• BIST 97.533
  • Altın 145,781
  • Dolar 3,5801
  • Euro 4,0019
  • İstanbul 22 °C
  • Ankara 13 °C

Sigortacının, ‘Doktora Avukat Dayatması’ TBMM'de

Sigortacının, ‘Doktora Avukat Dayatması’ TBMM'de
CHP Ankara Milletvekili Dr. Murat Emir, hekimlere, “tıbbi kötü uygulama davaları”nda, sigortacının göstereceği avukata vekâletname vermelerini zorunlu kılan düzenlemeyi Meclis gündemine taşıdı.

CHP’li Emir, doktora, avukat dayatmasının adaletin tesis edilmesinin önüne geçeceğini belirterek, “Sigortacının gösterdiği avukat, doğal olarak sigorta şirketinin çıkarlarını önde tutacaktır. Doktorun haklarını değil sigorta şirketinin çıkarlarını savunan avukatla adalet yerini bulamaz” dedi.

Kendisi de doktor olan CHP’li vekil Murat Emir, Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek’in yanıtlaması istemiyle verdiği soru önergesinde, ‘Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasında Kurum Katkısına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Tebliğ’de değişiklik içeren düzenlemenin 16.04.2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdiğini anımsattı. Söz konusu değişiklikle; hekimlere, yaptıkları işlerden dolayı “dava açılması halinde (idari davalar dâhil), sigortalının ihbarı ile sigortacı takip ve idare etmek üzere davaya her aşamada dâhil olur. Sigortalı, sigortacının göstereceği avukata gereken vekâletnameyi vermek zorundadır” ibaresinin eklendiğini belirterek, bu değişikliğin amacını sordu. Düzenlemeyle hekimlerin, “tıbbi kötü uygulama” davalarında kendilerini savunacak avukatı seçmesinin engellendiğini kaydeden CHP’li Emir, bu durumun sözleşme serbestisi ilkesine aykırılık taşıyıp taşımadığı sordu.

CHP’li Emir: Doktorun hakları değil sigorta şirketinin çıkarları ön planda olur

CHP’li Emir, verdiği soru önergesine ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Düzenleme iki yönden sakıncalıdır; birincisi, davalı istediği avukatı seçme özgürlüğünden yoksun bırakılıyor. Daha önemlisi olan ikinci sorun ise davalı doktoru savunacak avukatın, sigorta şirketiyle maddi ilişkide olmasıdır. Bu durumda da avukat doktoru değil maaş aldığı sigorta şirketinin çıkarlarını savunacaktır ve yapılan ‘hata’nın sigorta kapsamı dışında olduğu teziyle bedelin doktora ödetilmesi söz konusu olacaktır. Doktorun hakları değil sigorta şirketinin çıkarları ön planda olur ve böyle bir savunma şeklinde avukatın, adaletin yerini bulmasındaki misyonunu yitirmesi, davalının haklarını savunması engellenmiş olacaktır” dedi.

Kaynak: Haber Kaynağı
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
    UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
    Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
    Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
Tüm Hakları Saklıdır © 2013 Baro Türk - Türk Hukuk Merkezi | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.
Haber Scripti: CM Bilişim