• BIST 108.615
  • Altın 145,221
  • Dolar 3,4955
  • Euro 4,1321
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 19 °C

Savcı: İmzanın Bana Ait Olup Olmadığını Bilmiyorum

Savcı: İmzanın Bana Ait Olup Olmadığını Bilmiyorum
Cumhuriyet Gazetesi'ne yönelik operasyonu yürüten savcı Murat İnam, Selam-Tevhid Soruşturması kapsamındaki teknik takip kararındaki imzanın kendisine ait olup olmadığını bilmediğini iddia etti.

"Selam Tevhid kumpas" davasında FETÖ/PDY üyesi olmak ve yasadışı telefon dinleme kararına imza atmakla suçlanan ve Cumhuriyet Gazetesi'ne yönelik operasyonu yürüten İstanbul Cumhuriyet Savcısı Murat İnam, ilk kez katıldığı duruşmada savunma yaptı.

Cumhuriyet'in haberine göre, suçlandığı teknik takip kararındaki imzanın kendisine ait olup olmadığını bilmediğini iddia eden İnam, kız kardeşinin FETÖ bağlantılı dershanede öğretmenlik yapmasına ise "bilmiyorum" karşılığını verdi.

İstanbul'da Selam Tevhid soruşturmasında aralarında siyasetçi, kamu görevlisi, işadamı ve gazetecilerin bulunduğu binlere kişi hakkında usulsüz telefon dinleme kararına imza attıkları gerekçesiyle 54 hâkim ve savcı, Yargıtay 16. Ceza Davası'nda yargılanıyordu. Davanın 4. duruşması, sanık sayısının fazlalığı, Yargıtay'daki salonların yetersizliği nedeniyle Sincan Cezaevi yerleşkesindeki duruşma salonunda yapıldı. Duruşmaya, tutuklu sanıklar ile avukatları ve çok sayıda müşteki katıldı. Davanın firari sanıklarından 28 Ocak 2016'da Yalova'da yakalanan Şike ve Odatv davalarının eski hâkimi Mehmet Ekinci ile davanın tutuksuz sanıklarından Cumhuriyet Gazetesi yazar ve yöneticilerine yönelik soruşturmayı yürüten Savcı Murat İnam ve emekli Savcı Mustafa Çavuşoğlu katıldı.

'Benziyor ama...'

Duruşmada savunma yapan İnam, hakkındaki suçlamaları reddederek savunmasını yazılı olarak mahkemeye sundu. İnam, Başkan Mehmet Öztunç'un sorularını da yanıtladı. Suçlamalara konu teknik takip ve izlemeyle ilgili ilk kararı havale ettiğinin belirtilmesi üzerine İnam, "Nöbetçi Cumhuriyet Savcısı iken, görevli savcının yerinde olmaması nedeniyle havale evrakı bana imzalattırılmış. İmza benim imzama benzemekle birlikte sürekli attığım bir imza değil. Bilirkişi incelemesiyle netlik kazanmasını istiyorum" dedi.

Kardeşini bilemedi

Kız kardeşinin FETÖ/PDY terör örgütüyle bağlantılı olduğu ileri sürülen bir dershanede görev yaptığı iddiası sorulan İnam, "Bilmiyorum, 2014 Şubat ayından önce bazı dershanelerde öğretmen olarak görev yaptığını biliyorum" diye konuştu. Yurtdışı bağlantılı telefon görüşmelerine ilişkin sorular üzerine de iddiaların gerçeği yansıtmadığını savunan İnam, numaraların tekrar incelenmesini talep etti. İnam, görüştüğü iddia edilen FETÖ şüphelisi Hüseyin Avcı'nın Gümrük Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkan Yardımcısı olduğunu, Kaan Özkubat'ın ise Çağlayan Adliyesi Sosyal İşler Müdürlüğü görevini yürüttüğünü anlattı. Terör örgütü üyeliğinden hakkında soruşturma yürütülen Özkubat'a ilişkin takipsizlik kararı verildiğini bildiren İnam, yaptığı iddia edilen diğer telefon görüşmelerinin kendisine ait olmadığını, konuştuğu kişilerin başkalarıyla yaptığı görüşmelerin iddianameye suç unsuru olarak konulduğunu savundu.

'Olabilir, olmayabilir'

Savunmasının ardından İnam'a, 2013 yılında izleme talepli yazıya attığı imza gösterildi. İnam, "Benim imzama benziyor ama olmayabilir" diyerek beraatını ve duruşmalardan vareste tutulmasını istedi. İnam, bir başka soru üzerine, görev yaptığı dönemde bir savcıya günde 50-150 arası dinleme ve izleme takip evrakı geldiğini tahmin ettiğini dile getirdi.

Başbuğ'u tutuklayan hakime tepki

Savcı Murat İnam'ın ardından önceki duruşmada hazırlanamadığı gerekçesiyle savunma yapmayan sanık Vedat Dalda, söz istedi. Kamuoyunda eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'u tutuklayan hâkim olarak bilinen Dalda, 16 dinleme kararı verdiğini, ardından hakkında soruşturma açıldığını, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında tutuklandığını söyledi. Hain darbe girişiminin ardından dört gün meydanlarda darbeye karşı durduğunu iddia eden Dalda, böyle bir örgütle ilişkilendirildiği için hicap duyduğunu öne sürdü. Önüne gelen dinleme talep yazılarına bakarak, vicdani kanaatine göre ve yasalara uygun şekilde karar verdiğini savunan Dalda, Selam Tevhid örgütünün Yargıtay tarafından terör örgütü olduğunun kabul edildiğini, dinleme kararı verdiği 16 kişi arasında politikacıların, siyasilerin bulunmadığını kaydetti. Dalda'nın savunmasının uzaması üzerine salonda bulunan müştekiler, "Hikâye anlatıyor, yalan söylüyor, daha ne kadar dinleyeceğiz" diyerek tepki gösterdi. Bunun üzerine Başkan Öztunç, müştekileri savunmaya müdahale etmemeleri konusunda uyardı. Tutuksuz sanık Mustafa Çavuşoğlu da Selam Tevhid soruşturmasında tek bir dinleme kararına imza attığını, bu kişinin politikacı veya kamuoyunda tanınan birisi olmadığını ileri sürdü.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim