• BIST 82.477
  • Altın 147,865
  • Dolar 3,7883
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 8 °C
  • Ankara 2 °C

Özgecan'ın Ardından; "...Ruj Sürmeseydi, O Saatte Dışarı Çıkılır mı?" Yazdılar!

Özgecan'ın Ardından; "...Ruj Sürmeseydi, O Saatte Dışarı Çıkılır mı?" Yazdılar!
Üniversite öğrencisi Özgecan Aslan, 11 Şubat 2015 tarihinde okulundan evine dönerken kadına yönelik cinsiyet ayrımcılığı güden zihniyetler tarafından hunharca katledildi. Tüm Türkiye, Özgecan Aslan'ın maruz kaldığı vahşetten sonra tek yürek, tek ses oldu.

Bugün 11 Şubat 2016, Özgecan Aslan'ın acımazsızca öldürülüşünün üzerinden bir yıl geçti.

Peki bu bir yılın sonunda ne oldu?

Bianet verilerine göre son bir yılda; 278 kadın daha öldürüldü; 133 kadın ve kız çocuğuna tecavüz edildi; 202 kadın, erkekler tarafından fuhuşa zorlandı; 386 kadın, cinsiyetinden kaynaklanan sebeplerle erkekler tarafından yaralandı; 208 kadın taciz edildi.

Bu olayların ardından neler yazıldı, neler söylendi?

"...ruj sürmeseydi. O saatte dışarı çıkılır mı? Kız çocuğu evde babasını tahrik etmeyecek şekilde giyinmeli. Kız öğrenciler pantolon giydiği için erkekleri tahrik ediyor. Ortalıkta böyle gezerseniz sonunuz Özgecan gibi olur..."
Yani yine kadınlar suçlandı.

Oysa ki kadına karşı şiddet, bir insan hakkı ihlalidir.

Kadın cinayetleri, kadına yönelik şiddeti engelleyici yasal mekanizmalar uygulanmadığı için politiktir.

Mevcut siyasi iktidar, kadın cinayetlerini önlemede ve Anayasa ile güvence altına alınmış 'yaşam hakkını' sağlamada sınıfta kalmıştır.

Halen daha Türkiye'de kadınlar,  cinsiyetleri nedeniyle açıkça ayrımcılığa tabii tutulmakta; eğitim olanaklarından yoksun bırakılmakta; küçük yaşta evlendirilmekte; aile içi cinsel ve fiziksel şiddete maruz kalmaktadır.  Çalışma hayatında erkeklerin yarısı oranında bile çalışma hakkı tanınmamakta; devlet eliyle çıkarılan yasalarla da tamamen çalışma hayatından uzaklaştırılmaya ve eve kapatılmaya çalışılmaktadır.
Kadının insan hakları savunucuları olarak;

-TBMM'nde yer alan tüm siyasileri, kadının insan haklarının korunması için çekincesiz imzaladığımız uluslararası sözleşmeler de dikkate alınarak 'toplumsal cinsiyet eşitliğinin sağlanması' ve  'kadın cinayetleri ile kadına karşı her türlü şiddetin önlenmesi' amacıyla etkili tedbirlerin bir an önce alınması yönünde göreve davet ediyoruz.

-Yine yetkili makamları, 'kadının cinsiyetine dayalı söylemleri kullanmamaları ve kadın bedeni üzerinden siyaset yapmamaları' konusunda hassasiyetle davranmaya davet ediyoruz.

Bizler, Ankara Barosu Kadın Hakları Merkezi üyeleri olarak;

Sevgili Özgecan Aslan, seni rahmet, sevgi ve saygıyla anıyoruz.

Işıklar içinde uyu ve bil ki kadın cinayetleri ve kadına karşı her türlü şiddet bitinceye kadar var gücümüzle mücadele edeceğiz ve mücadelemizden asla vazgeçmeyeceğiz.

ANKARA BAROSU KADIN HAKLARI MERKEZİ

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim