• BIST 107.700
  • Altın 143,977
  • Dolar 3,5286
  • Euro 4,1426
  • İstanbul 26 °C
  • Ankara 26 °C

Muş Barosu'ndan Halepçe Açıklaması

Muş Barosu'ndan Halepçe Açıklaması
Muş Barosu Başkanı Av. Feridun Taş, Halepçe Katliamının yıldönümü dolayısıyla bir basın açıklaması yayınladı.

 

BASINA VE KAMUOYUNA
 
Kürtlerin Ortadoğu’da yaşadığı tarih dramatik bir tarihtir. Kürtlerin Enfal’den Halepçe’ye, Dersim’den Zilan’a, Kamişlo’dan Roboskiye’ye, Şengalden Kobaniye katliamlarla geçen bir tarihleri vardır. Bundan 27 yıl önce Ortadoğu’nun kadim halklarından biri olan kürtler, tarih boyunca yaşadıkları vahşetlerin belki de en acısını yaşadılar.

Dönemin Irak Devlet Başkanı Saddam Hüseyin yönetimindeki BAAS rejimi, Kürdistan coğrafyasında gelişen Kürt muhalefetini bastırmak ve Irak-İran savaşında Kürtlerin İran’a yardım ettiklerini bahane ederek, Kürtlere karşı Arapça’da “savaş ganimeti” anlamında olan “Enfal” hareketini başlattı. Irak yönetimi 16 Mart 1988 yılında Avrupa devletleri tarafından üretilen kimyasal silahlarla Halepçe kentini bombalamaya başladı. Kimyasal gazlarla insanlar, hayvanlar öldürülmüş, doğal yaşam tahrip edilmiş, ağaçlar yakılmıştı… Halepçe’ye, Halepçe’nin köylerine ve dağlarına atılan bu kimyasal silahlar sonucunda 5.000 masum Kürt şehit edilmişti. Sağ kalanlar, Halepçe de’ki ölülerini gömmeden, ağıtlarını yakmadan, arkalarına bakmadan, dağlara doğru kaçmışlardı.

Halepçe katliamı yapılırken Kuveyt’te halkları Müslüman olan 53 devlet temsilcisi Uluslararası İslam Konferansı sebebiyle toplantı halindeydi. Türkiye’yi 7. Cumhurbaşkanı Kenan Evren temsil etmekteydi. Halkları Müslüman olan bu 53 devlet temsilcileri, Konferans sonucunda yayımladığı sonuç bildirgesinde; Saddam Hüseyin’in Kürtlere karşı kimyasal silah kullanması nedeniyle herhangi bir eleştiri  ve kınama bir yana bu konuda bir imada bile bulunmamışlardır. Aynı tarihlerde Bulgaristan’da Türklerin isimleri de zorla değiştiriliyordu. Bu konuda Bulgaristan’ı eleştiren İslam Konferansı’nda bulunan devlet temsilcileri, Kürtlere yapılan soykırımı, duymazdan, bilmezden gelmekteydi, çünkü konferansta Kürtlerin temsilcileri bulunmamaktaydı.

Kürtler ve vicdan sahibi olan herkes için kara bir gün olarak tarihe geçen Halepçe katliamında, Cenevre Sözleşmeleri, Birleşmiş Milletler Soykırımı Önleme ve Cezalandırılması Sözleşmesi ile Kimyasal Silahlarının Kullanımının Yasaklanmasına Dair Sözleşme başta olmak üzere tüm Uluslararası Sözleşmeler ihlal edilmiştir.
Halepçe katliamından sorumlu tutulan kişiler şuana kadar maalesef yargılanamamıştır. Bu soykırım üzerinde 27 yıl geçmiş olmasına rağmen sorumluların hala Uluslararası Mahkemeler karşısına çıkarılıp yargılanmamış olması insanlık tarihinin en utanç sayfalarından birisidir. Halepçe Katliamının 27. yıl dönümü nedeniyle bu katliamı unutmadığımızı ve unutturmayacağımızı buradan ifade etmek istiyoruz.

Federal Kürdistan Bölge Yönetimi, Norveç, İsveç ve İngiltere Halepçe katliamını “soykırım” olarak tanımış olmalarına rağmen, maalesef Türkiye Cumhuriyeti Devleti Halepçe katliamını hala soykırım olarak tanımamıştır. Türkiye Cumhuriyeti Devletinden Halepçe katliamını soykırım olarak tanımasını talep ediyoruz. 

Halepçe, Şengal katliamında  ve Kobani direnişinde yaşamlarını yitirenlere Allah’tan rahmet diliyor, bu katliam sorumlularının uluslararası mahkemelerde Adalet önünde hesap vermelerini diliyoruz.16/03/2015
 
MUŞ BAROSU BAŞKANI
AV. FERİDUN TAŞ

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim