• BIST 89.695
  • Altın 145,860
  • Dolar 3,6136
  • Euro 3,9258
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -4 °C

Polis Kendisini Böyle Savundu: "Başbakan Darbe Dedi, Ben Darbeyi Bastırdım"

Polis Kendisini Böyle Savundu: "Başbakan Darbe Dedi, Ben Darbeyi Bastırdım"
Ali İsmail Korkmaz davasında yargılanan polis, "Dönemin başbakanı. Gezi Parkı eylemlerinin bir darbe girişimi olduğunu söylemişti. Gezi olayları bir darbe girişimiyse, ben darbe girişimini bastırmak amacıyla görevlendirildim" diyerek savunma yaptı.

3 Haziran 2013'te Eskişehir'deki Gezi eylemleri sırasında Anadolu Üniversitesi İngilizce Öğretmenliği Bölümü 1. sınıf öğrencisi Ali İsmail Korkmaz'ın polis ve sivil vatandaşlarca dövülmesi sonucu öldüğü iddiasıyla dava açılmıştı. Güvenlik gerekçesiyle Kayseri'ye alınan davanın 5. duruşması başladı. Davada 4'ü polis toplam 8 sanık 'kasten adam öldürme' suçlamasıyla yargılanıyor. Müdahil avukatları davanın başında salona olay yerinin geçtiği cadde ve sokakları gösteren bir maket getirdi.

SAVCI MÜTALAASINI OKUDU

Dava savcının mütalaasını okumasıyla başladı. Olay gününü özetlendiği mütalaada savcı, "Ali İsmail Korkmaz'ın olay günü Yunus Emre Caddesi'ndeki eylemlerde müdahaleden kaçarak, Kurtuluş Mahallesi Sanayi Sokak'a girdiği, burada İsmail Koyuncu, Ramazan Koyuncu ile Muhammet Vatansever'in İsmail'e çelme taktığı, ekmek fırını önünde yaraladığı anlaşılmaktadır. Ayrıca sanıklardan Mevlüt Saldoğan'ın yatan Korkmaz'a vurduğu, Yalçın Akbulut'un orada bulunduğu, Ali İsmail'in küfür ettiği, sanıklardan Mevlüt'ün göğüs ve baş kısmına tekme attığı belirlenmiştir." ifadelerine yer verdi.

Hastane sürecinin de anlatıldığı mütalaada, son olarak Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'ne sevk edilen Ali İsmail'in yapılan kontrollerinde beyin kanaması geçirdiği, daha önce kalp ameliyatı geçirdiği ve buna bağlı olarak kullandığı ilaçların beyin kanamasını hızlandırdığı yönünde adli tıp raporunun olduğu hatırlatıldı.

Adli tıp raporundaki, beyin kanamasının, kalp rahatsızlığı nedeniyle kullandığı ilaçların kafa travmasına bağlı beyin kanamasıyla ilişkili olabileceği ifadeleri kaydedildi. Ayrıca Korkmaz'ın dövülmesiyle, ölümünün illiyet bağı bulunduğu, kullandığı ilaçların beyin kanamasını hızlandırdığı, genel olarak yaralamaya yönelik saldırı, sanıklardan Mevlüt Saldoğan'ın yaralamaya yönelik saldırı, ardından maktülün küfretmesi üzerine Saldoğan'ın başına 3 kez vurduğu ve yaralamaya yönelik saldırının kastının aştığı ve adam öldürmeye sebep olduğu mütalaa edildi.

Sonuç olarak sanık Mevlüt Saldoğan'ın TCK 81/1 53/1 maddeleri uyarınca kasten adam öldürme suçlamasıyla cezalandırmasına, İsmail Koyuncu, Ramazan Koyuncu, Muhammet Vatansever ve Ebubekir Harlar'ın TCK 86/1, 87/4 maddesi uyarınca nitelikli yaralama suçlamasıyla cezalandırılmasına, başpolis memuru Yalçın Akbulut'un 86/3 d ve 87/4 kasten yaralama suçundan cezalandırılmasına, Şaban Gökpınar ve Hüseyin Engin'in ise kasten adam öldürmeye iştirak suçundan dava açılmış ise de Ali İsmail Korkmaz'ın kaçtığı ve bu nedenle her türlü kuşkudan uzak kesin ve inandırıcı deliler olmadığı gerekçesiyle ayrı ayrı beratlarına karar verilmesi mütalaa edildi.

AİLE MÜTALAAYA YÖNELİK SÖZ ALDI

Ali İsmail Korkmaz'ın babası Şahap Korkmaz, söz alarak oğlunun kaçmaya çalışırken vahşice öldürüldüğünü savundu. Korkmaz, "Kaçan bir çocuğa vahşice saldırılması hangi kanuna, insanlığa sığar. Hepsi öldürmek için birer sebeptir. Bunun bir açıklaması yok. Raporlarda belirtildiği gibi herşey açık. Onu öldürmek için müdahale etmişler. Başı duvara çarpıyor. Biz bakamadık.Vücudunun her tarafı morluklar içindeydi. Savunma yapmayan, kaçmaya çalışan kişiye bu şekilde saldırıyorlar. Onun ağzından bozuk kelime çıktıysa canının yandığındandır. Ben diyorum ki, bunların cezalandırılmaması için hiçbir sebep yok. Bunlar katildir, gerçek cezasını almalarını ve adaletin adil şekilde işlemesini istiyoruz." dedi.

'SANIKLAR İDAM DA EDİLSE ALİŞİM GELMEYECEK'

Anne Emel Korkmaz da, "Sanıklar idam da edilse Alişim geri gelmeyecek." diyerek şunları söyledi: "Ben 18 önce oğlumu yitirdim. 5 defa bu katillerle yüz yüze geliyorum. Bunlardan birisi 'psikolojik sorun yaşıyorum' dedi. Ali İsmail onları rahat bırakmayacak. Ben çocuğumla gurur duyuyorum, dimdik ayaktayım. Onlar eşlerinin, annelerinin çocuklarının yüzüne bakabiliyor mu? Hangi anne bunları sakin bir şekilde dinler. Ben 38 gün boyunca çocuğum ayağa kalkacak diye bekledim ama olmadı. Bu katiller galip geldi maalesef. İdam da edilseler Alişim geri gelmeyecek. Çocuğum cennette şu anda. Ama onlar ömür boyu cehennem azabı yaşayacaklar. Allah kimseye evlat acısı yaşatmasın. Hiçbir şey evlat acısı gibi değil. Herkes kendisini benim yerime koysun ve ona göre davransın."

Ali İsmail Korkmaz'ın avukat ağabeyi Gürkan Kormaz da, amir sıfatıyla ve yakalama emri veren polisler için berat talebi istenmesini eleştirdi. Bunun savcı beyin gözünden kaçtığını savunan Korkmaz, "Ayrıca olaylar arasında bir kesinti olduğu söylendi. Önce 6 kişi darp ediyor. Sadece bir kişinin adam öldürmeye teşebbüsten yargılanması doğru değil. Diğerlerinin de aynı suçtan yargılanmalarını istiyorum." diye konuştu.

TUTUKLU POLİS MEVLÜT SALDOĞAN: BEN KİMSEYİ ÖLDÜRMEDİM

Ali İsmail Korkmaz’ı öldürmekle suçlanan sanık polis memuru Mevlüt Saldoğan, o gün üzerinde taşıdığı tabancanın namlusunda mermi bulunduğunu, istese çekip vurabileceğini anlattı. Ali İsmail Korkmaz’ı öldürmediğini iddia eden Mevlüt Saldoğan, “Gerek iddia makamının, gerek müdafi avukatların iddialarını kabul etmiyorum. En kilit noktada maket yanlıştır. O boşluk alanda binalar yerleştirilmiştir. Tutuklu olduğum sürede bina yapıldı mı bilmiyorum. Benim zor kullandığım şahsın Ali İsmail Korkmaz olup olmadığı belirlenmediği halde, öyle kabul edildi. Ben, Ali İsmail Korkmaz olmadığını söylüyorum. Orada geçici baygınlık bahsedildi. Topu topu 57 saniye müdahale edildi. O nasıl bir baygınlık? Ben yalan söylemiyorum. 42 yaşına yeni girdim, bugüne kadar kimseyi yaralama, öldürme kastıyla hareket etmedim. Bir sanık yemin etmek zorunda değildir ancak, ben namusum ve şerefim üzerine yemin ediyorum. Benim ne zaman raporlu ve yıllık izine çıktığım özlük dosyamda var. Görüntü kayıtlarını silmedim. Müdafi heyetinin talep ettiği gibi ben de talep ediyorum , kimler sildiyse belirlensin. İlk defa yargılanıyorum. Benim için en büyük acıdır bu. 8 aydır Eskişehir’de görevliydim. Çalışan personeli bile tanımıyordum. Olaya karışan esnaflarla, jandarmanın ekip otomobilinde tanıştım. Böyle bir pusu kurmadık. 72 saat boyunca görevden ayrılmamak üzere orada bulundum. Bir insanın ne kadar uykusuz kalabileceği, psikiyatriste sorulması lazım veya nasıl bir tepki verir bunun sorulması lazım. Benim oradaki görevlendirildiğim arkadaşlara da sorabilirsiniz. Tutuksuz yargılanan arkadaşlara da sorabilirsiniz. Benim ne ceza alacağım önemli değil. Gerekirse ilmeği takarım, canımı da alırım. Benim evladım yaşındaki bir insanın canını almakla suçlanıyorum. Vallahi, kimseyi öldürmedim, kimseyi öldürecek hareket etmedim. '

'DÖNEMİN BAŞBAKANI GEZİ OLAYINI DARBE GİRİŞİMİ OLARAK NİTELENDİRDİ'

Duruşmada olayın asli fali olmakla suçlanan polis memuru Mevlüt Saldoğan, dönemin Başbakanı, şimdiki Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın adını söylemeden, 'Dönemin başbakanı. Gezi Parkı eylemlerinin bir darbe girişimi olduğunu söylemişti. Gezi olayları bir darbe girişimiyse, ben darbe girişimini bastırmak amacıyla görevlendirildim. Adalet herkese lazım' diyerek, savunmasını şöyle sürdürdü:

'Kasten adam öldürmekle suçlanmak benim için çok büyük hakaret. Benim o gün silahımın namlusunda mermi vardı. Öldürmek isteseydim, çeker vururdum. Allah hepsini biliyor, tahliyemi talep ediyorum" dedi.

Fırıncı Ramazan Koyuncu ise "Önceki ifadelerim geçerlidir. 16 aydır cezaevindeyim. Ben ne Ali İsmail Korkmaz’ı, ne polisleri, ne de bizi durduran polisleri tanırım. Kimseye kastım, husumetim yoktur" dedi.

Sanıklardan İsmail Koyuncu da olay yerinde müdahale ettikleri kişinin Ali İsmail Korkmaz olmadığını savundu. Sadece olay yerinde gördüğü polis memurları ve kişileri kıyafetlerini değiştirseler bile tanıdığını söyleyen İsmail Koyuncu ancak, Ali İsmail Korkmaz’ı hastanede çekilen güvenlik kamera görüntülerinden tanıyamadığını anlatarak, önce tahliye, ardından beraatini istedi.

Ebubekir Harlar da savunmasında, '16 aydır mağdurum tahliyemi talep ediyorum' ifadesinde bulundu.

Zanlılardan Muhammet Vatansever de "Suçlamaları kabul etmiyorum, kasten öldürme ve yaralama yapmadım. İşbirliği yaptığımız söyleniyor. Görüntülerde açıktır ki ben sadece orada bekliyorum. Bu şahıs da Ali İsmail Korkmaz değildir. Üzerinde kırmızı bir mont yoktur. Açık yeşil renkli kıyafet vardır. Güvenlik kamera görüntülerinde bizleri netleştirmişler, Ali İsmail’i değil" dedi.

Tutuksuz yargılanan polis memuru Yalçın Akbulut, "Savunma için süre istiyorum. Talimat verdi diyorlar. Ancak, talimat vermedim. Sivil şahısları yakalayın diye talimat verdiğim söyleniyor, böyle bir şey yok" dedi.

Beraatleri istenen polis memuru Şaban Gökpınar, “Savunma için süre istiyorum. Savcı görüşlerine katılıyorum. Ali İsmail'in avukat Ayhan Erdoğan’ın söylediklerine katılmıyorum. Açık Öğretim Fakültesi sınavı için idari izinliydim. Gece saatlerinde telefonla görevlendirildim. Ben, amir değilim, başpolis memuruyum. Sıfatım memurdur” diye konuştu.

Beraatleri istenen polis memuru Şaban Hüseyin Engin de savcı mütalaasına katıldığını ancak Korkmaz ailesinin görüşlerine katılmadığını, savunma için süre isteğini belirtti. Sanık savunmalarının ardından duruşmaya 1 saat ara verildi.

GENİŞ GÜVENLİK ÖNLEMLERİ

Güvenlik gerekçesiyle Kayseri 3. Ağır Ceza Mahkemesi'ne alınan dava nedeniyle adliye önünde geniş güvenlik tedbirleri alındı. Adliye Sarayı çevresi polis bariyerleriyle çevrildi. Davaya destek için Kayseri'ye gelen grup adliyeye karşıdan gören Erkilet Bulvarı üzerinde bekletiliyor. Ayrıca adliyeye çıkan bütün yollar da yaya ve araç trafiğine kapatıldı. Davayı salondan takip edecekler ise polis kontrolünden sonra içeri alındı. Güvenlik tedbirleri kapsamında, adliye yakınlarında Toplumsal Olaylara Müdahale Aracı (TOMA), itfaiye, çok sayıda çevik kuvvet ekibi hazır bekletiliyor.

ADLİYE DIŞINDA 200 KİŞİ İZLİYOR

Ali İsmail Korkmaz davasının 5. duruşmasını, Korkmaz'ın annesi Emel ve babası Şahap Korkmaz, abisi Av. Gürkan Korkmaz, CHP milletvekilleri Durdu Özbolat (Kahramanmaraş), Musa Çam (İzmir), Süheyl Batum(Eskişehir) ve çok sayıda vatandaş takip etmek için salondaki yerini aldı. Farklı şehirlerden gelen yaklaşık 200 kişilik grup ise adliye dışında davayı izledi. Grup yer yer polis aleyhine sloganlar attı.

DAVADA 4'Ü POLİS 8 SANIK YARGILANIYOR

Ali İsmail Korkmaz (19), Eskişehir'de düzenlenen Gezi Parkı eylemleri sırasında polis ve sivil vatandaşlarca dövüldüğü iddiasıyla hastaneye kaldırılmış ve 38 gün yoğun bakımda kaldıktan sonra hayatını kaybetmişti. Korkmaz davasıyla ilgili polis memuru Mevlüt Saldoğan, fırıncı İsmail Koyuncu, Ramazan Koyuncu, Muhammet Vatansever ve fırın işçisi Ebubekir Harlar tutuklu; polis memurları Şaban Gökpınar, Hüseyin Engin ve Yalçın Akbulut ise tutuksuz olarak yargılanıyor. Sanıklar, 'kasıtlı olarak adam öldürme' suçlamasıyla hakim karşısında.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim