• BIST 108.392
  • Altın 143,183
  • Dolar 3,5328
  • Euro 4,1224
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 20 °C

Ne Olacak?

Ne Olacak?
Sakarya Barosu Başkanı Av. Zafer KAZAN, BAROTÜRK Dergi'nin 3. sayısı için yazdı.

BAROTÜRK Dergi 3. Sayı

Av. Zafer KAZAN / Sakarya Barosu Başkanı

Olmuyor! Yapamıyoruz! Beceremiyoruz!  Tarihimizde tam 16 devlet kurmuşuz. Ama hepsini de yıkmışız. 16 devlet kurmakla hep övünmüşüz ama bu devletlerin neden yıkıldığı sanki hiç sorgulanmamış! Şimdi 17. devlet olan “Türkiye Cumhuriyeti” tehlike altında..!

Cumhuriyetin en temel ilkeleri Hukuk, demokrasi, sosyal adalet, laiklik, evrensel insan hakları, ne varsa bugün ayaklar altında.

Eski göçebe kültürümüze geri mi döneceğiz, çadırlarımızı kurup her şeye yeniden mi başlayacağız kimse bilmiyor!

Bildiğimiz her şeyi unutmak üzereyiz, tecrübelerimizi bile!

Hukukun içinde olduğu bu kaos nasıl sonuçlanırsa sonuçlansın, artık bu şekilde devam edilemeyeceği ortada. 

Yeni bir “Toplum Sözleşmesine” ihtiyacımız var!

Zira kendilerine yetki verilenler sözleşmeyi ihlal ettiler!

İktidar gücünü kullananlar Türkiye Cumhuriyetinde ilk defa olan bir şey yaptılar; “Biz bu yargıyı tanımıyoruz” dediler!

Ancak vatandaşların da birer ikişer, üçer beşer, derken yüzer biner, milyonlar meydanlara çıkıp “madem sözleşme ile kendilerine yetki verilenler sözleşmeyi ihlal ettiler, o halde biz de bu sözleşmeyi haklı sebeplere dayanarak feshediyoruz, artık ne iktidar olarak sizi ne de yargı olarak mahkemeleri tanımıyoruz!” demeleri halinde bu işin sonunun nereye çıkacağını hiç düşünmediler!

Tek taraflı bir “Toplum sözleşmesi” olmaz! Devlet aygıtını kullananların bunu bilerek aklı başında hareket etmesi gerekmektedir!

Zira bireylerin devlete olan bağlılıkları koşulsuz değildir.

“Hem Yasama hem Yürütme” olduğunu ifade eden ve fakat bununla da yetinmeyen Yargı da olmak isteyen, bu sayede denetimden kaçan(Meclisteki Sayıştay denetimi tartışmalarını hatırlayınız), hesap vermek istemeyen, bunun için “çılgınca” denilebilecek yollara başvurmaktan çekinmeyen bir gücün toplum sözleşmesini daha fazla ayakta tutması düşünülemez!

Yargısı tarafından zulme uğrayan ve toplum sözleşmesi ihlal edilen bir halk, sonunda “halk” olmaktan çıkıp birer “kalabalık” haline gelir! Bir kez “kalabalık” haline gelen bir toplumun ise tekrar “halk” olabilmesi kolay olmaz!

Bu nedenle her şeyden önce Yargı üzerindeki vesayetin artık sona ermesi bir zorunluluktur.

Zira bu yolun başka çıkışı yok!

Geçmişten bu yana Yargı’dan, Yargılama sisteminden, Avukat-Hâkim-Savcı denkleminden memnun değiliz ancak bugün bambaşka, yargının tamamen işlevsizleştirilmesi tehlikesi ile karşı karşıyayız!

Bunun böyle gitmeyeceği ve bu denklemi, yeniden kurmak zorunda olduğumuz gerçeği orta yerde durmaktadır! Avukat-Savcı eşitliği sağlanırken Hâkimin gerekçesiz, savunma hakkını açıkça ihlal eden, evrensel hukuk normlarına açıkça aykırı kararlar verebilmesinin önüne geçmek ve yasama yürütme yargı denklemini yeniden inşa etmek gerekmektedir.

Yargıçları ve Savcıları görevleri bakımından denetleyecek etkili bir sistemi yeniden kurmak gerekiyor. Bunu tartışmalıyız. Ancak kesin olan bir şey var ki, o da siyaset yargı üzerindeki elini ebedi olarak çekmeli ve mesleğe kabul, atama, tayin, yer değiştirme, disiplin işlemleri gibi konuların tümüyle dışında olmalı ve en küçük bir dahli bulunmamalıdır!

Yürütmenin denetim ve kontrolü ne kadar hayati ve önemliyse Yargı’nın da denetim ve kontrolü aynı şekilde hayati ve önemlidir.

Sıradan vatandaşların dahi artık güvenmediği Yargıyı tüm unsurları ile birlikte yeniden inşa etmeliyiz.

Bu ülke artık rotasını hukuka doğru yöneltmek mecburiyetindedir aksi halde bu gidişatın tek bir muhtemel sonucu olacaktır; eski göçebe kültürüne geri dönüp ileri bir “çadır devleti” olmak..!

Ya hukuk başa ya kuzgun leşe… Durum budur!

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim