• BIST 106.991
  • Altın 151,481
  • Dolar 3,6762
  • Euro 4,3196
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 8 °C

Seçme ve Seçilme Hakkı İle Diğer Siyasi Haklar Konusunda AYM Kararı

Seçme ve Seçilme Hakkı İle Diğer Siyasi Haklar Konusunda AYM Kararı
Seçme ve seçilme hakkı ile diğer siyasi haklar konusundaki Anayasa Mahkemesi kararı

Ömer Faruk Eminağaoğlu

1926 tarihli 765 sayılı Türk Ceza Yasası’nda, sürekli ve geçici olarak kamu hizmetlerinden yasaklılık cezası düzenlenmiştir. Cürümlere özgü bu cezanın kapsamı anılan Yasa’nın 20 nci maddesinde gösterilmiş olup, seçme ve seçilme ile ilgili bir kısım konulara da bu kapsamda yer verilmiştir.  Bu cezaya hangi hallerde geçici hangi hallerde de sürekli olarak hükmedileceği de yine aynı Yasa’nın 31 inci maddesinde yer verilmiştir. 

Bu Yasa’nın kabul edildiği dönemde yürürlükte olan 1924 Anayasasında açıkça siyasi haklar kategorisi altında bir düzenleme yer almamış ise de, dilekçe ve vatandaşlık hakkı Anayasa’da yer almıştır.  1961 Anayasası’nda 54 ila 62 nci maddeler arasında düzenlenen siyasi haklar kategorisinde Türk Vatandaşlığı ve dilekçe hakkı gibi haklara yer verilmiştir. 

2004 tarihli 5237 sayılı TCY’nin 53/1-2-4 üncü maddelerinde, 765 sayılı Yasanın 20, 31 nci maddelerine farklı biçimde yer verilmiştir. , 

Bu temel yasa düzenlenirken, insan haklarında öne çıkan ve yaşanan gelişmeler hiçbir biçimde gözetilmemiştir.

Cumhuriyet döneminden kalan önceki yasayı yürürlükten kaldırma aceleciliği sergilenince, bu süreçte Anayasa hukukunda, insan haklarında, siyasi haklarda yaşanan ve ortaya çıkan hiçbir gelişme dikkate alınıp maddeye yansıtılmamış, yapılan sadece önceki yasanın dilinin daha anlaşılır kılınması olmuş, hukuksal bir irade ve yorum getirilmemiştir. Bu durum bir çok aykırılıkların sürmesine, yaşanmasına ve yaratılmasına neden olmuştur.

Çankırı 1 inci Asliye Ceza Mahkemesi yargıcı olarak görev yaparken, 2014 yılı sonlarında TCY’nın 53/1-2-4 ncü maddelerindeki hükümlerin iptali için , bakılmakta olan davada Anayasa Mahkemesine başvuru yapılmıştır.

Anayasa Mahkemesi’nin, 8 Ekim 2015 tarihli kararı, 24 Kasım 2014 tarihli resmi gazetede yayımlanmış, böylece karar 7 Haziran ve 1 Kasım seçimleri sonrasına sarkmıştır. 

•    1982 Anayasası’nda; Türk Vatandaşlığı, dilekçe hakkı, bilgi edinme hakkı gibi konular, 66 ila 74 üncü maddeler arasındaki siyasi haklar kapsamında yer almaktadır. 

5237 sayılı TCY’nın 53/1-b maddesindeki düzenleme nedeniyle, kasıtlı bir suç nedeniyle hapis cezası alanlar (ki hapis cezasının asgari haddi TCY md 49/1 uyarınca 1 ay olup, asıl ceza ise TCY 50/5 maddesi uyarınca sonuç cezadır), TCY’nin 53/2 nci maddesi uyarınca bu cezanın infazı bitene kadar, “diğer siyasi haklar” kapsamındaki, dilekçe, bilgi edinme, Türk vatandaşlığı hakkından yoksun kalmaktadır. 

Dünyada örneği yok!: Cezaları kesinleşen hükümlüler, cezaevlerine alınan hükümlüler, cezaevlerinden koşullu salıverilen hükümlüler, bu konudaki infazları bitene kadar, Türk Vatandaşlık haklarından, dilekçe haklarından, bilgi edinme haklarından yoksun! 

Cezaevlerine hükümlü olarak konulanlar, en çok gereksinim duydukları, dilekçe hakkı, bilgi edinme hakkı gibi haklardan yoksun kalmakta, hatta cezaevlerine hükümlü olarak konulanlar Türk Vatandaşlığı hakkından bile yoksun bırakılmaktadır.  Bu durum koşullu salıverme sonrası infaz bitene kadar sürmektedir. Akli, mantıki, dolayısıyla, hukuksal bir açıklaması olmayan bu kural, Anayasa Mahkemesince iptal edilmiştir.

Gerek önceki TCY döneminde, gerekse yeni haliyle yaklaşık 10 yıldır yürürlükte olan TCY dönemindeki bu kural, Yargıtay denetiminden geçen yüzbinlerce dosyaya rağmen, bugüne kadar Anayasa Mahkemesine taşınmamış ve bu aykırılığa seyirci kalınmıştır.

AKP; bir reform söylemiyle yola çıkmasına rağmen, aykırılıkları pekiştirerek sürdürmüştür. Yargıtay değişen yapısıyla, aykırılıkları ortadan kaldıran değil, sürdüren bir kimliğe bürününce yıllardır incelenen ve onanan yüzbinlerce kasıtlı suçlara ilişkin dosyalarda da, aynı bu duruma seyirci kalınmıştır. Bu iptal kararı ile bir dönem kapanmıştır.

Yargıtay’ın önündeki dosyalarda, kasıtlı suçlardan onama kararı koşulları oluşmuş mahkümiyet kararlarında, bu iptal kararı karşısında artık onama kararı veremeyecek, genel hüküm niteliğindeki düzenlemenin iptali karşısında, eldeki dosyalar bitene kadar da hepsinde düzelterek onama kararı verilebilecektir. Bu nedenle, eldeki dosyalarda (24 Kasım 2015 tarihi öncesi verilmiş olan kasıtlı suçlara ilişkin mahkümiyet kararlarında) onama kararı verilmesi süreci şimdilik sona ermiştir.

•    1982 Anayasası’nın 67 nci maddesinde, cezaevinde bulunan hükümlülerin oy kullanamayacakları ifade edilmiştir.

5237 sayılı TCY’nın 53 ncü maddesindeki düzenleme nedeniyle, kasıtlı bir suç nedeniyle hapis cezası alanlar (ki hapis cezasının asgari haddi TCY md 49/1 uyarınca 1 ay olup, asıl ceza ise TCY 50/5 maddesi uyarınca sonuç cezadır), TCY’nin 53/2 nci maddesi uyarınca bu cezanın infazı bitene kadar, oy hakkından yoksun kalmaktadırlar. 

Oysa Anayasa’da sadece cezaevinde bulunan hükümlülerin oy hakkından yoksun oldukları belirtilmesine rağmen, cezaevinden koşullu salıverilip infazları bitene kadar ki sürede de, Anayasa’ya aykırı biçimde, oy hakkından yoksunluk öngörülmüştür. Bu Anayasa’ya aykırı kuralı, Anayasa Mahkemesi iptal etmiştir. 

Yüksek Seçim Kurulu, 03 Eylül 2015 tarih ve 1593 sayılı olarak aldığı kararla bu aykırı yasa hükmünü değil, Anayasa’yı gözettiğini belirtmiş, bu nedenle oy hakkı konusunda, Anayasa’ya aykırı bir durum yaşanmamıştır. 

•    1982 Anayasası’nın 76 ncı maddesinde, bir yıl veya daha fazla hapis cezası alanların, ya da hırsızlık, sahtecilik gibi suçlardan cezası ne olursa olsun mahküm olanların milletvekili seçilemeyecekleri ifade edilmiştir.

5237 sayılı TCY’nın 53 üncü maddesindeki düzenleme nedeniyle, kasıtlı bir suç nedeniyle hapis cezası alanlar (ki hapis cezasının asgari haddi TCY md 49/1 uyarınca 1 ay olup, asıl ceza ise TCY 50/5 maddesi uyarınca sonuç cezadır), ceza süresine bakılmaksızın, cezalarının infazı bitene kadar, seçilme hakkından yoksun bırakılmıştır.

Bu düzenleme yoluyla, 1 ay ile 1 yıl arasındaki hapis cezaları da infazları bitene kadar Anayasa’ya aykırı biçimde, seçilme engeli kapsamına sokulmuştur.

Yüksek Seçim Kurulu, 31 Ağustos 2015 tarih ve 1573 sayılı kararında, bu kapsamda kalan kişilerin de, cezalarının infazı bitene kadar, seçilme engeli içinde olduğunu belirtmiştir. Yüksek Seçim Kurulu, kişiler aleyhine yasa ile getirilen bu aykırı düzenlemeyi uygulamıştır.   Bu durum seçimlerde hak yoksunlukları yaratmıştır.

Anayasa Mahkemesi, kişiler aleyhine düzenleme getiren bu hükmü iptal ederek, Anayasa ile yasa arasındaki aykırılığı ortadan kaldırmıştır. Böylece Anayasa’daki seçilme engeli konusunda öngörülen 1 yıllık hapis cezası süresinin yasa ile 1 ay’a kadar indirilmesine yönelik hüküm kaldırılmıştır.

•    1982 Anayasası’nın 76 ncı maddesinde, seçilme engeli düzenlenirken, cezanın ertelenmiş olup olmaması konu edilmemiştir. TCY’nın 51 nci maddesinde sadece hapis cezalarının ertelenebileceği düzenlenmiştir.

Anayasa’nın 76 ncı maddesindeki düzenleme karşısında, TCY’nin 53/4 ncü maddesinde hükmedilen hırsızlık gibi suçlar ile diğer suçlara ilişkin kısa süreli hapis cezasının yani bir yıl ve altındaki hapis cezalarının ertelenmesi durumunda seçilme engeli olmayacağı ifade edilmiştir ki, Anayasa koyucunun iradesini aşan, cezanın ertelenmesi durumunda seçilme yeterliliği öngören bu hüküm de iptal edilmiştir.

Yüksek Seçim Kurulu ise kararlarında, kişilerin lehinde durum yaratan, aykırı bu yasa hükmünü esas almıştır. Bu durum seçimlerde Anayasa’ya aykırılık boyutunun görmezden gelinmesine neden olmuştur.

  • Yorumlar 1
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Diğer Haberler
    Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
    Haber Scripti: CM Bilişim