• BIST 106.843
  • Altın 142,689
  • Dolar 3,5367
  • Euro 4,1209
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 14 °C

Rüzgar Çetin Mahkemeye Başvurdu: Ben Eğitimli ve Naif İnsanım

Rüzgar Çetin Mahkemeye Başvurdu: Ben Eğitimli ve Naif İnsanım
Beşiktaş'ta polis aracına çarpan ve bir polisin şehit olmasına neden olan Rüzgar Çetin yeniden mahkemeye başvurarak, “Ben eğitimli ve naif bir insanım. Bu durumdan dolayı üzgünüm" dedi.

Ünlü yönetmen Sinan Çetin'in işletmeci oğlu Rüzgar Çetin, 29 Ocak’ta Beşiktaş'ta lüks aracıyla, karşı yönden gelen polis aracıyla çarpışmış, araçtan fırlayan 34 yaşındaki polis memuru İsmet Fatih Alagöz  kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetmişti. Olayda polis memuru Emre Tetik ise ağır yaralanmış, vücudunda kırıklar meydana gelmişti. Kaza esnasında alkollü olduğu ortaya çıkan Çetin, çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine konulmuştu.

YARALI POLİS ŞİKAYETTEN VAZGEÇTİ

Hakkında hazırlanan iddianamede Rüzgar Çetin'in 0.90 promil alkollü olduğu ifade edilirken, "Bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne, bir kişinin yaralanmasına neden olmak" suçlarından 3 yıldan 22 yıl 6 aya kadar hapisle cezalandırılması talep edilmişti. Kazada yaralanan Emre Tetik isimli polis memuru ise, Çetin hakkındaki şikayetinden vazgeçmişti.

 

 

"EĞİTİMLİ VE NAİF BİR İNSANIM"

Halen tutuklu yargılanan Rüzgar Çetin, mahkemeye yeni bir başvuru yaparak eğitimli ve naif olduğu, tutukluluktaki amacın hasıl olduğu gerekçesiyle salıverilmesini istedi.

Rüzgar Çetin’in ağır ceza mahkemesine verdiği dilekçesinde, "Alkolü olduğum ve seyir şeridi içinde aracımı kullanmadığım için kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğum iddia edilmişti. Uzman raporunda tam derecede kusurlu sayılamayacağım kaydedildi. Direksiyon hâkimiyetimi kaybettim ve sollama yasağı bulunmayan bir yerde karşı şeride geçtiğim için kaza oldu. Kazanın olabileceğini ön göremedim. Polis Fatih Alagöz emniyet kemeri takmadığı için hayatını kaybetti. Kazadan tamamen sorumlu tutulmam işin doğasına aykırı. Yaralı polis memuru ile helalleştim. Alagöz'ün de ailesiyle helalleşmek isterim. Ailem bu konuda çok çaba sarf ediyor" dedi.

"OLAY SIRADAN BİR TRAFİK KAZASI"

Dilekçesinin son bölümünde eğitimli ve naif bir insan olduğunu vurgulayan Çetin, "Olay sıradan bir trafik kazası. Bu durumdan dolayı üzgünüm. Benim sabit bir işim ve ikametim var. Kaçma ve kanıtları yok etme ihtimalim de yok. Toplanamayan tek delil Adli Tıp'ın kusur raporudur. Bunu da benim etkilemem söz konusu dahi olamaz" ifadesini kullandı.

Mahkeme, dilekçeyi değerlendirmeye aldı.

 

 

AİLEYE MEKTUP GÖNDERDİ

Rüzgar Çetin, son olarak babası Sinan Çetin’le birlikte şehit polis İsmet Fatih Alagöz’ün ailesine yazdığı mektupla gündeme gelmiş ancak mektuplar Alagöz’ün ailesi tarafından açılmadan iade edilmişti. Aieye iki mektup yazan Rüzgar Çetin, ilk mektubunda şu ifadelere yer vermişti:

“Sayın Alagöz Ailesi, size yaşattığım acılardan dolayı o kadar üzgünüm ki ne diyeceğimi bilmiyorum. Size ne kadar yazsam, ne kadar yalvarsam hayatını kaybeden iki yavrunun babası İsmet Abi’yi geri getiremem. İnsan için bu hayattaki en büyük üzüntü ve zorluk sevdiklerimden ayrı kalmakmış. Bunu cezaevinde öğrendim. Kazadan beri her gün, ‘Keşke bir saniye sonra ya da önce sollasaydım da, kayıp duvara ya da ağaca çarpsaydım. Keşke olan bana olsaydı’ diye kendimi yiyorum ama elimden sizlerin beni affetmesi için dua etmekten başka bir şey gelmiyor. Geçmişi değiştiremiyorum... Umarım beni affedecek gücü bulursunuz; çünkü affınız benim için dünyadaki en önemli şey.”

İKİ MEKTUP DA AÇILMADAN İADE

Rüzgar Çetin ikinci mektupta da şu ifadeleri kullandı:

“...Yazılanlar gibi kötü ya da sorumsuz biri olmadığıma belki bir gün siz de kendiniz tanıyıp karar verebilirsiniz. Evet gençliğimde hatalarım oldu. Kavga ettim, içki içip araç kullandım ama son zamanlarda bazı şeyleri yoluna koydum diyordum... 10 yıldır alkollü araç kullanmadım ve kaza yapmadım, o gün arabayla olduğum için içtiğime dikkat ettim... Ayşe Hanım, Ahmet abi, Zafer kardeş, Mehmet Bey ve Özlem Hanım. Hepinizden binlerce kez af diliyorum.”

 

 

"ACILARIN SARILMASI İÇİN NE YAPABİLİRİZ?"

Bir türlü yanıt gelmeyen mektupların sonuncusu ise yönetmen Sinan Çetin’in imzasını taşıyordu.

“Sevgili Alagöz Ailesi” hitabıyla başlayan satırlar özetle şöyle:

“Günlerdir sizlerin acılı kalbinizi içimde taşıyorum. Ne derseniz, ne hissederseniz haklısınız. Ama yalvarıyorum bunun bir kaza olduğunu, benim oğlumun bu kazadan sağ çıkmasının bir mucize olduğunu unutmayın. Ben onun bu acıyla ömrünün sonuna kadar yaşayacağını biliyorum. Önemli olan artık acıların sarılması için ne yapabiliriz? Sizlerin bu kazanın yol açtığı acıların dinmesi için bana vereceğiniz bütün insani görevleri yerine getirmeye hazır olduğumu bilmenizi isterim. Saygı ve hürmetle. Sinan Çetin.”

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim