• BIST 97.930
  • Altın 144,040
  • Dolar 3,5642
  • Euro 3,9945
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 22 °C

Şehirler Nasıl Bu Hale Geldi?

Şehirler Nasıl Bu Hale Geldi?
Çözüm sürecinin işaretini, dönemin başbakanı Tayyip Erdoğan 2005'teki Diyarbakır konuşmasıyla vermişti.

2009'da Oslo'da Türkiye ile PKK arasında başlatılan görüşmeler, 16 Temmuz 2014'te yasal statü kazandı. 23 Mart 2013'te PKK ateşkes ilan etti. 24 Haziran 2013'te ise PKK'lı Murat Karayılan süreç sonunda Öcalan'ın serbest kalacağını öne sürdü. Duran Kalkan da süreç ilerlerse örgütün asayiş birimlerinin de, polisinin de, savunma kuvvetlerinin de olacağını ifade etti.

AKP lideri Tayyip Erdoğan, 10 Ağustos 2014 seçimleriyle cumhurbaşkanı seçildi. 7 Haziran 2015 seçimlerinde ise başkanlık sistemine geçilmesi yönündeki amacını açıkça dile getirdi. Ancak HDP'nin yüzde 13 oyla Meclis'e girmesi bu planı altüst etti. ‘Türkiye'de Kürt sorunu yoktur' açıklaması yapan Erdoğan, Çözüm sürecinin buzdolabına kaldırıldığını açıkladı. Erdoğan ve AKP yönetimi milliyetçi bir dile kayarken, PKK'ya yönelik askeri operasyonlar yeniden başladı.

KENTLERE BOMBA YIĞMALARINA GÖZ YUMULDU

7 Haziran genel seçimlerinden sonra patlak veren olaylar, sokağa çıkma yasakları, şehirlere giriş çıkışların kapatılması, yollara kazılan hendekler, çatışmalar ve ölümler 90'ların OHAL dönemini adeta yeniden hortlattı. PKK'nın çatışmasızlık ortamında militan sayısını artırdığı, KCK sistemi altında şehirlerdeki yapılanmasını etkin bir seviyeye ulaştırdığı, mahalle ve sokaklara silah-cephane yığdığı ve güvenlik güçlerinin buna engel olmadığı acı bir şekilde ortaya çıktı.

Aslında herkesin kafasında aynı sorular var. Özerklik veya öz yönetimle ne amaçlanıyor? Bu süreç, bir kopuşa yol açar mı? Özerklik veya öz yönetim talebi Oslo görüşmelerinden beri masada. İmralı'da 200 sayfalık bir çözüm planı hazırlayarak hükümete sunan Öcalan, şu öneride bulunmuştu: “Türkiye eyaletlere dönüşmeli. Bu, yerel yönetimlerin güçlendirilmesini esas alan bir sistem olmalı. Kürtler yerelde kendi asayişini sağlamalı. Yerel mahkemeler kurulmalı. Gerilla siyasi sürece dâhil edilmeli.” (18 Ağustos 2009–Sabah Gazetesi)

ŞEHİRLERİ SİLAHLI MİLİSLERLE DOLDURDULAR

PKK, çerçevesi Abdullah Öcalan tarafından çizilen ‘öz yönetim' modelini fiili olarak uygulama çalışıyor. Bölgede hakimiyetin kendisinde olduğunu göstermeyi amaçlıyor. Özerklik ilan edilen yerleşim birimlerinde ‘öz savunma' adı altında silahlı milis grupların oluştuğu artık sır değil. İl, ilçe, semt ve mahallelerde güvenlik güçleri ile PKK'nın gençlik yapılanması YDG-H arasında sokak savaşları yaşanıyor.

Bunlar kadar önemli bir konu daha var. O da Rojava… PYD ve YPG, Türkiye sınırındaki birçok noktayı kontrolü altına aldı. Suriye'nin kuzeyinde Kobani, Afrin ve Cizire kantonları ilan edildi. IŞİD yenilip Cizire ve Kobani kantonları arasında bağlantı kurulunca Kürt güçleri üçüncü kanton olan Afrin'e doğru ilerlemeye yöneldi. Bunun için de aradaki Cerablus'un alınması gerekiyordu. Bu hedefin gerçekleşmesi halinde Suriye'nin kuzeyi tamamıyla Kürt bölgesine dönüşecek. Türkiye, bu durumu ‘kırmızı çizgi' olarak nitelendiriyor. Cerablus'un düşmemesi için elinden gelen her şeyi yapacağını göstermeye çalışıyor. YPG güçlerinin Fırat'ın batısına geçmesine izin vermeyeceğini resmen açıkladı ve YPG hedeflerini birkaç kez vurdu.

DOĞU İLE BATININ AİDİYET BAĞLARI ZAYIFLIYOR

Rojava'daki kazanımların tehlikeye düşmesi ihtimali, Kürtleri rahatsız ediyor. PYD ve dolayısıyla PKK, alternatif arayışlara giriyor. Kandil'in bulduğu çözümlerden biri, Türkiye'nin içinde savaşı tırmandırmak. Kandil'in yaklaşımı, “Sen Rojava'yı tehdit edersen ben de içeride sana kan kustururum” şeklinde özetlenebilir. Özyönetim ilanlarının, Rojava'daki gelişmeleri takiben, Duran Kalkan'ın 27 Temmuz'da yaptığı açıklamayla başladığını hatırlamakta fayda var. Bölgede kiminle konuşsanız her şeyin kötüye gittiğini anlatır size. Umutlar gittikçe azalıyor. Türkiye'nin doğusuyla batısı arasındaki aidiyet bağları hızla zayıflıyor. Türkiye'yi bir bütün olarak ileriye götürmenin yolu ölümde değil yaşatmakta… Aksi vahim...

KAYNAK: AZİZ İSTEGÜN / ZAMAN

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim