• BIST 90.383
  • Altın 144,560
  • Dolar 3,6117
  • Euro 3,9021
  • İstanbul 6 °C
  • Ankara 2 °C

Sandıkta Hileye 30 Ay Hapis! B.E: "Çocuklarımdan Ayrı Kaldım, Başkaları Yanmasın"

Sandıkta Hileye 30 Ay Hapis! B.E: "Çocuklarımdan Ayrı Kaldım, Başkaları Yanmasın"
‘7 Haziran’da seçim hilesi yapılacak’ iddiaları, sandık güvenliğini tekrar gündeme getirdi. Geçen seçimlerde hilesi tespit edilenler ise cezasız kalmadı. Kocaeli’nde 12 Haziran 2011’de iki ayrı sandıkta oy kullanan B.E., 2 yıl 6 ay ceza aldı.

Hapisten yeni çıkan B.E., “Bir oy için tam 8 ay eşimden ve iki çocuğumdan ayrı kaldım. Keşke bu hataya düşmeseydim.” dedi.

7 Haziran’da kritik bir seçime girecek olan Türkiye, özellikle son iki seçimdeki hile iddialarından dolayı diken üstünde. Başta siyasi partiler olmak üzere, her kesim seçime şaibe karıştırılmasından endişe ediyor. Başkasının yerine oy kullanma, mükerrer oy, sahte seçmenler, tutanaklarla oynayarak bir partiden alıp başka bir partiye yazma en çok başvurulan hileler. Ancak sandığa gölge düşürenler, oy çalanlar cezasız kalmadı.

Kocaeli’nin Gebze ilçesinde oturan motor ustası B.E, 12 Haziran 2011 seçimlerinde iki ayrı Sandıkta oy kullandığı için 2 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırıldı. İyi hal indiriminden yararlandı, 8 ay cezaevinde kaldı. Denetimli Serbestlik Yasası kapsamında hapisten çıkan B.E, “Bir oy için tam 8 ay boyunca eşimden ve iki çocuğumdan ayrı kaldım. Kafamı her yastığa koyduğumda ‘Keşke bu hataya düşmeseydim’ dedim. Neyse ki cezanın hepsini cezaevinde geçirmedim. Tek tesellim bu.” dedi. 12 Eylül 2010 referandumunda, Sinop’un Boyabat ilçesinde de 32 kişinin yerine oy kullanan sandık başkanı ve üyelerine 10 yıl hapis cezası verilmişti.

Seçimlerde hile yapan seçmenler ve kilit konumdaki sandık başkanları için önemli yargı kararları bulunuyor. İşte onlardan bazıları:

32 kişinin yerine oy kullanan sandık başkanına 10 yıl hapis

12 Eylül 2010 anayasa referandumunda, Sinop’un Boyabat ilçesinin Tırnalı köyünde 32 kişinin yerine oy kullanan sandık başkanı ve üyelerine 10 yıl hapis cezası verildi. Köyde kurulan sandıkta görevli sandık başkanı ve üyelerinin, oy kullanmayan 32 kişinin yerine oy kullandıkları tespit edildi. Seçmen listesini de kendileri imzalayan başkan ve üyelerin, bir başka sandık kurulu üyesi yerine de sahte imza attıkları belirlendi. Olayın tespit edilmesi üzerine söz konusu şahıslar hakkında dava açıldı. Yapılan yargılama sonucunda şahıslar 10’ar yıl hapis cezasına çarptırıldı. Sanıklar tarafından temyiz edilen karar, Yargıtay’ın en üst kurulu olan Ceza Genel Kurulu tarafından da 4 Mart 2014 tarihinde 2014/298 esas-2014/106 sayılı kararı ile onaylanarak kesinleşti. Böylece seçimde hile yapan ilgili kamu görevlileri hem 10 yıl hapis aldı hem de memuriyetten atıldı.

Mükerrer oy kullandı, cezaevinde 8 ay hapis yattı

Kocaeli’nin Gebze ilçesinde yaşayan motor ustası B.E., 12 Haziran 2011 seçimlerinde iki ayrı sandıkta mükerrer oy kullandığı için 2 yıl 6 ay hapis cezası aldı. Yerel mahkemenin kararını Yargıtay da onayınca ceza infaz edildi. Böylece B.E., aldığı 30 ay hapis cezasının iyi halden 8 ayını cezaevinde geçirdi. Cezasının kalan kısmı ise Denetimli Serbestlik Yasası kapsamında infaz edilmedi. Geçtiğimiz günlerde hapisten çıkan B.E., yaptığının yanlış olduğunu, kimsenin böyle bir şeye tevessül etmemesi gerektiğini belirterek “Artık bundan sonra hiçbir partiye oy vermeyeceğim. Babam bile aday olsa benden oy yok. Bir oy için tam 8 ay boyunca eşimden ve iki çocuğumdan ayrı kaldım. Kafamı her yastığa koyduğumda ‘Keşke bu hataya düşmeseydim’ dedim. Neyse ki cezanın hepsini cezaevinde geçirmedim. Tek tesellim bu. Herkesin bir oy hakkı var. Onu kullansın. Başkaları da aynı hatayı yapmasın.” ifadelerini kullanıyor.

Kendisinin mükerrer oy kullanmasında YSK’nın da hatası olduğunu belirten B.E., hapis yatmasına neden olan süreçle ilgili şunları kaydetti: “Seçim günü sandık görevlisiydim. Ama işim olduğu için sabah erkenden kendi oy kullanacağım sandığa giderek oyumu kullanıp imzamı attım. Dışarı çıktığımda seçmen kâğıdıma mühür vurmadıklarını fark ettim. Normalde kâğıdı yırtıp atacaktım. Oradaki görevli birisi görevli olduğum sandıkta da oy kullanabileceğimi söyledi. Daha sonra görevli olduğum sandığa gittim. İşim olduğu için oyumu kullanıp gideceğimi, sandıkta duramayacağımı belirttim. O sandık listesinde de ismim olduğu için ikinci kez oy kullanarak yine ikinci kez imza attım. Seçimlerden yaklaşık 2 yıl sonra savcılıktan ifadeye çağırdılar. Mükerrer oy kullandığım tespit edilmiş. Daha sonra mahkeme karşısına çıktık. Toplam 2 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Yargıtay’a temyiz ettik. Yargıtay da cezayı onayınca kendimizi cezaevinde bulduk. Burada şunu da belirtmek istiyorum. Tabii ki ben yanlış yaptım. Ama iki sandıkta da ismim olduğu için burada YSK da buna önayak olmuş oldu.”

KAĞITHANE’DEKİ OY HIRSIZLIĞI AĞIR CEZALIK OLDU

Seçim hilelerinin en çarpıcı örneği 30 Mart 2014 yerel seçimlerinde İstanbul Kağıthane’de yaşandı. Toplam 36 sandıkta AKP lehine oyların değiştirildiği tespit edildi. CHP konunun soruşturulması için savcılığa başvurdu. Açılan soruşturmada 7 sandık için takipsizlik kararı verilirken 29 sandıkla ilgili dava açıldı. Davalarda 14’ü Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Sandıkta hile yapma niyetinde olanların bir kez daha düşünmesi gerektiğini belirten eski CHP Kağıthane İlçe Başkanı Zeynel Öztürk, vatandaşı sandığa sahip çıkmaya davet ediyor. 1 oy bile alsa her parti görevlisinin mutlaka ıslak imzalı sandık sonuç tutanağını alması gerektiğini vurgulayan Öztürk, “Bütün partiler 7 Haziran seçim akşamı 1’er oy da alsalar, sandıkların başında ıslak imzalı örneklerini alsınlar. Sadece kendi oylarını değil. Bütün partilerin oylarını kontrol etsinler. Seçim gecesi hepsi birlikte omuzdaş olsunlar. Kimin ne kadar oy aldığı önemli değil. A, B, C partileri çalınıyor, iktidara yazılıyor. Hepimiz orada kimin oyu çalınıyor müdahale etmeliyiz. Bir oy olsa bile ıslak imza tutanaklarını almalıyız. Hiçbir parti kenara çekilmemeli. Çünkü bu davalar demokrasinin kılıcı oldu.” dedi.

USULSÜZLÜK KOZMİK ODA’DA BAŞLIYOR

Avukat Öztürk, duruşmalarda bazı sandık başkanlarının, tahrifatı ilçe seçim kurulunda yaptığını itiraf ettiğini belirtiyor. Öztürk, bu konuda şu görüşü dile getiriyor: “Zaten bu usulsüzlükler, o ‘kozmik oda’ dediğimiz odaya giriş süreci içerisinde başlıyor. Seçim kurulunun yetkilileri bize şimdi o günün toplam görevliler listesini verdi. Yaklaşık 29 tane görevli olduğunu söyledi. Burada kilit tanık ilçe seçim kurulu müdürü. Kendisi gelecek anlatacak mahkemede. Çünkü o odalara, bilgisayar odasına girmesi için bu görevlilere şifre veriliyor, o görevlilerin dışında kimsenin oraya girme şansı yok. Sandık başkanlarının birçoğu, evraklarını teslim ettikten sonra tahrifatların yapıldığını söylüyorlar. Biz talep ediyoruz ama bu 29 görevlinin tek tek yazı ve imza örnekleri alınarak bütün bu tahrifat yapılmış evraklar üzerinde yeniden bilirkişi incelemesi yapılması gerekiyor. Kriminale gönderilmesi, bu yazıların hangisinin el ürünü olduğunun ortaya çıkarılması lazım.”

SANDIK BAŞKANLARI PİŞMAN

Öztürk, şüpheli sandık görevlisinin birçoğuyla görüştüğünü belirterek “Tabii onların da psikolojik olarak kendilerinin yapmadığına inandıkları veya söyledikleri olaylarla ilgili kamuoyunda, seçmen iradesini çalmış insan konumundalar. Birçoğu eğitmen. Öyle ki, yüzde 90’ı teslim ettikten sonra içeride yapıldığını, kendilerinin teslim ettikleri tutanakların bunlar olmadığını, tahrifatsız teslim ettiklerini, söylüyorlar. Pişmanlık duyanlar var. Yarın bir gün cezalar aldıklarında ömür boyu onun sicilinde kalacak.” diyor.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim