• BIST 83.067
  • Altın 146,530
  • Dolar 3,7912
  • Euro 4,0490
  • İstanbul 5 °C
  • Ankara -2 °C

Sandık mı, Hukuk mu?

Abbas GÜÇLÜ

Yargı, bir anda Türkiye’nin en çok konuşulan konularından birisi haline geldi.
Peki mevcut yasalardan, yeni düzenlemelerden ve olup bitenlerden ne kadar haberdarız?
Güçler ayrılığı ilkesine göre sandık mı önemli yoksa yasalar mı?
Torba yasa ile birlikte her şey çok daha güzel mi olacak yoksa daha da karışacak mı?
İşte bütün bu soruların cevabını, önceki gece Üsküdar Üniversitesi’ndeki Genç Bakış’ta Ceza Hocası, Avukat Prof. Dr. Ersan Şen cevapladı:

Önemli olan ne?

- Bizim çok eleştirilen anayasamız fevkalade iyi hükümleri barındırıyor ama dünyanın en iyi anayasasını getirseniz önemli olan uygulamadır. Bugün uygulamada sorun var. Herkes bir yanı kapma telaşında.

- Türkiye’de güven yok. Çok darbe soruşturmaları yapıldı, bundan sonra bu ülkenin darbe kültürünü terk edeceği söylendi ama çok yakın zamanda yine aynı telaş içerisinde aynı iddialarla karşı karşıya kaldık. Demek ki sadece soruşturma yapmak, insanları takip edip cezalandırmakla ülkenin darbe sorununu çözemiyorsunuz.

- Hukukta doğru olan anayasanın hiç değişmemesidir. 16 defa anayasası değişen bir ülke olmaz.

- Türkiye’de hukuk güvenliği hakkı yok. En önemli sorun bu. Bu ülkede sabah kimin başına ne geleceği belli olmaz. Bu ülke bir genelkurmay başkanını terör örgütü yöneticisi olduğu iddiasıyla hala tutuklu tutup yargılarken o dönem birlikte hükümet ettiği, görev aldığı insanların hiçbirisinin o insanın terör örgütü yöneticisi olduğu gibi bir iddiadan haberi yok.

Şikede son durum?

- Bizim gibi ülkelerde hak arama yolu tükenmez. Olağan kanun yolları vardır, olağanüstü kanun yolları vardır. Şike davasında olağan kanun yolları bitmiştir. Dürüst yargılanma hakkımızı istiyoruz adı altında, yeniden zorunlu yargılama yapılmasını bir kenara koyarsak, şu anda karar infaz edilebilir halde. Bundan sonra bunun durdurulmasının yolu ya, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılan itiraz kabul görecek ve Başsavcılık dosyayı daireye ve Ceza Genel Kurulu’na götürecek, o zaman infaz başlamaz. Ya da Anayasa Mahkemesi’ne yapılan bireysel başvuruda mahkeme tedbiren infazın ertelenmesini yerel mahkemeden isteyecek ve ben burada dürüst yargılama hakkı ile ilgili önemli sorunlar gördüm diyecek. Anayasa Mahkemesi süreci tüketilmeden AİHM’e gidebilmek mümkün değil. Bunun dışında yargılamanın yenilenmesi yolu ‘bir davada hata varsa aynı mahkeme tarafından tekrar görülür’ şeklinde CMUK’da mevcuttur.

- Şike davasının ÖYM’de ne işi var. Bu asla hukuki değil. Ortada cebir, şiddet tehdit yok. Aziz Yıldırım’ın anlatmaya çalıştığı bu.

İnternet yasası?

- İnternette sahtecilik, dolandırıcılık, kişilik haklarına hakaret edilebilir, şantaj yapılabilir. Devlet o alana girer. Devletin girmeyeceği bir alan yok.

- İnternet kanununda yapılan düzenlemede kötü olan takip ve tarassut gelmesidir. Devlet internette yer sağlayıcılara sizin işletiminizde olan sitelere kim girdi, hangi dakikada girdi, ne kadar kaldı? Bu bilgilerin hepsini en az 1, en çok 2 yıl süreyle depolayacaksınız ve ben ne zaman istersem bunları bana vereceksiniz dedi. Bu anayasaya aykırı. Eğer devlet olarak o sitelerin hukuka aykırı yayın yaptığına inanıyorsan o sitelerle meşgul olacaksın. Oraya giren kullanıcılar senin alanına girmez.

- Bu düzenlemede kişilik haklarının ve özel hayatın gizliliğinin korunmasıyla ilgili olarak iyi şeyler de var, bunlar isabetli. Ama aynı düzenlemede Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı mensuplarına yargı dokunulmazlığı geliyor. Sorun bu.

- İnternet denilen alanın mutlaka kuralları olacak. Sahipsiz bırakılamaz. Başkalarının hak ve hürriyetlerini korumak için kurallar koyulmalı ama bu kamu otoritesinin kendisine pay çıkarması anlamında olmamalı.

Yeni yargı paketi?

- Bu paket hangi sebeple kabul edilmiş olursa olsun, 1992’den sonra ceza yargısında bir devrim niteliği taşımaktadır. Bu bir başkaldırıdır. Türkiye’de genel, özel mahkeme ayırımının ortadan kalkması daha önce hiç olmadı. Ümit ederim bu korunur, başka mahkemecikler türemez.

- 22 maddelik düzenlemeden çok iyi hükümler var ama araya sıkıştırılmış kötü hükümler de var. Biraz o tarafa biraz da bize dediğinizde ve gücü sürekli elinde tutma, hep bir karşı taraf algısı ve gücümü kaybedebilirim ve benden hesap sorulabilir korkusu olduğu müddetçe Türkiye’de tartışılır düzenlemeler ortaya çıkıyor.

- ÖYM’ler kalkınca ilk etapta bazı dosyalar ortada kalacak bunları çok hızlı diğer mahkemelere devretmeniz ve tutukluluk durumlarını izlememiz lazım.

Telefon dinlemeleri?

- Bir telefon dinleme kararının olması onun hukuka uygun yapıldığı anlamına gelmez. İkincisi o elde edilen verinin de hukuka aykırı olduğu anlamına gelmez. Ayrıca içeriği suça konu iddia ile ilgili değilse özel hayatla ilgiliyse onlar da uluorta tartışılmamalı. Ama Türkiye’de ipin ucu kaçtığı için, savcılar değişti, soruşturmaların önü kapatılıyor gerekçesiyle herkes hesabını başka yerlerden görüyor.

- Biz herhalde telefon dinlemeyi delil sayan bir ülke olarak tarihe geçeceğiz. Telefon dinlemeden elde edilen konuşmalar asla delil olmaz. Bir telefon konuşmasında istediğiniz kadar herhangi bir suçu işleyeceğinize dair konuşma yapın, sırf bununla suçlanamazsınız. Somut delil elde edilmeli. Ama birçok davada insanlar sırf telefon konuşmalarıyla mahkum oldular. Şike davasının temeli de telefon konuşmalarıdır. Aylarca teknik takip yapılmıştır ama herhangi bir suçüstü yok.

Tutukluluk süresi

- Biz tutukluluk süresinin 5 yıla inmesine sevinir hale geldik. Böyle bir şey olabilir mi?

- Şimdi milletvekilleri tutuklanmadan yargılansın diye bir düzenleme yapılacağı söyleniyor. Ben de buna şiddetle itiraz ediyorum. Vatandaşların yani asillerin tutukluluk sorununu çözmeden vekillere bir imtiyaz sağlanıyor.

- Ergenekon davasının gerekçeli kararı 6 aydır hala yazılamadı. Şimdi bu Özel Yetkili Mahkemelerin tümü kaldırıldıktan sonra o kararı kim yazacak? - Yeni mahkeme yazamaz, dosyadan bihaber. Karar veren hakimler yazmaya devam eder deniyor, edemez. Çok zor bir durum. Nasıl işin içinden çıkacaklarını onlar da kara kara düşünüyorlar.

Özetin özeti: Ersan Hoca’ya göre, yargının güçlü olmadığı bir ülkede yasama ve yürütme de güçlü olamaz!..

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
    Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Scripti: CM Bilişim