doğurabileceği açıktır. Hangi durumun ’makul şüphe’ için yeterli olacağı hususu ki bu da maddede ’yakalanabileceği veya suç delillerinin elde edilebileceği hususunda makul şüphe’ denilerek dile getirilmiştir. Bu kavramına büyük özen gösterilmelidir. Zira yanlış bir makul şüphe algısında, özel hayatın mahremiyeti zarar gördüğü gibi, şahsın ticari hayatı da bundan olumsuz etkilenecektir. İnsan hak ve özgürlüklerine saldırı mahiyetine bürünebilecektir. Anayasamıza, İnsan Hakları Evrensel Bildirgesi’ne, İnsan Hakları Avrupa Sözleşmesi’ne açıkça aykırı olan ’makul şüphe’ kavramı, insanların somut delillere dayanılmadan, keyfi olarak özgürlüğünün kısıtlanması anlamına gelir ki bu durum, ceza muhakemesi hukukunun kabul edebileceği bir kavram değildir. Özetle hukuk devletinde ’makul şüphe’ kavramı makbul değildir.’ 

’AVUKATLARIN SORUŞTURMA DOSYASINA ULAŞIM HAKKI KISITLANIYOR’ 

Kütahya Barosu, 6572 sayılı Kanunun getirdiği diğer bir önemli değişikliğin ise avukatların soruşturma evrakına erişiminin engellenmesi olduğunu ifade etti. Yasanın 44. maddesi ile müdafiin soruşturma dosyasının içeriğini incelemesi veya belgelerden örnek almasının, ’soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebilecekse bu yetki, savcının istemiyle hâkim kararıyla kısıtlanabilecektir’ denildiği belirtilen bildiride şunlara yer verildi: ’Bu kısıtlama ancak TCK’da düzenlenen kasten öldürme, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti, suç işlemek amacıyla örgüt kurma, devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk, 6136 sayılı Kanunda düzenlenen silah kaçakçılığı, 5411 sayılı Kanunda düzenlenen zimmet ve 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununda düzenlenen suçlar hakkındaki soruşturmalarda geçerli olacak, diğer suç tipleri için ise uygulanmayacaktır. Yapılan düzenleme avukatlık mesleğinin etkinliğini azaltmış, onurunu zedelemiştir. Devletin en mahrem birimlerine böcek diye adlandırılan dinleme cihazlarını avukatlar mı koymuştur? Ortam dinlemelerini avukatlar mı yapmıştır? Hukuksuz soruşturmaları avukatlar mı tamamlamıştır? Yasak meyve nitelindeki kanunsuz delilleri avukatlar mı toplayıp davaları açmıştır? Sayın Adalet Bakanımızın deyimiyle bunları yapıp devletine avukatlar mı ihanet etmiştir. Çıkarılan yasa açıkca insan haklarına ve hürriyetlerine ve dahi basın ve hak arama özgürlüklerine müdahale demektir. Ülke gündeminde de bunun açık yansıması görülmektedir. Makul şüphe ile bir kısım basın ve yayın organları ve kişiler hakkında soruşturmaların yapılması ve makul şüphenin sınırlarının net olarak belirlenememesi soruşturmaların genişletilmesine ve tüm kişi, kurum ve basın özgürlüklerini tehdit eder hale gelecektir. Bu nedenle kanun yapma tekniği ve dahi evrensel hukuk kuralları göz ardı edilerek yapılan yasayı kanun koyucunun bir kez daha gözden geçirmesi hayati bir önem taşımaktadır.’

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim