• BIST 107.882
  • Altın 143,804
  • Dolar 3,5304
  • Euro 4,1439
  • İstanbul 25 °C
  • Ankara 26 °C

"Öldü" Denilerek Reçel Kutusunda Teslim Edilen Bebek İçin Hukuk Mücadelesi

"Öldü" Denilerek Reçel Kutusunda Teslim Edilen Bebek İçin Hukuk Mücadelesi
Balıkesir'de "öldü" denilerek reçel kutusunda teslim edilen, ailesi tarafından son anda nefes aldığı fark edilmesine karşın kurtarılamayan Halil Bebek için başlatılan 5.5 yıllık hukuk mücadelesi sonucunda ancak dava açılabildi.

Balıkesir'de 2009 yılı Mayıs ayında Doğum ve Çocuk Bakım Evi'nde prematüre (erken doğum) olarak dünyaya gelen Hatice-Hüseyin Bölme çiftinin ikiz bebeklerinden biri doğum sırasında vefat etti. İkizlerden diğerine ise doğumdan 1 gün sonra "öldü" raporu verilerek reçel kutusunda babası Hüseyin Bölme'ye teslim edildi. Evladının cenazesini aldıktan sonra 3-4 saat cenaze işleriyle uğraşan baba Bölme, cenazeyi eve götürdü. Baba Böme, "Son kez göreyim" diye minik bebeğin yüzüne bakan eşi ve yakınlarınının "Bu çocuk nefes alıyor" çığlıklarıyla yeniden hastaneye koştu. Balıkesir'deki özel hastanede yaşadığı belirlenen bebek daha sonra Bursa'da özel bir hastaneye kaldırıldı, ancak 5 saat sonra hayatını kaybetti.

5.5 YIL SONUNDA DAVA AÇABİLDİLER

9 yıl tüp bebek tedavisi gördükten sonra ikiz yavrularını kucaklarına almayı beklerken, yaşarken "öldü" raporu verilen Halil bebeğin hesabını sormak için hukuk mücadelesi başlatan Hatice-Hüseyin Bölme çifti 5.5 yıl boyunca dava açabilmek için çırpındı. Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı S.G.T, Başhekim A.B, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı L.T.B.'nin yargılanması için her yolu deneyen Bölme çifti, valilik, mahkeme ve savcılıktan "Yargılanmalarına gerek yoktur" kararları çıkmasına rağmen yılmayıp her kararı üst mahkemelere taşıdı ve kararı Adalet Bakanlığı'nda bozdurdu.

Ailenin dava açılması için yaptığı başvurulara bu zamana kadar 2'si savcılık, 1'i valilik, 1'i de mahkeme olmak üzere 4 kez olumsuz karar verildi. Yılmayan aile, Bursa İdare Mahkemesi, Yargıtay 12. Ceza Dairesi ve Bandırma Ağır Ceza Mahkemesi'nden 2013 yılında aldığı 3 olumlu kararla ölen Halil bebeğin hakkını aramaya devam etti. Bu kararla Balıkesir Cumhuriyet Savcılığı'na yapılan başvurunun ardından şikayete bakan Cumhuriyet Savcısı Hikmet Şentürk, yargılanması istenen 3 doktordan S.G.T hakkında ‘Taksirle Ölüme Neden Olmak' iddiasıyla 3. Asliye Ceza Mahkemesi'nde dava açtı.

DİĞER DOKTORLAR DA DAVAYA DAHİL EDİLMELİ

34 yıllık avukatlık hayatında böyle bir davaya rastlamadığını kaydeden Bölme ailesinin avukatı Bünyamin Özer, cumhuriyet savcısının iddianameyi eksik hazırladığını, hastane başhekimi Dr. A.B. ve Kadın Hastalıkları Doğum Uzmanı L.B.T. hakkında da dava açılması gerektiğini belirterek ilk duruşmada, bu iki ismin de davaya dahil edilmesini isteyeceklerini söyledi.

DOSYA 5.5 YIL ADLİYE KORİDORLARINDA GEZDİ

Adaletin 5,5 yıl geciktiğini kaydeden avukat Bünyamin Özer sözlerini şöyle sürdürdü:
"Adaletin gecikmesi, meydana gelen fiili olaylardan dolayı zarar gören kişilerin ruhunda, bedeninde büyük acılar veriyor. Biz bunu gidermeye çalıştık. Nihayet 5.5 yıl uğraştığımız bir davada her şeye rağmen eksik olarak 2 doktor hakkında dava açılmamasına rağmen ilk sonuca ulaştık."

DOĞUM BAŞLADIĞINDA DOKTOR YOKTU

Doğumu başladığı sırada anne Hatice Bölme'nin yanında hiçbir kimsenin bulunmadığını, sonradan sahte belgeler üretildiğini ileri süren avukat Özer "Müvekkilimin anlattığına göre düşük yapmaya başladığı sırada odada yalnız. Kendisi doğumhaneye de alınmıyor. Düşük yaptıktan sonra dosyada yer alan belgelerde de bunlar var. Hiçbir doktor görmediği halde belgelerde değişiklik yapılıyor. Savcının iddianamede de belirttiği gibi doktorlar hakkında ‘Doğuma girmiş gibi doğum belgesi hazırlama eylemi ile ilgili olarak ‘Görevi kötüye kullanma, belgede sahtecilik suçları' ile ilgili ayrı bir dava devam ediyor" dedi.

DOKTORA İKİ GÜN YALVARDIM, YAPMADI

Doktorlar hakkında başlattığı hukuk mücadelesinde büyük uğraşlar sonucu dava açtırmayı başaran Hüseyin Bölme "Dava açıldığı gün dünyanın en mutlu insanı ben oldum. Yargı ne karar verirse saygılıyım. Ancak dava açılma sürecinin bu kadar uzamasını, bir davanın neredeyse 6 yıl sonra açılabilmesini anlamış değiliz" dedi. Hastanede doğum yapıldığı güne ait kamera görüntülerinin de olduğunu belirten Hüseyin Bölme "Ölmeyen çocuğu öldü diye benim elime reçel kutusuna koyup verdiler. Benim çocuğuma çocuk doktoru bile bakmadı. Ölen bir hastanın hastanede 2 saat durması lazım. Benim çocuğuma bakılmadı. Bursa'daki doktor ‘Bebek doğduğu gibi gelse biz gerekli tedaviyi yapardık' dedi. Bebeğimi sevk etseler yolda ölseydi ağzımı açıp bir şey demezdim. Hastaneye zengin birinin çocuğu geldiğinde başhekiminden doktoruna kadar hepsi kapıda karşılıyor. Bizim suçumuz fakir olmak mı? Biz çocuk sahibi olabilmek için 9 yıl tedavi gördük, ben aylarca yağsız yemek yedim" dedi.

6 YILDIR ÇOCUK SEVEMİYORUM

Bir kişinin ölüm raporunun 1 tane olacağını ancak kedilerinde 2 rapor bulunduğunu da kaydeden Hüseyin Bölme "Ölüm raporu 1 tane olması gerekirken bizde 2 ölüm raporu birden var. 10 dakika arayla farklı rapor verdiler. Bir de ben dava sürecini başlatınca doktorlar çalıştığım hastanenin yemekhanesindeki işimden kovdurdular. Beni görünce rahatsız oluyorlarmış. Ben 6 senedir çocuk sevemiyorum "dedi.

100 BIN LİRA TAZMİNAT

Savcılık doktorlar hakkında dava açıp açmama konusunda 5.5 yılda karar veremezken, Balıkesir İdare Mahkemesi, Sağlık Bakanlığı'nı suçlu bularak 24 Şubat 2011'de aileye faiziyle birlikte 100 bin lira tazminat ödemesine karar vermişti.

İŞTE 5.5 YILLIK HUKUK MÜCADELESİ

1. 29 Mayıs 2009'da Halil bebeğe yaşarken "Öldü" diye rapor verildi.
2. Balıkesir Valiliği 15 Eylül 2009'da soruşturmaya izin vermedi.
3. Ailenin avukatı 8 Ekim 2009'da Bursa Bölge İdare Mahkemesi'ne başvurarak Balıkesir Valiliği'nin soruşturmaya izin vermeyen kararının kaldırılmasını istedi. Oy birliği ile karar kalktı.
4. Savcılık, İstanbul Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu'nun 18 Ağustos 2010'da verdiği ‘doktorların uygulamaları tıbben doğru' raporu sonucu bir kez daha takipsizlik kararı verdi.
5. Aile bu karara Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesi'nde itiraz etti.
6. Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesi itirazı reddetti.
7. Aile 26 Ağustos 2011'de bu kararın kanun yararına bozulması için Yargıtay'a başvurdu.
8. 26 Nisan 2012'de Burhaniye Ağır Ceza Mahkemesi'nin kararı bozuldu.
9. Savcılık 28 Şubat 2013'de bir kez daha takipsizlik kararı verdi.
10. Aile 28 Mart 2013'de Bandırma Ağır Ceza Mahkemesi'ne giderek savcılığın takipsizlik kararını bozdurdu.
11.Bu kararın ardından aile, 2013 Nisan ayında soruşturmayı yürüten Balıkesir Cumhuriyet Savcılığı'na başvurdu.
12.Başvurudan 20 ay sonra Savcılık sorumlu doktor hakkınaddava açılmasına karar verdi.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim