• BIST 108.009
  • Altın 151,426
  • Dolar 3,6592
  • Euro 4,3308
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 21 °C

Prof. Dr. Hikmet Sami Türk: "Hukuku Sopa Yaptılar"

Prof. Dr. Hikmet Sami Türk: "Hukuku Sopa Yaptılar"
Hukukçu ve siyasiler, Koza İpek Grubu'na yönelik baskının ‘suç uydurma' ve ‘iftira' yoluyla gerçekleştiğinin ortaya çıkmasını değerlendirdi. Eski Adalet Bakanı Hikmet Sami Türk, “Bunların temelinde tahammülsüzlük var” dedi.

Bugün Gazetesi'nin haberine göre, Operasyon kararına gerekçe gösterilip algı operasyonu yapılan “7milyar dolar yurtdışına kaçırıldı” iddiasının yalan ve gerçek dışı olduğu şüphe götürmez şekilde ispatlandı. 3 yıl boyunca Koza İpek Grubu'nu defalarca denetleyen MASAK, SPK ve Maliye en ufak bir “yasa dışılık” tespit edemedi. Transferin yapıldığı iddia edilen Türk bankaları da “tüm para hareketlerinin yasal olduğunu” açıkladı.

Merkez Bankası raporları da böyle bir para çıkışının olmadığını ispatlarken, dünyanın referans aldığı denetim kuruluşu PriceWaterhouseCoopers (PwC), Koza için hazırladığı 5 yıllık denetim raporunda “Tüm nakit akışı gerçeğe uygun” dedi. Koza İpek Grubu'nun internet sitesinde yayınlayıp, Kamu Aydınlatma Platformu'na gönderdiği mali tablolar da tek kuruş para çıkışı olmadığını gösterdi.

BDDK'NIN BELGESİ GİZLENDİ

“Hukuksuz” baskında ikinci iftira ise “ERDEMİR'den, İpek Vakfı'na 122 milyon lira para gönderildi” şeklindeydi. Söz konusu iddiada adı geçen tüm kurumlar tek tek açıklama yaparak iftirayı yalanladı. ERDEMİR, “Ben göndermedim”, İpek Vakfı, “Hesap bize ait değil para bize hiç gelmedi”,  Akbank da “Para, ERDEMİR'den İSDEMİR'e gönderildi. Hata bizim” açıklaması yaptı. BDDK'nın da “Vakfa havale yapılmamış” bilgilendirmesine rağmen, "belge gizlenip" iftiralar yine de operasyona gerekçe yapıldı.

GÖZLER İFTİRA ATANLARDA

Koza İpek Grubu'na değer kaybettiren iftiralara dayalı algı operasyonu küçük yatırımcıyı zarara uğratırken, yabancı yatırımcıyı da tedirgin etti. Şimdi gözler ekonomiye zarar verme pahasına iftiraları uyduran kesimlere çevrildi. Zaman aşımı olmayan ve ağır cezalar içeren suçları işleyenlerle ilgili hukukçular ve siyasiler önemli açıklamalar yaptı. İşte o değerlendirmeler…

İFTİRA VE YALAN HABERLERLE BASKIN

Devlet Güvenlik Mahkemesi eski Savcısı Mete Göktürk: Mali denetimden geçmiş ve problem bulunmayan bir kuruma karşı yeniden saldırıya geçmek, denetlemek, yıldırmaya ve korkutmaya yönelik siyasi bir hareketten başka amaç taşımıyor. Siyasi otoritenin sistemli saldırılarından başka bir şey değildir. Bir kurum kuruluşa karşı baskın yapmak için veriler olması gerekiyor. Ancak usulsüzlüğe rastlanmamasına rağmen bu olayların yaşanması o kurumu itibarsızlaştırmaya yönelik bir eylem olduğu ve iyi niyetli olmadığı izlenimini doğuruyor. Önyargılarla verilmiş bir hükümle itibarsızlaştırmaya yönelik kuşkusunu doğuruyor.

TEMELİNDE TAHAMMÜLSÜZLÜK VAR

Adalet eski Bakanı Hikmet Sami Türk: Bunların temelinde tahammülsüzlük var. Yaşananları basına baskı olarak değerlendiriyorum. Çünkü medya grupları diğer alanlarda da faaliyet gösteriyor. Dolayısıyla aynı grupta yer alan diğer kuruluşlara da baskı uyguluyorlar. Vergi denetimi gibi çeşitli engel çıkartılıyor. Yaşananların temeline bakıldığında muhalif seslerin duyulmasını istemiyorlar. Ellerindeki bütün olanakları kullanıyorlar. Demokratik ülkelerde yaşanmaması gereken şeyler yaşanıyor.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim