• BIST 108.489
  • Altın 151,139
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 19 °C
  • Ankara 13 °C

Polise 48 Saat Gözaltı Yetkisi Veriliyor

Polise 48 Saat Gözaltı Yetkisi Veriliyor
Kamuoyunun iç güvenlik paketi olarak bildiği torba yasa ile polislere gözaltına alma yetkisi verilmektedir. Ceza Muhakemesi Kanunu’nda mevcut durumda gözaltına alma yetkisi sadece ve sadece Cumhuriyet savcısına verilmiş bir yetkidir.

Yapılacak olan değişiklik ile birlikte polis suçüstü hallerde savcı kararına ihtiyaç duymadan kendi amirinden alacağı izinle gözaltı yapabilecektir. Süre olarak, bireysel suçlarda 24 saate kadar, toplu suçlarda ise 48 saate kadar gözaltına alma yetkisi polise verilmektedir. Polis, gözaltına aldığı kişi hakkında en geç 48 saat sonunda savcıya bilgi verecek ve savcının talimatıyla hareket edecektir.
 
Kanunun gerekçesinde bu yetkinin polise neden verildiği şu açıklamalarla anlatılmıştır:
“Suçüstü hallerinde dahi gözaltı işlemi için savcılığın gözaltı kararı zorunlu kılınmıştır. Mevcut düzenleme, kolluğa suç soruşturmasında hiçbir inisiyatif vermemekte, acele işlemlerin dahi yapılmasına engel teşkil etmektedir. Özellikle suçüstü hallerinde, faillerin sadece ifadelerinin alınarak serbest bırakılması ve evrakın savcılığa gönderilmesi toplumda infial yaratabilmekte, bazen kasten yaralama gibi basit suçlardan büyük toplumsal olaylar meydana gelmektedir.

Madde ile, toplumda infial yaratan; öldürme, kasten yaralama, cinsel saldırı, çocukların cinsel istismarı, fuhuş, hırsızlık ve yağma ile uyuşturucu ve uyarıcı madde imal ve ticareti gibi sayma yoluyla belirlenen suçlarda ve suçüstü halleriyle sınırlı olmak kaydıyla şiddet olaylarının yaygınlaşarak kamu düzeninin ciddi şekilde bozulmasına yol açabilecek toplumsal olaylarda ve toplu olarak işlenen suçlarda ise kırk sekiz saate kadar gözaltına alma kararı verilebilmesi yönünde düzenleme yapılmıştır.”    
 
Gerekçeden anlaşıldığı üzere polis, yakaladığı kişilerin savcılar veya hakimler tarafından bırakılmasından şikayet etmektedir. Bu durumun toplumda infiallere sebep olduğu belirtilmektedir. Eğer polis yakaladığı kişilerin bırakılmamasını istiyorsa “emareli yakalama” yapmalıdır. Kişinin suçu işlediğine dair emare yoksa, yakalamanın hukuka aykırı olduğu ve kişinin serbest bırakılması gerektiği söylenebilir. Emare, kişinin suçu işlediğine dair dolaylı delillerin olması anlamına gelir[1].
 
Gözaltı kararı çok önemli bir karardır. Dikkat çekilmesi gereken sonuçlarından biri kişinin fotoğrafının çekilmesi ve parmak izinin alınmasıdır. Kişinin parmak izinin alınması ve devlet kayıtlarına girmesi bütün hayatını etkileyebilecek bir durumdur. Gözaltı kararı verilirken bundan dolayı çok özen gösterilmesi gerekmektedir.
 
Bilindiği üzere kişi gözaltına alınınca önce sağlık muayenesinden geçirilir. Muayene sürecinden sonra nezarethaneye götürülür ve burada iç çamaşırlarına kadar aranır.

Arama yapılırken insan onuruna aykırı aramalar yapılabilmektedir. Örneğin kişinin tüm kıyafetlerinin hepsi bir anda çıkartılabilmektedir. Bu gibi durumlar kişi hak ve özgürlüklerini kısıtlamaktadır. Gözaltı bundan dolayı önem arz etmektedir. Kişinin 24/48 saat boyunca birçok temel hakkı ihlal edilebilmektedir. Dolayısıyla hukuk bilgisine sahip olmalarından dolayı bu yetkiye savcıların sahip olması, (yani kolluğun gözaltı yetkisinin olmaması) kişisel hak ve özgürlükleri koruduğu için getirilmiş olan bir düzenlemeydi. Nitekim, kanunun madde 91/2’de zorunlu değil iken gözaltı kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu vurgulaması da hak ihlallerinin önüne geçilmesi içindir.
      
Getirilmek istenen düzenlemenin gerekçesinde acele hallerde dahi kolluğun gözaltı kararı veremediği vurgulanmıştır. Hâlbuki savcıdan karar almak uzun süren bir işlem değildir. Savcı, acele hallerde telefonla dahi gözaltı kararı verebilmektedir (161/3)[2].
 
Bir başka değinilmesi gereken husus ise katalog suçların kapsamının genişliğidir. Nitekim, katalog suçlar arasında toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa aykırı olan suçlar da dahil edilmiştir. Dolayısıyla herhangi bir toplantı veya gösteri yürüyüşünde polis “kanuna aykırılık var” deyip göstericileri gözaltına alırsa bu durum Anayasa’nın 34. maddesinde düzenlenene toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına aykırılık teşkil edecektir.
  
Polise gözaltı yetkisinin verilmesinin sonuçları ile ilgili linkteki yazıya da başvurulabilir: http://www.ankarastrateji.org/haber/gozalti-yetkisi-polise-verilirse-neler-olur-1480/

 
Arif Gözel / Ankara Strateji Enstitüsü

-------------------------------------------------------------------------------------------------
  
[1] http://webb.deu.edu.tr/hukuk/dergiler/dergimiz9ozel/paksoy.pdf

[2] Kunter, Yenisey, Nuhoğlu, 16.Baskı, s. 805

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim