• BIST 82.779
  • Altın 147,178
  • Dolar 3,7701
  • Euro 4,0274
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 0 °C

Mardin Kızıltepe Davasında Sanık Savunmaları Alındı

Mardin Kızıltepe Davasında Sanık Savunmaları Alındı
Mardin’in Kızıltepe ilçesinde 1992-1996 yılları arasındaki gözaltında kayıplar, köy boşaltmalar ve infaz iddiaları ile ilgili davaya devam edildi.

Mardin’in Kızıltepe ilçesinde 1992-1996 yılları arasındaki gözaltında kayıplar, köy boşaltmalar ve infaz iddiaları ile ilgili davaya devam edildi.

Davada, dönemin Kızıltepe İlçe Jandarma Komutanı Albay Hasan Atilla Uğur ve dönemin Diyarbakır İl Jandarma Komutanı Albay Eşref Hatipoğlu’nun da aralarında bulunduğu 4 asker ve 5 korucu yargılanıyor. Eski Diyarbakır İl Jandarma Komutanı Eşref Hatipoğlu, savunmasında, “Ben oraya görev yapmaya gittim. Devlet bana bunun için para veriyor. Suçlamaları kabul etmiyorum.” dedi.

Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki davaya tutuksuz sanık olan korucular İsmet Kandemir, Mehmet Emin Kurga, Abdurrahman Kurga ve Kızıltepe İlçe Jandarma Bölük Komutanı Ahmet Boncuk ile taraf avukatları katılıyor. Dönemin Kızıltepe İlçe Jandarma Komutanı Albay Hasan Atilla Uğur ve dönemin Diyarbakır İl Jandarma Komutanı Albay Eşref Hatipoğlu ile Başçavuş Ünal Alkan ise İstanbul’dan SEGBİS ile duruşmaya katılıyor. Yine davanın sanıklarından olan korucu Mehmet Salih Kılıçaslan ise SEGBİS ile duruşmaya katıldı.

“BUNLAR HEP PARALEL”

Duruşmaya ilk olarak korucu İsmet Kandemir’in ifadesinin alınması ile başlandı. 1994’te koruculuğa başladığı bilgisini veren İsmet Kandemir, “Bunlar uydurma şeyler, hepsi iftiradır. Kabul etmiyorum. Bunlar hep paralel. Beraatımı istiyorum.” dedi.

Terörle mücadele ettiği için suçlandığını ileri süren Abdurrahman Kurğa, “1994’ten yılından sonra korucu oldum. İddianamedeki gizli tanık Aydost’un ‘PKK’nın korkulu rüyasıdır’ sözü dışında hiçbir şeye katılmıyorum. Ahmet Boncuk ve Hasan Atilla Uğur ile görev dışında bir ilişkimiz yok.” ifadelerini kullandı.

Yine korucu Mehmet Emin Kurğa ise 1994’te koruculuğa başladığını, suçlamaların yalan olduğunu, suçsuz olduğunu ve beraatını istediğini söyledi.

“JİTEM İLE İLGİLİ BİLGİM YOK”

Ahmet Boncuk ise şu şekilde savunma yaptı: “İddianamede öldürüldüğü belirtilen kişileri tanımıyorum. PKK ile çatışmalara girdiğim olmuştur. Adam öldürme, adam kaçırma iddiaları ile ilgili bilgim yok. Hasan Atilla Uğur ile yaklaşık 2 yıl çalıştım. Yasa dışı bir şey yapmadık. JİTEM hakkında bir bilgim yok. İddia edilen sözde eylemleri kabul etmiyorum. Hasan Atilla Uğur’u amirim olması nedeniyle tanırım. Eşref Hatipoğlu’nu hayatım boyunca hiç görmedim. Aynı görev yerinde hiç çalışmadım. Kızıltepe’den Ağustos 1995’ten sonra ayrıldım. Suçlamaları kabul emiyorum. JİTEM ile ilgili bilgim yok. Alakam da olmadı. Hiç kimseye de herhangi bir emir vermedim.”

“PKK VE PARALEL ÇETENİN ORTAK TEZGAHINA ALET OLMADIM, OLMAYACAĞIM”

Savunmasına terörle mücadelede şehit olan askerleri anarak başlayan Hasan Atilla Uğur ise şu şekilde savunma yaptı: “Bu dava Yargıtay tarafından çökertilen, ‘Paralel Devlet Yapılanması’ tarafından hazırlatılmıştır bir davadır. Bu dava halen kaçak olan Zekeriya Öz ile birlikte planlanmış bir davadır. Amaç vatan savunmasını halen icra eden kişileri yıldırmaktır. PKK terör örgütünün amacına hizmet eden bir dava ile karşı karşıyayız. Aynı Ergenekon iddianamesi gibi bir zırvalar manzumesidir. Ben PKK ve paralel çetenin ortak tezgahına alet olmadım, olmayacağım. Terörle mücadele eden kahramanlarımızı etkilemek için uydurulan bu iddianamedeki suçlamaları kabul etmiyorum. Bu tezgahı hazırlayanlar hakkında gerekli izlemlerin yapılmasını ve beraatıma karar verilmesini arz ediyorum.”

“ŞEREFİMLE, NAMUSUMLA BU GÖREVİ İFA ETTİM”

Yaklaşık 25 yıl jandarma astsubay olarak görev yaptığı bilgisini veren Başçavuş Ünal Alkan, “Şerefimle, namusumla, canımı hiçe sayarak bu görevi ifa ettim. Komutanım Hasan Atilla Uğur ile bölücübaşı Abdullah Öcalan’ın savunmasında bulunmak bana nasip oldu. Kızıltepe’de göreve başladığımda halk sokağa çıkamıyordu. Halkın devlete güveni kalmamıştı. Örgüte eleman vermeyenler infaz ediliyor. Vatandaşlardan haraçlar toplanıyordu. Hasan Atilla Uğur göreve başladığında halk ile irtibat kuruldu. İnsanlar devlete güven kazanmaya başladı. 4 yıldızlı oteller, havuzlar kuruldu. Hatta gönüllü köy korucusu olmaya başladı. Başka yere atandıktan sonra Kızıltepe’den ayrılırken binlerce araç ile uğurlandık. Bu dava PKK ve PDY tarafından hazırlandı. Bu dava doğu ve güneydoğuda görev yapan askerlere gözdağı vermekten başka bir şey değildir. Bu iddianameyi hazırlayan örgüt mensuplarından şikâyetçiyim.” ifadelerini kullandı.

“DEVLET BANA BUNUN İÇİN PARA VERİYOR”

Savunmasına şehitlere rahmet dileyerek başlayan Eşref Hatipoğlu ise şu ifadeleri kullandı: “PKK’ya karşı operasyonlar yaptım. Zamanın yetkilileri tarafından defalarca takdir edildim. Diyarbakır’a atandığımda vatandaşlar akşam vakti dışarı çıkamıyordu. Görevden ayrıldığımda vatandaşlar dışarı çıkabiliyordu. Ben o bölgede terimi ve kanımı akıttım, nice vatan evladını tabuta koydum. İddia edilen suçlamalarla ilgili hiçbir görgü tanığı yok. Ömrüm boyunca yaklaşık 500 silahlı çatışmaya katıldım. Ben oraya görev yapmaya gittim. Devlet bana bunun için para veriyor. Suçlamaları kabul etmiyorum.”

Korucu Mehmet Salih Kılınçaslan ise iddianamede geçen şahısların hiçbirini tanımadığını, suçlamaları kabul etmediğini belirtti.

Duruşmaya öğle arası verildi.

DAVANIN GEÇMİŞİ

İddianamede sanıklardan dönemin Diyarbakır İl Jandarma Komutanı Albay Eşref Hatipoğlu ve dönemin Kızıltepe İlçe Jandarma Komutanı Albay Hasan Atilla Uğur’un, ‘tasarlayarak öldürme, silahlı örgüt kurmak veya yönetmek’ suçlamaları ile cezalandırılması istenirken, sanıklar, İsmet Kandemir, Mehmet Emin Kurga, Abdurrahman Kurga, Ramazan Çetin, Mehmet Salih Kılıçaslan ve Jandarma Komando Bölük Komutanı Ahmet Boncuk, Başçavuş Ünal Alkan’ın ise ‘tasarlayarak öldürme ve silahlı örgüte üye olma’ suçlarından cezalandırılması talep edildi.

Mardin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede 20 Temmuz 2014’te tamamlandı. Güvenlik nedeniyle dava başlamadan Ankara’ya nakledildi. 3 Mart 2015’te görülen duruşmada Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesi, sanıklar Eşref Hatipoğlu ve Hasan Atilla Uğur için yargılama izni alınmak üzere dosyanın Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na gönderilmesine karar verdi. 19 Ekim’de HSYK’dan cevap gelmemesi üzerine duruşma 15 Ocak 2016’ya ertelendi. Ertelemenin ardından HSYK, ‘silahlı örgüt kurmak veya yönetmek, tasarlayarak öldürme’ suçlarından yargılama için izin alınmasına gerek olmadığını bildirdi. 15 Ocak 2016’daki duruşmada ise dosyanın HSYK’ya gönderilmesi nedeniyle müşteki avukatları mahkeme heyetinin reddini talep etti. Talebin reddedilmesi üzerine yargılamaya bugün devam edildi.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim