• BIST 97.898
  • Altın 145,728
  • Dolar 3,5767
  • Euro 4,0006
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 24 °C

"Meslektaşlarımıza Yapılan Saldırıları Kınamak İçin Ses Getirici Eylem Hazırlıkları İçersindeyiz"

"Meslektaşlarımıza Yapılan Saldırıları Kınamak İçin Ses Getirici Eylem Hazırlıkları İçersindeyiz"
Aydın Barosu'nun yeni Başkanı Av. Gökhan Bozkurt, yerel bir gazetenin sorularını yanıtladı.

Gökhan Bey öncelikle bize kısaca kendinizden bahseder misiniz?

1972 yılında Söke’nin Serçe Köyü’nde doğdum. İlk, orta ve lise öğrenimimi Söke’de tamamladıktan sonra,  Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ni kazandım. 1995 yılında fakülteden mezun oldum ve stajımı çok sevdiğim Aydın Barosu’nda eşimle birlikte yaptık.  O zamanlar evli değildik ama yeminimizi de birlikte ettik. Halen Söke’de, eşim ve kız kardeşimle birlikte avukatlık yapıyoruz. Bir oğlan bir kız olmak üzere iki çocuğumuz var. Oğlum Kadıköy Anadolu Lisesi’nde öğretim görüyor, kızımız yanımızda. İyi derecede İngilizce bilirim.

Önceki  Baro Başkanı Av. Sümer Germen döneminden farklı olarak ne gibi çalışmalar yapmayı düşünüyorsunuz?

Bugüne kadar rutin olarak verilen hizmetler, elbette devam e-decek. Bunların dışında yıllarca geciken ve hızla gerçekleştirmeyi düşündüğümüz bir projemiz var.   Aydın Barosu Hizmet Binası’nı, meslektaşlarımıza kazandırmayı hedefliyoruz. Bu konuda bize Ba-rolar Birliği’de destek olacak. Bunun dışında yönetim anlayışım farklı. Birlikte yönetmeye çok değer veriyorum. Sadece yönetim kuruluyla birlikte değil, komisyon ve kurullarda çalışan meslektaşlarım hatta diğer meslektaşlarımla da fikir anlamında, organizasyon anlamında aklınıza gelecek her konuda Baro’yu birlikte yönetme taraftarıyım. Göreve başladığımız günden bu yana sanırım bunu göstermeye başladım. Meslektaşlarımın, birlik ve beraberlik içinde Baro etrafında kenetlenmesini istiyordum. Komisyon ve kurullarda çalışmak için başvuran meslektaşlarımın sayısı bunu başarmaya başladığımızı gösteriyor.  Şimdi iletişim imkanları çok geniş ve hepimizin elinin altında kullanabildiğimiz araçlarımız var. Yönetim Kurulu olarak sadece toplantı gününde değil, günün her saatinde, önemli bir konuda istişare yapabiliyoruz.  Hatta evrak paylaşımı dahi yapıyoruz. 

Meslek ve meslektaşlarımızın sorunlarıyla daha fazla ilgili bir Baro olacağız. Daha neler yapabileceğimiz üzerine de sürekli fikir alış verişi yapıyoruz. 

Sivil Toplum Kuruluşları ile ilişkilerinizi geliştirecek misiniz?

Meslek ve meslektaşlarımıza yeni bir takım projeler, hizmetler üretmek anlamında STK’larla, meslek odalarıyla ve her kurumla işbirliği yaparak bunu zenginleştirmek için yola çıktık bile. Kurumlarla iyi ve sıcak ilişkiler içindeyiz. Bizler mesleğimiz, meslektaşlarımıza aynı zamanda memleketimize hizmet etmek arzusu içindeyiz. Bu takım kuruluşlarda aynı amaç için hizmet ediyorlar. Aslında birçok faaliyeti toplum yararınadır. Bizim savunma mesleği olduğumuz, Baromuzun da bu savunma mesleğini ifa eden avukatların meslek kuruluşu olduğunu düşünürseniz, bu kutsal savunma hakkı bizler tarafından müvekkillerimiz yani halkımız için kullanılmakta. Buradan yola çıktığımız zaman aslında gösterilen birçok tepkinin toplum için olduğunu söyleyebilirim.

Son günlerde artan avukatlara uygulanan şiddet konusunda, Baro olarak neler yapmayı düşünüyorsunuz?

Hukuk çiğnenerek, gözaltına alma, kötü muamele yada mesleğinin yapılmasında engellemeler bizim tarafımızdan çok yakın takip edilmekte. Herhangi bir meslektaşımızın başına ne gelirse gelsin, hangi kurum ya da kişi tarafından gelirse gelsin, biz o meslektaşımızın sonuna kadar yanındayız. Bununla ilgili yaşanan somut olaylar oldu ne yazık ki. Derhal konuya  Baro olarak vakıf dahil olduk.

Dilekçelerimizle başvurduk hukuki yollardan sonuna kadarda takipçisi olacağız. Bütün Barolarla irtibat içindeyiz, hangi şehirde olursa olsun bütün meslektaşlarımızın hakları için sonuna kadar savunup, sonuna kadar yanlarında olacağımızı gerek sözlü olarak gerekse birebir görüşmelerle ifade ettik. Diğer Barolarla irtibata geçerek, bizim öncülüğümüzde  bu konuda ses getirecek eylemler yapmayı da düşünüyoruz. 

Herkes şunu bilmeli ki saldırdığınız kişi sadece kişi değil, siz bir mesleğe saldırıyorsunuz.  Her vatandaş küçücük dahi hakkına halal geldiğinde avukata gideceğini bilmelidir. Kutsal makama, avukata yapılan saldırı aslında kendi hakkına saldırıdır. Avukatlara saldırmanın yasalarda yaptırımı da oldukça ağırdır. 

Türkiye’nin içinde bulunduğu ortamı değerlendirir misiniz?

Üzüntü içindeyim çünkü ilk aklıma gelen, şu anda maden ocağında haber alınamayan 18 maden işçisi kardeşimizin durumu ve buna yol açan sebepler.  Bir kere olsa bile affedilemeyecek bu olayları bizler sürekli yaşar olduk. Üzülerek görüyoruz ki  bu yaşananlar için kovuşturma yer olmadığı konusunda kararlar verilmekte. Kamuoyunun vicdanı yara almakta. İnsanların adalete olan inancı azalmakta. Bu olaylar 2014 Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nde yaşanmaması gereken olaylar. Sürekli canlarımız gidiyor. Orada olan madenci kardeşlerimizden birisinin, O oradayken bir bebeği oldu ve hiç birşeyden haberi yok.  Eğer ki en temel hakkı olan yemek yeme olayını dışarda yapabilselerdi, belki de şu anda hastanede bebeğinin yanında olacaktı. Tüm Türkiye gibi onların sağlık haberlerini bekliyoruz umutla. 

İnsanları fakirleştirir, yurttaşlarınıza sahip çıkmazsanız, gerekli denetimleri yapmazsanız üzülerek belirtiyorum biz bu haberleri daha çok duyarız. Biz Aydın Barosu olarak oradaki soruşturma sürecinin sonuna kadar takipçisi olacağız. Orada olanlar kimsenin yanına kalmayacak. 

Nedense facia yaşanan maden ocaklarının sahipleri ya hep aynı kişiler ya da amcaoğulları çıkıyor. 

Hukuksuzluk almış başını gitmiş buna ilişkin yargı paketi hazırlanıyor. Baro  olarak buna tepkimizi  gösterdik ve bu paketin geri çekilmesi konusunda talebimizi seslendirdik. Kişilere, duruma göre hukuk olmaz. 

Çözüm süreci konusunda ne düşünüyorsunuz? 

Öncelikle, eşinin yanında, sivil kıyafetle dolaşırken şehit edilen askerimize ve sokak ortasında haince bir saldırıya uğrayan 3 şehidimize Allah’tan rahmet diliyor, analarına, babalarına, yakınlarına ve Türk Milleti’ne sabır diliyorum. 

Çözüm süreci, açılım gibi bir çok isim kondu fakat hiçbirisi Türk Halkı’na uymadı. Çözüm süreci içeriğini hiçbir zaman bilmediğimiz sonunda çözülme getirecek bir süreç haline geldi. Kobani’deki olaylar bahane edilerek, ülke yangın yerine çevrildi. Adeta bir halk ayaklanması denemesi  yapıldı. İnsanlarımız öldürüldü, güvenlik görevlilerinden şehit olanlar oldu. Ayrıca maddi olarak da  devleti, işyerlerini zarara uğrattılar. Bu ayaklanmanın çağrısını yapan da üstelik bu ülkenin kanunlarına göre kurulmuş, Anayasa ve Siyasi Partiler Yasası’na uyması gereken bir siyasi partiydi. 

Bu noktada özellikle siyasi partilere çok büyük iş düşüyor. Orta Doğu kan gölüne dönmeye müsait alandır. Emperyalist güçler tarafından, insan kanının petrolden daha değersiz görüldüğünü anlamaları gerekli. Türkiye Cumhuriyeti devleti  Dünya’nın en köklü devlet anlayışına sahip devlettir ve bu kadar basit oyunlara gelmemesi gereklidir. Tüm siyasi partiler anlamalı ki aynı geminin içindeyiz. Halkı, dini, etnik kökenlere ayırmak sadece emperyalist devletlerin işine gelir. Bu da vatana ihanettir. Türkiye Cumhuriyeti Devleti çatısı altında birleşmemiz gereklidir. Biz bize yeteriz. Ulu Önder ATATÜRK’ün dediği gibi ”Yurtta sulh, cihanda sulh."

Son olarak, meslektaşlarınıza ve Aydınlılara bir mesajınız var mı?

Seçim süreci boyunca meslektaşlarıma verdiğim tüm sözlerin sonuna kadar arkasındayım. Genel kurulumuz Aydın Barosu’na yakışır bir genel kurul oldu. Yönetim Kurulumu özellikle zikretmek isterim. Çok genç, dinamik ve özverili.

Meslektaşlarımıza ve mesleğimize hizmet etmek için sürekli biraradayız. Biz hizmet için buradayız. Gazeteniz Mücadele okurlarına, Aydınlı hemşehrilerimize, meslektaşlarımıza ve tüm yurttaşlarımıza en iyi dileklerimi sunarım.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim