• BIST 108.504
  • Altın 144,715
  • Dolar 3,5003
  • Euro 4,1140
  • İstanbul 20 °C
  • Ankara 26 °C

"Ne Edepsizlik Ne Saygısızlık Yaptım"

"Ne Edepsizlik Ne Saygısızlık Yaptım"
TBB Başkanı Metin Feyzioğlu, Adana Barosu Başkanı Av. Mengücek Gazi Çıtırık ile birlikte, Akdeniz TV’de ‘Kamu Vicdanı’ programına konuk olarak katıldı.

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Av. Prof. Dr. Metin Feyzioğlu, Adana Eczacı Odası’nın 175. Kuruluş Yıldönümü etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen ‘Türkiye’de Hukuk ve Demokrasi’ konulu konferans öncesi Adana Baro Başkanı Avukat Mengücek Gazi Çıtırık ile birlikte, Akdeniz TV’de yayınlanan ‘Kamu Vicdanı’ isimli programa konuk olarak katıldı.

Av. Prof. Dr. Feyzioğlu, hukukun üstünlüğünü korumanın baroların ve TBB’nin görevi olduğunu belirterek, ‘Bu nedenledir ki avukat bir işadamı, tüccar değil hak arayıcısı ve adaletin tecellisi için emek harcayan insandır. Avukatın bizim kanunumuza göre almak zorunda olduğu ücreti vardır. Avukatlık bir kamu hizmetidir ama hayrına yapılan bir iş değildir. Çünkü o avukatın da ailesi, çocukları vardır. Avukatı bir davanın tarafı gibi de özdeşleştirilmemelidir.  Ayrıca bir avukatı davayı neden ret ettiği de asla eleştirilmemelidir. Yurttaşı savunan tek bir kişi var o da avukat. Avukatın hakkının ihlal edildiği her yerde aslında yurttaşın hakkı ihlal ediliyor. O yüzden avukatın sistemden dışlandığı bir yerde yurttaş dışlanır. Burada sizin aracılığınızla ve sizin huzurunuzda değerli yurttaşlarımıza sesleniyorum. Bir avukatın kılına zarar gelmemesini temin etme görevi de tüm millete aittir. Bunu içselleştirdiğimizde öyle sanıyorum ki demokrasi yolunda çok büyük bir adım atacağız’

Av. Prof.Dr. FEYZİOĞLU, Türkiye’de hukukun üstünlüğünün bazı büyük davalarda yok sayıldığını, hukukun katledildiği yerde de avukatın alın terinin, emeğinin de hiçe sayıldığını vurguladı. FEYZİOĞLU, ‘Biz insanları senin başı açık, başı kapalı, sen alkol alıyorsun, sen almıyorsun dolayısıyla sen şusun, busun diyerek ayrım yapacak kadar şekillere bağlı zavallı mıyız? Öncelikle hepimiz bir insanız. Herkesin görüşüne, inancına, fikrine saygı duyarız. Biz Van’a kadar gittik.  Muharrem bebeğin mezarını ziyaret ettik. Van depremzedelerinin yaşadığı konteyner kentini de ziyaret ettik. Danıştay’ın kuruluş töreninde devletin evleri yıkılanlara kiracı ev sahibi ayrımı olmaksızın ev vermelidir. Deprem oldu, ölümler oldu, ağır bedeller ödendi. Sosyal devlet gereği nasıl bir kısmına konut sağlanmışsa konteynerda kalanlara da aynı şey yapılabilir. Mesele bu. Bu bizim sorumluluğumuzdur. Ülkemin başbakanı, Cumhurbaşkanını mahkemeye vermeyi uygun bulmuyorum. Ben kendimi biliyorum. Ne edepsizlik ne saygısızlık yaptım.” dedi.

 

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim