• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 29 °C
  • Ankara 29 °C

Muhsin Yazıcıoğlu'nun Ölümüne İlişkin Davada Flaş Talep

Muhsin Yazıcıoğlu'nun Ölümüne İlişkin Davada Flaş Talep
Muhsin Yazıcıoğlu ile 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin davada avukatlar, eski Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek'in SEGBİS aracılığıyla dinlenmesini talep etti.

Eski BBP Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile 5 kişinin hayatını kaybettiği helikopter kazasına ilişkin hakkında "görevi kötüye kullanma" suçundan dava açılan dönemin İstihbarat Şube Müdürlüğünde görevli Emniyet Amiri Dursun Özmen'in yargılanmasına devam edildi.

Kahramanmaraş 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülen duruşmaya, eski BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak, Muhsin Yazıcıoğlu'nun eşi Gülefer ve oğlu Furkan Yazıcıoğlu, ağabeyi Yusuf Yazıcıoğlu ile kazada hayatını kaybedenlerden Erhan Üstündağ'ın oğlu Furkan Üstündağ, gazeteci İsmail Güneş'in eşi Yasemin Güneş, pilot Kaya İstektepe'nin eşi Elçin İstektepe ve avukatlar katıldı.

Hakkında, "görevi kötüye kullanmak suçundan" dava açılan ve halen Isparta'da görev yapan Özmen ise duruşmaya katılmadı.

Duruşmada, Muhsin Yazıcıoğlu'nun 11 yıl özel kalem müdürlüğünü yapan Okan Köksal, tanık olarak dinlendi. Köksal, avukatların "ifadeleri birilerinin güdümünde mi veriyorsun" sorusuna "hayır" cevabını verdi.
Avukatlar, sanık Özmen'in tutuklanmasını ve Ankara Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğünde görevli polis memuru Mehmet Gül'ün telefon kayıtlarının ortaya çıkartılmasını talep etti.

Bir avukat da polis memuru Gül'ün telefonunun, Hrant Dink cinayeti soruşturması kapsamında tutuklanan eski Emniyet Genel Müdürlüğü İstihbarat Daire Başkanı Ramazan Akyürek tarafından kullanıldığını düşündüklerini, bunun için de Akyürek'in Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile dinlenmesini istedi.

Yazıcıoğlu'nun avukatlarından Kemal Yavuz ise dosyanın, birden fazla kişinin ölümü nedeniyle ağır ceza mahkemesinde görülmesini talep etti. Duruşmada ayrıca Emniyet Genel Müdürlüğü Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Daire Başkanı Orhan Özdemir'in birinci sanık olarak yargılanması gerektiği ifade edildi.

Duruşma, 23 Haziran'a ertelendi.

"HAK ARAMAK GERÇEKTEN ZOR"

Destici, adliye çıkışında gazetecilere yaptığı açıklamada, dosyanın bir bütün olarak ele alınmasını istediklerini ifade ederek, şunları kaydetti:

"Bugün şunu gördük ki hukuk içerisinde hak aramak gerçekten çok zor. Maalesef Türkiye'de yargı sistemimizin problemi tüm hızıyla artarak devam etmekte. Bu soruşturma dosyasının ayrılmaması, bir bütün olarak ele alınması ve o şekilde soruşturulması gerekiyor. Bugün geldiğimiz noktada özellikle üst düzey memur ve bürokratlarla ilgili Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığında süren soruşturma henüz nihayete erdirilmiş değil. Bizde şu an dosya sanki özellikle geçiştiriliyor ya da geciktiriliyor gibi bir intiba mevcut. Burada görülen davanın ana soruşturmayla birleştirilmesini, tüm yönleriyle araştırılarak soruşturularak bu işin net bir şekilde ortaya konulmasını talep ettik."

Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak, dosyada yalan beyan ve sahte belgelerin olduğunu savundu.

Ortada vahim olayların bulunduğunu savunan Kamalak, "Organize bir suçun olduğu kanaatindeyim. Bu dosyayı aydınlatmak, açıklığa kavuşturmak, hiç şüphesiz ki hukuk devleti için bir namus borcudur. Eninde sonunda dosya aydınlatılacaktır, bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın" dedi.

Özel Kalemi Mahkemede Açıkladı: Kazadan Sonra Yazıcıoğlu'nun Odasındaki Özel Eşyaları Toplandı

Şüpheli bir helikopter kazasıyla hayatını kaybeden Yazıcıoğlu’nun özel kalemi Okan Köksal, kazanın hemen ardından Parti Genel Merkezi’ne gelen 3 kişilik bir ekibin Yazıcıoğlu’nun çalışma odasındaki özel eşyalarını topladığını açıkladı. Köksal, eşyalarla ilgili bir tutanak tutulmadığını bildirdi.

“Helikopter enkazına ulaşıldı, Yazıcıoğlu, yaralı olarak hastaneye götürülüyor.” açıklamasıyla arama-kurtarma çalışmalarını geciktirmek ve kamuoyunu yanıltarak görevini kötüye kullanmakla suçlanan Eski Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdür Yardımcısı Dursun Özmen hakkında açılan davaya dün devam edildi. Kahramanmaraş 7. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki duruşmada Yazıcıoğlu’nun özel kalemi Okan Köksal tanık olarak dinlendi. Köksal, kazanın hemen ardından henüz hayatını kaybetmeyen gazeteci İsmail Güneş ile cep telefonuyla görüştüğünü, Güneş’in helikopterin düştüğünü ve ‘üşüyorum’ dediğini aktardı. “Yazıcıoğlu yaralı, hastaneye götürülüyor.” yönünde bir açıklamasının ise olmadığını kaydetti.

Yazıcıoğlu ailesinin avukatlarından Selami Ekici, Köksal’a kazadan sonra merhumun çalışma ofisindeki özel eşyalarının neden toplandığını sordu. Köksal da eşyaların neden toplandığını bilmediğini, eşyaları BBP’li Erol Dok, Vecdet Şendil ve Nurten Ceceli’nin aldığını kaydetti. Davaya müdahil avukat olarak katılan Mustafa Kamalak da, toplanan eşyalarla ilgili zabıt tutulup tutulmadığını sordu. Köksal, eşyaların alındığı sırada kayıt tutulmadığını vurguladı.

Yazıcıoğlu’nun avukatları, kamuoyunu yanıltan Dursun Özmen’in yalan beyanda bulunduğunu ve görevi gereği delillerin karartılacağı göz önünde bulundurularak davada tutuklu yargılanmasını talep etti. Mahkeme heyeti bu talebi reddederek Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı’ndan HTS kayıtlarının istenerek bilirkişilerce incelenmesine ve Fatih Gökçek’in tanık olarak dinlenmesine karar verip duruşmayı 23 Haziran 2015 tarihine erteledi. Kazanın olduğu dönemde Kahramanmaraş İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü’nde müdür yardımcısı olarak görev yapan Dursun Özmen, gerçeğe aykırı ve kamuoyunu yanıltıcı bilgiyle arama-kurtarma çalışmalarını geciktirmek, ‘görevi kötüye kullanmak’ ve ‘toplumu infiale sürüklemek’ suçundan bir yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanıyor.

Mustafa Kamalak: Organize bir suçun olduğu kanaatindeyim

Davaya müdahil avukat olarak katılan Saadet Partisi Genel Başkanı Mustafa Kamalak, duruşmadan sonra yaptığı açıklamada dosyanın aydınlatılmasının Türkiye Cumhuriyeti Devleti için bir namus borcu olduğunu söyledi. Kamalak, “Gördük ki dosyada yalan beyanlar vardır, sahte belgeler vardır. Bunlar bile bizatihi başlı başına Türk Ceza Kanunu’na göre suçtur. Ama bunları da aşan birtakım çok vahim olaylar var. Organize bir suçun olduğu kanaatindeyim.” dedi.

Genelkurmay 6 yıldır cevap vermiyor

Yazıcıoğlu ailesinin avukatlarından Kemal Yavuz ise Genelkurmay Başkanlığı ve Hava Kuvvetleri Komutanlığı’nın ‘helikopterin düşmesinde uçakların etkisinin olup olmadığı’ yönündeki sorularına 6 yıldır cevap vermediğini söyledi. Yavuz, şöyle konuştu: “14 aydır hava hareketliliğiyle ilgili yaptığımız keşiflerde, radar kayıtlarıyla ilgili bilirkişi raporu gelmedi. Soruyorum bu rapor nerede? Bilirkişiler hangi etki altında kalıyor? Helikopterin düşmesine uçakların etkisinin olmadığını Hava Kuvvetleri Komutanlığı açıklayabilir. 6 yıl geçmiş, bir dakika içinde cevap verecekleri soruya 6 yıldır cevap vermediler.”

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim