• BIST 97.726
  • Altın 145,622
  • Dolar 3,5781
  • Euro 4,0001
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 10 °C

Nasıl Haşhaşi Olunur

Nasıl Haşhaşi Olunur
Radikal Gazetesi yazarı Orhan Kemal Cengiz bugünkü yazısında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın yargı camiası için kullandığı hakarete varan ifadeleri kaleme aldı.

Orhan Kemal Cengiz'in "Nasıl Haşhaşi Olunur" başlıklı yazısı;

"Erdoğan'ın Danıştay'da Feyzioğlu konuşurken gösterdiği tepkiden, bugün Yargıtay üyelerine "Haşhaşi" demesine kadar meydana gelen olaylar "Yeni Türkiye'nin" süper net bir fotoğrafını ortaya koyuyor.

Bir gecede Yargıtay'ın başkanlar kurulu üyeleri “haşhaşi” örgütünün mensuplarına dönüştüler...

Eğer Erdoğan’ın istediği, tam onun istediği gibi, kelimesi kelimesine yapılsa, onlar, törenleri Cumhurbaşkanı tarafından onurlandırılan yüksek yargıçlar olacaklardı; ama mutlak şekilde biat etmeyince, olanlar oldu...

Aslında Erdoğan’ın Danıştay’da Feyzioğlu konuşurken gösterdiği tepkiden, bugün Yargıtay üyelerine “Haşhaşi” demesine kadar meydana gelen olaylar “Yeni Türkiye’nin” süper net bir fotoğrafını ortaya koyuyor.

Bu yeni Türkiye’de, liderin tepkileri için hiç bir sınır yok; ona eleştiri getiren herkes haddini aşıyor; mutlak olarak biat etmeyenler de düşman haline geliyor.

Danıştay’daki toplantıda Erdoğan, Feyzioğlu’na “edepsizlik yapıyorsun” dedi. Ona hiç kimse, “yahu bu çok aşırı bir tepki” diyemedi. Tam aksine ayağa kalkınca, bütün devlet erkanı onunla birlikte ayaklanıp salonu terk etti.

Erdoğan’ı verdiği bu tepki kesmedi, sonra Afyon’da bir konuşma yaptı, “profesörmüş...ne olursan ol...siyaseti seviyorsan çıkar cübbeni” dedi. Hiç kimse Erdoğan’a “sayın başbakanım insan hakları ve hukukun üstünlüğünü korumak barolara avukatlık yasasıyla verilmiş bir görevdir, bunları savunmakta siyaset yapmak falan değildir” diyemedi.

Bunların hiç birisi Erdoğan’ı kesmedi. Yargıtay'dan yeni adli yıl açılışında Barolar Birliği başkanına söz vermemesini istedi. Bunu isterken de, üzerinde pek durulmayan ama onun kafasındaki Türkiye'yi anlamaya yardımcı olacak sözler söyledi. Erdoğan’a göre, Barolar Birliğinin adli yıl açılış töreninde konuşması gibi bir teamül olamazdı, bir teamül aranıyorsa “böyle bir yerde konuşması gereken... Cumhurbaşkanı”ydı. “Cumhurbaşkanı gelip de orada baro başkanını dinlemek durumunda” değildi. Anladınız değil mi, Yeni Türkiye’de nasıl bir kabusun beklediğini; Tabip odasında doktor kıyafetiyle, barolarda avukat cüppesiyle konuşan bir Cumhurbaşkanı görürseniz bundan sonra hiç şaşırmayın...

Sonra, Yargıtay başkanlar kurulu Erdoğan’ın isteğini değerlendirmek için toplandı ve (tek haklı şikayeti olabilecek olan, konuşma süresinin uzunluğunu göz önüne alarak) Barolar Birliği başkanının adli yıl açılış töreninde 25-30 dakika konuşmasına karar verdiler.

Yargıtay, o günün, yargının güncel sorunlarının diğer devlet organlarına anlatıldığı çok önemli bir gün olduğunu söyledi. “İfade hürriyeti” dedi. Baro başkanlarının konuşmasının çok eski bir gelenek olduğunu söyledi.

Ve biliyorsunuz işte sonra neler olduğunu, hepsi birden “haşhaşi” ilan ediliverdiler. Saygın yüksek yargıçlardan, Erdoğan’ın zihin dünyasındaki haliyle 11. Yüzyıl'ın siyasi suikastçilerine dönüştüler. Paralel örgütün üyesi oluverdiler. Sadece ve sadece, temelsiz, dayanaksız ve anlamsız bir isteğe boyun eğmedikleri için...

Mesleki onurunu korumaya çalışan herkesin haşhaşi ilan edileceği bir “Yeni Türkiye”ye doğru koşar adımlarla ilerliyoruz... "

Yazının tamamını okumak için tıklayınız.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim