• BIST 107.217
  • Altın 140,822
  • Dolar 3,5243
  • Euro 4,0982
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 30 °C

Polise Verilen Kişileri Koruma Altına Alma Yetkisi

Polise Verilen Kişileri Koruma Altına Alma Yetkisi
İç güvenlik paketiyle polislere yeni bir yetki daha verilmektedir. Düzenleme ile birlikte polis, eylemin veya durumun niteliğine göre, kişileri koruma altına alabilecek veya olay yerinden uzaklaştırabilecektir.

Polis Vazife ve Salahiyet Kanunu’nda (PVSK) yapılan değişiklikle birlikte polisler, kanunun 13.maddesinde sayılan durumlarda kişileri koruma altına alabilecek, uzaklaştırabilecek veya yakalayabilecektir. 13.maddeye eklenen yeni bir fıkra ise bu tedbirin kapsamını oldukça genişletmektedir. Yeni eklenen fıkra ise şu şekildedir:
 
“H) Kendisinin veya başkalarının can güvenliğini tehlikeye düşürenleri”
 
Maddeden ve gerekçesinden anlaşıldığı üzere polis madde ile ek bir yetki kazanarak yakalamanın yanında koruma altına alma ve uzaklaştırma yetkisi edinmektedir. Madde yasalaşmasıyla polisler, herhangi bir suça karışmamış olsalar bile kişilerin can güvenliğinin sağlanması adına onları koruma altına alabilecek veya olay yerinden uzaklaştırabilecektir.
 
Madde İle İlgili Tereddütler

Öncelikle ceza muhakemesi ve polisin yetkileri ile ilgili kanunlar teknik kanunlardır. Bu kanunlarda her bir terimin ayrı bir anlamı vardır. Ve bu anlamlar genelde kanunların “tanımlar” maddesinde düzenlenirler. Getirilmek istenen düzenleme ile polise verilen kişileri koruma altına alma tedbiri ise teknik bir tanım değildir. Çünkü adli ve arama yönetmeliğinde koruma altına alma tedbiri delillerin korunmasını düzenlemektedir. Görülen odur ki, yasada bir kavram karmaşası yaşanmakta ve eşyalar için öngörülen bir tedbir kişilere uygulanmaktadır.
 
Koruma altına alma kavramı sınırları tam olarak belirlenmediği takdirde mağduriyetler oluşturabilecek bir kavramdır. Örneğin, yolsuzluk soruşturmasını yürüten polislere yapılan 22 Temmuz operasyonlarının ardından 4 günlük gözaltı süresinin dolmasına rağmen polislerin hala adliyede tutulmaları bir koruma altına alma mıdır? Hukuki terimlerle anlamlarını yitirecek derecede oynanmamalıdır. Yoksa açık olmayan, sık değişen ve özgürlüğü kısıtlayan yasalarla tüm vatandaşlar kendilerini tehdit altında hissedecektir. Hukukun ve adaletin herkesi kuşatmadığı bir devlette toplum kendisini güvende hissedemez.
 
Maddeye eklenen “kendisinin veya başkalarının can güvenliğini tehlikeye düşürenleri” ibaresi ise örgütlenme ve barışçıl protesto yapma hakkının özünü zedeler nitelikte bir düzenlemedir. Nitekim barışçıl bir protestoya katılıp sesini yetkililere duyurmaya çalışmak isteyen bir vatandaş, hiçbir suçu olmasa dahi koruma altına alınıp, uzaklaştırılabilecektir. Polislere verilen bu yetkinin kötüye kullanılma ihtimali yüksek gözükmektedir.
 
Maddenin gerekçesinde ise suç işlenmesini önleme amacıyla yapılan bu düzenlemenin anayasal “seyahat özgürlüğüne” aykırı olmadığı belirtilmiştir. Buna örnek olarak ise, “yangın sırasında itfaiye görevlilerinin çalışmasına engel olan veya olay yerinde polisin aldığı tedbirlere uymayan kişilerin bu fiillerinin sona erdirilmesi amacıyla da bu yetki kullanılabilecektir” denilmiştir. Maddenin gerekçesindeki bu örnekle madde basitleştirilerek belli bir yönde maddenin anlaşılması sağlanmaya çalışılmıştır. Buna karşın barışçıl muhalif protestolarda da “can güvenliğiniz tehlikede” denilerek polisin kişileri koruma altına alma veya uzaklaştırma tedbirini uygulayabileceği öngörülebilmektedir. Bu durum da şüphesiz anayasanın 34.maddesinde düzenlenen toplantı ve gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına aykırı bir durum oluşturacaktır.
 
Maddenin netleştirilmesi, açığa kavuşturulması ve hukuki terimlerle ayrıntılı düzenlenmesi oluşacak mağduriyetleri engelleme noktasında büyük önem arz etmektedir.
 
Arif GÖZEL / Ankara Strateji Enstitüsü  

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim