• BIST 108.489
  • Altın 151,185
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • İstanbul 14 °C
  • Ankara 2 °C

Prof. Dr. Sedat Laçiner Hakkında 301. Maddeden Suç Duyurusu

Prof. Dr. Sedat Laçiner Hakkında 301. Maddeden Suç Duyurusu
HABERDAR yazarı Prof. Dr. Sedat Laçiner hakkında 301 ve 302. maddeden suç duyurusunda bulunuldu.

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Prof. Dr. Sedat Laçiner hakkında suç duyurusunda bunlundu. 'Devletin birliği ve bütünlüğü'nü bozmak'la suçlanan Laçiner, "Ömrüm Türkiye’nin bütünlüğünü ve birliğini savunmakla geçti" dedi. 

Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Sedat Laçiner'in Haberdar'da yayınlanan “Terörün Arkasındaki Devletleri Açıklıyorum” başlıklı yazısı nedeniyle Cumhuriyet Savcılığı'na suç duyurusunda bulundu. 

Rektör Yücel Acer talimatıyla yapılan suç duyurusunda, Laçiner’in sözlerinin “devletin birliğini ve ülkenin bütünlüğünü bozmaya yönelik” olduğu öne sürüldü. Laçiner hakkında TCK 301 ve 302. maddeden dava açılması istendi. 

Laçiner’in yazısında PKK terörünün arkasında bazı devletlerin yer aldığı vurgulanıyor, ancak Türkiye’nin de terörle mücadelede yapılması gerekenleri yapmadığı, yanlış stratejiler izleyerek terörün güçlenmesine bilmeden neden olduğu iddia ediliyor.

Laçiner yazısında, şu ifadelere yer veriyor: “İçeride öyle vahim hatalar yapılıyor ki, terörü kimsenin desteklemesine gerek bile kalmıyor… Akıl var, fikir var, “şehir şehir, mahalle mahalle, ev ev” terörist aranır mı? Buna terörle mücadele denir mi? Ülkenin ordusu kasabalarda halk ile karşı karşıya getirilir mi? Sokağa çıkma yasağı ilan edip, kendi ilçelerine zırhlı araçlarla girilir mi? Topla, tankla sivrisinek avlamaya çalışılır mı? Biz geçmişte neyi eleştirdiysek, birkaç aydır, sözde sivil idare altında birkaç mislini yapıyoruz. Ne demokratikleşmede yol alınabildik, ne de tekniğine göre bir terörle mücadele siyaseti izleyebildik.”

Türkiye’nin yanlış terörle mücadele stratejileri nedeniyle terörün azmasına bilmeden neden olduğunu söyleyen Prof. Laçiner’in bu sözleri Çanakkale Üniversitesi Rektörlüğü tarafından ‘Türk Devletini aşağılamak’ olarak yorumlandı.

Suç duyurusunda ayrıca Prof. Dr. Sedat Laçiner’in şu sözlerinin de “devletin birliğini ve ülkenin bütünlüğünü bozmaya yönelik” olduğu ve TCK 302. Maddedeki suçun işlendiği iddia edildi.

“Faili bilinmeyen saldırılar yeniden hortladı… Yine kahveler, barlar taranıyor… Yine ses bombaları atılıyor… Gazeteciler hapiste, nefret söylemi her köşeye yayıldı… Önüne geleni ‘hain, terörist veya paralel’ ilan etmek moda halini aldı… Ülkede cami cemaati bile kutuplaşmış durumda… Her yer gergin, herkes endişeli bir bekleyiş içinde. Bu duygusal kopuşlar, bu toplumsal parçalanmışlık içinde hangi toplum huzurlu olabilir, hangi toplum terör ve diğer sorunlarla baş edebilir.”

ÖMRÜM TÜRKİYE'NİN BİRLİĞİNİ SAVUNMAKLA GEÇTİ

Hakkında yapılan suç duyurusuyla ilgili konuşan Laçiner, Türkiye için utanç verici bir durum olduğunu ifade etti. "Ömrüm Türkiye’nin bütünlüğünü ve birliğini savunmakla geçti" diyen Laçiner, şunları söyledi:

"Terörle mücadele uzmanıyım. Dolayısıyla işimi yaptım. Terörle mücadelede yapılan hataları ve eksikleri bilimsel delillerle ortaya koymaya çalıştım. Ülkemi, milletimi ve devletimi yapıcı bir şekilde tehlikelere karşı uyardım. Benim bu yazımı okuyan iyi niyetli hiç kimse bu yazının Türkiye’ye zarar vermek isteyen bir kalemden çıktığını düşünmez. Çocuklar bile bu yazının vatansever bir kişi tarafından yazıldığını, milliyetçi bir insan tarafından yazıldığını anlar."

Suç duyurusuna konu olan yazısının milliyetçi çevrelerden çok sayıda övgü aldığını da hatırlatan Laçiner, "PKK’ya yakın kişiler ise sosyal medyada şahsıma çok sayıda hakaret içerikli mesaj attılar. Çevremde milliyetçi ve vatansever bilinen bir insanım. Eğer birileri benim bu yazıma bile tahammül edemiyor ise bu ülkede düşünce özgürlüğü diye bir şey kalmamış demektir. Ülke felakete götürülürken bunu söylemeyelim mi? Devletimizi uyarmayalım mı? Buna da mı hakkımız yok. Ayrıca bir Üniversite Rektörünün kendi bilim insanlarını makaleleri nedeniyle savcıya, polise şikâyet etmesi nasıl bir ayıptır? Bunun dünyada eşi benzeri var mıdır?” dedi. 

ELEŞTİRİ VE UYARI HAKARETLE KARIŞTIRILIYOR

Laçiner, bilim insanlarının susturulduğu bir ülkede en büyük güvenlik sorununun ortaya çıkacağını da söyledi.

Eleştiri ve uyarının hakaretle karıştırıldığını söyleyen Laçiner şöyle devam etti: “Eğer siz sadece Hükümet politikalarının alkışlanmasını istiyorsanız, buna ülkeyi sevmek denmez. Ülkesini tehlikelere karşı uyarmak ve çözüm yollarını önermek bilim insanlarının temel görevidir. Orada ne yazdıysam bugün de ziyadesiyle geçerlidir. Eleştiri ve uyarı ile hakareti karıştıranlar bu ülkeye en büyük zararı vermektedirler. Bence TCK 302’de belirtilen suçları, yani ‘devletin birliğini ve ülkenin bütünlüğünü bozmak’ suçunu asıl işleyenler, bilim insanlarını düşünceleri nedeniyle polise, savcıya ispiyonlayanlardır, iftira atanlardır. Türkiye, bin yıllık bir devlet geleneği üzerine kurulmuştur. Türk milleti ve devleti bu tür akıl ve insaf ile bağdaşmayacak suçlamaları kabul etmeyecek ve bünyesinde barındırmayacak kadar güngörmüş ve geçirmiştir. Türk milletine ve devletine güveniyorum. Bu akıl tutulmasının en kısa zamanda sona ereceğini umuyorum.”

TCK 301 VE  302 NE VAR?

TCK 301. Madde: (1) Türk Milletini, Türkiye Cumhuriyeti Devletini, Türkiye Büyük Millet Meclisini, Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ve Devletin yargı organlarını alenen aşağılayan kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (2) Devletin askerî veya emniyet teşkilatını alenen aşağılayan kişi, birinci fıkra hükmüne göre cezalandırılır. (3) Eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz. (4) Bu suçtan dolayı soruşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.

 

TCK 302. Madde: (1) Devletin topraklarının tamamını veya bir kısmını yabancı bir devletin egemenliği altına koymak, Devletin birliğini bozmak, Devletin egemenliği altında bulunan topraklardan bir kısmını Devlet idaresinden ayırmak, Devletin bağımsızlığını zayıflatmak amacına yönelik elverişli bir fiil işleyen kimseye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir. (2) Bu suçun işlenmesi sırasında başka suçların işlenmesi hâlinde, ayrıca bu suçlardan dolayı ilgili hükümlere göre cezaya hükmolunur. (3) Bu maddede tanımlanan suçların işlenmesi dolayısıyla tüzel kişiler hakkında bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim