• BIST 106.390
  • Altın 141,861
  • Dolar 3,5353
  • Euro 4,1152
  • İstanbul 27 °C
  • Ankara 26 °C

MUHSİN BAŞKAN

Av. Uğur TARHAN

Veysel Karani hazretlerine, uzak yoldan bir kimse gelip nasihat ister. O da “Allah ‘ı (c.c) bilir misin?” der. ‘’Bilirim’’ diye cevap verir. “Başka bir şeyi bilmene gerek yok” der.

Yolcu, uzaktan geldiğini söyleyip, yine nasihat ister, o da “Allah (c.c) seni biliyor mu?” der.‘’Biliyor’’ diye cevap verir. Veysel Karani hazretleri de “Başkasının bilmesine gerek yok o zaman” der ve gider.

‘’Nasıl yaşarsanız öyle ölürsünüz’’ kelamını hayat çizgisi olarak belirleyip, bu çizgide sapmadan yürüyen kullar şüphesiz ki şerefli bir menzile ulaşır.

Dünya hayatının gösterişine kapılanlar ancak kendini aldatırlar. Mal, mülk, mevki, makam, zenginlik, şöhret geçicidir. Mutlak ve sonsuz olan yalnızca Cenab-ı Allah’tır.

Hayat, dünyanın geçici süslerini elde etmeye adanacak kadar anlamsız olamaz. Hayatı anlamlı kılan sonsuzluğun sahibine duyulan saygı ve hasrettir. Bu saygı ve hasret ki hayatı ömür; insanı kul yapar.

İşte biz, bundan 6 yıl önce, hayat çizgisini hiç bozmamış, düz gitmiş, dik durmuş, hayatını ömür yapmış samimi bir Allah kulunu, yiğit bir Türk evladını kaybettik. (Allah rahmet eylesin.)

Her halinden belliydi ki Muhsin Yazıcıoğlu, Allah’a saygı ve hasret duyuyordu. Bu yüzdendir ki vefatı hepimizin içini acıttı, yüreğini yaktı.

Kan bağınızın olmadığı, daha önce hiç sohbet etmediğiniz bir kişi için üzülüyorsanız bu kesinlikle onun malı, mevkisi ya da şöhreti ile alakalı değildir. Biliniz ki bu hüzün onun hayat çizgisiyle alakalıdır.

Hayatını Allah’a adamış, kendi mutluluğunu milletinin mutlu olmasına bağlamış ve ömrü boyunca çizgisinden sapmamış yiğit bir mücadele insanını kaybetmiş olmak hepimizi derinden üzmüştür.

Eğer Muhsin Başkan, çizgisinden bir an sapmış olsaydı, 5,5 sene her an idam edilme ihtimali ile kaldığı 4 metrekarelik hücrede delirmemesi mümkün değildi.

Eğer Muhsin Başkan, çizgisinden sapmış olsaydı partisine %2’den fazla oy vermemiş milletine küsmemesi mümkün değildi.

Eğer Muhsin Başkan, çizgisinden sapsaydı, birçok kimsenin kaçacak delik aradığı 28 Şubat’ta dimdik durabilmesi mümkün değildi.

Yukarıdaki satırların tekrar hatırlanmasına ve sizinle paylaşılmasına vesile olan Muhsin Yazıcıoğlu’nun, Keş Dağı’nın dumanlı doruklarındaki şehadetinin vesile olduğu içsel muhasebenin neticesidir.

Bu muhasebe her birimiz tarafından her an yapılması gereken bir sorgudur:

‘’Ne için yaşıyoruz?’’ sorusuna ‘’Allah’ın rızasını kazanmak için’’ cevabını veremediğimiz sürece biz daha olmamışızdır.

Bilmek-bilinmek, sevmek-sevilmek, seçmek-seçilmek yalnızca ve yalnızca O’nun için değilse biz daha olmamışızdır.

Ve eğer siyaseti nefsimiz için yapıyorsak biz daha olmamışızdır.

ALLAH BİZİ ‘’OLAN’’LARDAN EYLESİN. 

Selam doğru yolda gidenleredir.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim